Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Genç Murat'ın Aşkı
Tevfik Fikret
Ebu İshakzâde Mehmed Esad Efendi
II. Mahmut ve Islahatları
Alçı İşleri
Kütahya Hıdırlık Mescidi - Camisi
Askerî Teşilâtın Başlangıcı
Osmanlı Sadrazamları
Osmanlı Para ve Finansman sisteminin esasları nedir?
Osmanlı Hukukunun Mahiyeti Ve Kaynakları

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Âşık Ömer

Sayfadaki Başlıklar


Hayatı
Şiirleri

Hayatı

Halk edebiyatımızın çok ilginç, ünü çok yaygın ama yaşamıyla ilgili bilgi az olan bir sanatçısıdır. Âşık Ömer. Yaklaşık 1500 şiir bıraktığı söyleniyor. Üretken bir ozan olduğu bıraktığı şiirlerin sayısından da ortaya çıkıyor. Ayrıca şiirlerindeki içtenliği; tutkunluklarını, acılarını dile getirişi de ününü arttırıcı öğeler arasında sayılabilir.

Bir şiirine bakarak Aşık Ömer'in Konya'nın Gözleve köyünde doğduğunu, yaşadığı dö¬nemde önemli bir bilim merkezi olan Konya'da yetiştiğini kesinlikle söyleyenler varsa da, kimi incelemeciler de, şiirlerindeki deyişlerinden yola çıkarak "Konyalı mı, Aydınlı mı, Kırımlı mı, Gözleveti mi" olduğu konusunda ileri sürülen görüşlerin, ancak bir "yakıştırma" olabileceğini ileri sürüyorlar.

Arapça, Farsça, bildiği, bu dillerde yazılmış yapıtları okuduğu anlaşılıyor. Bu yüzden Âşık Ömer hem aruz, hem hece ölçülerini kullanmıştır. Ancak, giderek halk dilinden uzaklaşan, karışık, yabancı sözcüklerin çoğaldığı, divan unsurlarının yoğunlaştığı bir dil kullanıldığı görülüyor.Bunun, halk şiir geleneğinden uzaklaşma olduğu söylenebilir.

Kimi incelemecilere göre Aşık Ömer, bir kentli âşıktır. Bu yargıya varılmasında, özellikle şiirlerinde kullandığı dilin, yaptığı benzetmelerin, dahası Karacaoğlan'ı küçümser bir tutum içinde "Biz şair saymayız öyle ozanı" demesinin de, neden olduğu düşünülebilir.

Aşık Ömer'in uzun bir yaşamı olduğu, çok gezdiği, gezdiği yerlerde saygınlık kazandığı, ün yaptığı, ilgi çektiği anlaşılıyor.

Aşık Ömer'in hem kendi dönemindeki, hem kendisinden sonra gelen, âşıkları etkilediği, âşıkların giderek Âşık Ömer'in diline yaklaşan karmaşık sayılabilecek, arınmışlıktan ırak bir dili yeğledikleri dikkati çekiyor.

Şiirleri

Dedim dilber yanakların kızarmış

Dedim dilber yanakların kızarmış
Dedi çiçek taktık gül yarasıdır
Dedim tane tane olmuş benlerin
Dedi zülfüm değdi tel yarasıdır

Dedim dilber sana yazıldı kanım
Dedi niçin dersin benim sultanım
Dedim kimler sarmış ince miyânın
Dedi kendin sardın kol yarasıdır

Dedim bu Ömer'in aklını aldın
Dedi sevdiğine pişman mı oldun
Dedim dilber niçin sararıp soldun
Dedi hep çektiğim dil yarasıdır


Kurulalı neler çekmiş yalan dünyaya sorsana

Kurulalı neler çekmiş
Yalan dünyaya sorsana
Nice bin türlü kan etmiş
Akan deryaya sorsana

Bilinmez ne acep haldır
Gönül sarhoş bir misaldir
Âşıklık ne müşkül haldir
Çeken şeydâya sorsana

Bu derdin çaresin bitmem
Akar çeşmim yaşın silmem
Olaydın yâr ile bir dem
Çekip tenhaya sorsana

Kelâmı naz ile söyler
Garip gönlüm alıp n'eyler
Niçin cevr ü cefa eyler
Melek simaya sorsana

Cihanda bulmadım bir yâr
Rûz u şeb ederim efkâr
Der ki Ömer cümlemiz var
Eden Mevlâ'ya sorsana


Salınıp seyran yerine çıkan dilber kiminsin sen

Salınıp seyran yerine
Çıkan dilber kiminsin sen
Siyah zülfün mân yüzüne
Döken dilber kiminsin sen

Baktım gözüne kaşına
Benzettim hümâ kuşuna
Beni hicran ateşine
Yakan dilber kiminsin sen

Payine yüz süren kutlar
Demâdem medhin ederler
Al yanak üstüne güller
Takan dilber kiminsin sen

Seyrâna gider bostana
Bülbül konar gülistana
Bize mestâne mestâne
Bakan dilber kiminsin sen

Âşık Ömer seyre varma
Varıp divânına durma
Elâ göze siyah sürme
Çeken dilber kiminsin sen

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz