Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Hatayî (Şah İsmail)
Hicviye
Nüfusu ve Yönetim Şekli
Halil Paşa
Deneme Tahtası
II. Abdülhamid
Osmanlı İmparatorluğu'nun Manevî Kurucusu Şeyh Edebalı
PADİŞAHLARIN MESLEKLERİ
Bağlantılar
Amerika Kongre Kütüphanesinde Bulunan İkinci Abdülhamid Han Albümü Hakkında

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Çini Sanatında Renk Özellikleri

Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı imparatorluğunun toprakları genişlemeye başladığından;farklı kültürlerle etkileşimden bahsetmiştik. 15. yüzyıl geçiş dönemi niteliği taşıdığından çok farklı teknikler ve üsluplarla karşılaşılabilmektedir. Bu dönemdeki çeşitlilik çini, tezhip, halı ... v.b sanat dallarına da yansımıştır. Çini de renkli sırlama teknikleri, çok renk kullanımı gibi hususiyetlere raslamak da mümkündür. Bu dönemde en gözde çini üreten mekanlar İznik ve Kütahya idi.

İznik 15. yüzyıl ve 17. yüzyıllar arasında imparatorluğun anıtsal mimari yapılarının üretildiği önemli bir çini merkezi olmuştur.

İznik seramiği kırmızı ve beyaz hamurlu olmak üzere iki ana grupta toplanmaktadır. Kırmızı hamurlu seramiği ise sgrafitto, slip ve Milet işi denilen üç ayrı teknik ve üslupta incelemek mümkündür. 14. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar bu üç teknikte genellikle günlük kullanım seramiği yapılmıştır. "Milet işi" adı ile tanınan beyaz astarlı, mavi-beyaz dekorlu grup 15.yüzyılda en parlak dönemini yaşamıştır.

15. yüzyılın sonlarına doğru İznik seramiğinin beyaz hamurlu, ince ve düzgün şeffaf sırlı grubu başlamaktadır. Başlangıçta Osmanlı çini ustaları mavi-beyaz renkte, çiçekli kıvrık dal, rumi ve palmet ile ince arabesk bezemeli kaplar üretmişlerdir. Bunlarda 14-15. yüzyıl Çin porseleni etkisi farkedilmektedir. Mavi-beyaz seramiklerin ince spiral kıvrımlar ile bezenmiş olan grubuna Evliya Çelebi'nin Seyahat-namesi'ne dayanılarak Haliç işi adı verilmiştir.

1530'ların sonu Mavi-beyaz bezemeye soluk firuzenin yanında mangan moru ve adaçayı yeşilinin ilave edilmesiyle, yanlışlıkla Şam işi olarak adlandırılan bir grup seramik üretilmiştir. Bazen nara, bazen de enginara benzeyen pul pul yüzlü, yuvarlak, büyük bitkisel motiflerin kullanıldığı ve saz üslubunun uygulandığı tabak ve kaseler de bu döneme rastlamaktadır.

16.yüzyılın ortasından itibaren mavi-beyaz bezemeye yeşil, firuze ve siyah ile birlikte kırmızı katılmıştır. Şeffaf sıraltında hafif kabarık mercan kırmızısı 16. yüzyılın karakteristiği olmuştur. Bezemede naturalist bir üslup dikkati çeker. Gül, lale, karanfil, sümbül gibi çiçekler, hatayi ve rozet çiçek kullanılan başlıca motiflerdir. İznik atölyelerinde seramik eserlerin yanında saray nakkaşhanesinde hazırlanan desenler doğrultusunda cami, türbe, medrese, hamam, saray, imaret, kütüphane ve köşk gibi yapılar için çiniler üretilmiştir.

Kütahya'da ise çini sanatı 14. yüzyılda İznik’ten gelerek yerleşen Osmanlı ustaları tarafından getirilmiştir. 16. yüzyılda İznik çiniciliğinin en üst düzeyde olduğu dönemlerde, koyu mavinin değişik tonlarında tasarlanmış eserler "Kütahya ürünü" olarak isimlendirilmiştir. 18. yüzyılda İznik çiniciliğinin durmasından hemen sonra, Kütahya kendine has parlak-canlı renkleri ve motifleri ile özellikle kahve fincanlarında kendini göstermiştir.

Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar yerli tabak, çanak ihtiyacını karşılamak üzere üretimi artırma çalışmaları devam etmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Avrupa motiflerini içeren ürünlerde artış gözlenmiştir. 1940’larda Kütahya, İzmir Fuarı gibi fuarlara çini ürünleri ile katılmaya başlamıştır. 1950’lerin başında ülkede seramik ve cam sanayiinin gelişimi Kütahya çiniciliğini olumsuz etkilemiştir. Günümüzde ise Kütahya çiniciliği tekrar yükselme trendine geçmiştir. İl merkezinde bir çok çini atölyesinde el işlemesi olarak üretilen çiniler, yurtiçi ve yurtdışında dekoratif amaçlı çok sayıda alıcı bulmaktadır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz