Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Osmanlı Dönemi Halk Edebiyatı
II. Selim'in Sahsiyeti
Ziya Gökalp
Osmanlı Altınları - Osmanlı'da Altın Para
Musikîye Dair Eserler
Savaşta ve yatağında ölen sipahiler
Nişancı Mehmet Paşa
İmam-ı sultanî Mehmed Efendi
IV. Mehmet
Divan Şiiri Nazım şekli ve Nazım Türü

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Öküz Mehmet Paşa

İstanbul'da Karagümrük semtinde Kara Hasan veya Kara Hüseyin adında bir öküz nalbandının oğlu olup bundan dolayı Öküz Mehmet Paşa diye şöhret bulmuştur; aslen Türk olup 975 H. -1567 M. de bir yolunu bulup enderunda yetişerek orada iyi tahsil görmüş Hasoda ağalarından olarak silâhdarlığa kadar çıkmış ve 1015 Zilhicce (Atayî'de 1016 Zilhicce) ve 1607 Nisanı'nda vezirlikle Mısır valisi olup deniz yoluyla iskenderiye'ye gitmiştir.

Mehmet Paşa Mısır'a gidince keşşaflar, eminler arasındaki vergi tahsili meselesini hallederek muhtelif sebeplerle inzibatları bozulmuş olan Mısır'daki askerî ocakların halka yapmakta oldukları mezalimi ve emrü ferman dinlemediklerini görünce hemen şiddetli tedbirlerle bunlardan ileri gelen zorbaları öldürtüp bir kısmını da sürgün etmek suretiyle bir kaç bin kişiyi temizleyince ortalığa sükûnet gelmiş ve memlekette emniyet ve asayiş kurulmuştur; Mehmet Paşa'nın şiddetli ve kesin icraatinden dolayı kendisine kulkıran lakabı verilmiştir.

Öküz Mehmet Paşa bu icraatından başka ekonomik hayata büyük bir sekte veren sikkeyi ıslah ile hazine gelir ve giderini yoluna koyduktan başka valilerin oturdukları Kal'atü'l-cebel'de yıkılan kale duvarlarını yeniden yaptırıp yine orada kışlalar inşa ile askerî sınıfı bu kışlalarda oturtup inzibatı temin etti ve bu icraat dolayısıyla Mısır daha sıkı surette devlete bağlandı. Kulkıran Mehmet Paşa, dört buçuk sene Mısır'da kaldı ve İstanbul'a davet edilerek kara yoluyla geldi ve 1020 Şevval ve 1612 Ocak ayında I. Sultan Ahmet'in kızı Gevherhan Sultan'la evlendiği gibi Halil Paşa'nın yerine kaptân-ı deryalığa da tayin edildi (1021 EL-1612 M.) ve iki defa Akdeniz'e çıktı 1022 H.- 1613 M.'teki ikinci seferinde Mısır'dan barut, şeker ve zahire yüküyle gelen gemileri karakol tertibatı almadan Sakız'a doğru gönderip yolda İspanya gemilerinin taarruzlarına uğramalarından dolayı azlolup selefi Halil Paşa kendisine halef oldu (1613).

Öküz Mehmet Paşa, azli senesinde yani 1613 de ikinci vezirliğe tayin edilerek Nasuh Paşa'nın îdamı üzerine vezir-i âzam olup (1023 Ramazan ve 1614 Ekim) bu sırada tekrar açılmış olan İran seferine serdar tayin olunarak gitmiştir (1615 Mayıs).

Kışı Halep'te geçiren vezir-i âzam, İranlıların elinde bulunan Revan kalesini iki aya yakın muhasara edip alamadığından dolayı azlolunarak yerine Halil Paşa tayin edilmiştir (1026 Muharrem ve 1617 Ocak).

Öküz Mehmet Paşa 1027 Receb 1618 Temmuz'da Sofu Mehmet Paşa'nın yerine sadaret kaymakamı olmuş İran seferinde istenilen şekilde muvaffak olamayan Halil Paşa'nın yerine ikinci defa vezir-i âzamlığa getirilmiştir (1619H.) Yeni vezir-i âzam iran ile barış yapılıp dönmüştür. Pâdişâha bol bol takdim ettiği hediyelerle göze giren kaptan-ı derya {Güzelce Ali Paşa] (İstanköylü), vezir-i âzamlığa getirilerek aralarındaki düşmanlık nedeniyle Öküz Mehmet Paşa'nın bütün mallarıne el konup Halep valiliğine gönderilmiştir.

Öküz Mehmet Paşa Haleb'e gitmiş ve aynı sene içinde vefat edip orada Şeyh Bekir Zaviyesi'ndeki tütbesine defnedilmiştir. Devlet hizmetlerinde doğruluğu, hakşinaslığı, cesareti ve cömertliği ile tanınmıştır. Vakur ve ciddî olup hükümet reisliğinde orta derecede iktidarı haizdi. Mısır'daki icraat ve ıslahatı ile meşhurdur.

Mısır valiliği zamanında gerek Mekke'de ve gerek Hicaz ve Şam yollarında sular temini, kaleler tamiri ve diğer icraatı vardır. Kendisi Mevlevi idi. Bir mecliste bulunduğu sırada dışarıda bir öküzün bağırması dolayısıyla meclisçe bir tebessüm hasıl olduğunu görünce:
-"Cinsinin gayrî devab ile niçin ünsiyet ediyorsun diye öküz bana itab ediyor" sözleriyle oradakileri mahcub etmiştir.

Öküz Mehmet Paşa'nın doğum yeri olan Karagümrük'te cami, çeşme, mektep, Ulukışla'da cami ile mektep, medrese, çeşme ve köprüsü Sakız'da camii ve diğer gezdiği bazı yerlerde bu gibi hayırlı müesseseleri vardır. İlk sadareti I. Ahmet zamanında iki sene dört ay ve II. Osman zamanındaki ikinci sadareti de on ay kadardır. Ahfadı zamanınmıza kadar gelmiştir.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz