Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna Kadar Tımarlı veya Topraklı Süvariler
Mehmed Salih Efendi
Mehmed Emin Yurdakul
Karagöz Hacivat Genel Yapısı
Pirîzâde Mehmed Sâhib Efendi
Naili Abdullah Paşa
tarihimiz çok kıymetli
15.yy Ortasına Kadar Osmanlı Hanedanı ve Padişahlar
Ahmet Han I
Kastamonu Taşköprü Beyköyü Camii

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Ömer Bedreddin Uşaklı

Sayfadaki Başlıklar


Hayatı
Şiirleri

Hayatı

1904 de, Uşak'da doğdu. Babası, Kadılardan, Ömer Lütfü Efendi’dir. İlk öğrenimini Uşak’ta, orta öğrenimini Sivas ve İstanbul'da, yüksek öğrenimini de Mülkiye Mektebi'nde yaptıktan sonra birçok kaymakamlıklarda ve mülkiye müfettişliğinde bulunmuş, 1943’de Kütahya'dan milletvekili seçilmiş ve 1946 da ölmüştür.

Millî Mücâdele şiarlarında tanınmaya başlamış şâirlerdendir. Şiirlerini Deniz Sarhoşlar (1926, 1929), Yayla Dumanı (1936) ve Sarıkız Mermerleri (1942) adlı eserlerinde toplamıştır. 1945’te, 1924’ten itibaren intişâr eden bütün şiirlerinden yaptığı bir seçmeyi, yine Yayla Dumanı ismiyle bastırmıştır.


Kaynak: Akyüz, Kenan, Batı Tesirinde Türk Şiiri Antolojisi, İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1985.

Şiirleri

Deniz Sarhoşları

(Cenab Muhiddîn’e)

Köpükten omuzlan birbirine dayanmış.
Yüksek, mağrur başları akşam rengiyle yanmış,
Sahile koşuyorlar bak deniz sarhoşları!..

Bâzan yırtık yelkenli bir sandala çarparak,
Bâzan ufkun kıpkızıl şarabına taparak
Gitgide coşuyorlar bak deniz sarhoşları!..

Rüzgârların ıslığı en yakın yoldaşları..
Yıllarca dövülerek içi yenmiş taşları
Bir anda parçalayıp doyacak bu sarhoşlar...


Sevgilime

Yolunda gençliğim sönse de, yine
İçimde kız senin aşkın var, yeter.
Baygınlık çoksun de kirpiklerine
O kumral saçlarla beni sar, yeter.

Varlığın uçarken en şakrak çağa
Dolaştım bakıştan, nurdan bir ağa;
Beni öldürmeye ve yaşatmağa
O baygın gölgeli bakışlar yeter..

Karşında hasretle gelsem dize de,
Anlatsam şu gönül ne felek-zede.
Bahar yollarında ikimize de
Menekşe türbeli bir mezar yeter...


Yayla Dumanı

(Cemâl Yeşil’e)

Gümüş bir dumanla kapandı her yer;
Yer ve gök bu akşam yayla dumanı
Sürüler, çimenler, sarı çiçekler,
Beyaz kar, yeşil çam yayla dumanı!

Ben de duman olsam senin yerine.
Dağılsam dağların şu mahşerine;
Güzelin saçına ve gözlerine
Ben girsem, ben dolsam yayla dumanı!.

Bent içerine aldın dağ gibi,
Doldun gözlerime bir rûyâ gibi;
Ben de güneş gibi, yüce dağ gibi
İçinde kaybolsam yayla dumanı!..

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz