Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Yavuz Sultan Selim
Güneydoğu Avrupa'ya Göçmen Nakli
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
III. Mustafa ve Koca Ragıp Paşa
XVI. Yüzyılın İkinci Yarısı ile XVII. Yüzyılda Müzehhiplik
Fatih Sultan Mehmet Dönemine Kadar Osmanlı - Bosna Krallığı İlişkileri
Kanuni Sultân Süleyman
Ünlü Osmanlı Denizcileri
İlk Osmanlı Padişahlarının Şahsiyetleri
Kul Hüseyin

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Özdemiroğlu Osman Paşa

Memlûkler zamanında Mısır'a yerleşmiş olan bir Çerkez ailesine mensup olup babası Özdemir Paşa, Osmanlı devleti hizmetinde yetişerek beylerbeyi olmuştur; validesi tarafından Mısır'daki Abbasî halifeleri ailesine mensuptur. 933 H.-1527 M.'de doğmuş, yaşı yirmiye gelmeden Mısır sancak beyleri sırasına geçmiş ve 968 H.-1561 M.'de Mısır emirhaclığına tayin edilmiş ve daha sonra Habeş beylerbeyi olup 975 Cemaziyelâhır 14 Ocak 1569 da Yemen eyâletinin Yemen ve Sana diye ikiye ayrılması üzerine Osman Paşa, Sana beylerbeyi olmuştur. Bu sırada Zeydî imamlarından Topal Mutahhar'ın isyan ederek Yemen beylerbeyi Murad Paşa'yı katletmesi üzerine her iki eyalet birleştirilerek Osman Paşa'ya verilmiştir.

Özdemiroğlu'nun Yemen serdarı Lala Mustafa Paşa'ya mensubiyeti sebebiyle Lala Mustafa Paşa'dan sonra Yemen serdarı olan Sinan Paşa'nın, Lala Paşa ile aralarının pek açık olmasından dolayı Osman Paşa öldürüleceğinden korkarak kaçıp İstanbul'a gelmiş ve Sadrazam Sinan Paşa tarafında aleyhine yazılmış olduğu için Sokullu Mehmet Paşa kendisine yüz vermemiştir. Bir müddet sonra Lala Mustafa Paşa'nın ricasıyla Özdermiroğlu bazı sancak ve eyâlet valiliklerinde hizmet ettikten sonra 985 H.- 1577 M. senesinde Diyarbakır beylerbeyi bulunurken, İran serdarı tayin edilen Lala Mustafa Paşa maiyyetine verilmiş ve Şirvan'ın işgali üzerine vezirlikle Şirvan beylerbeyi olmuştur (986 H.- 1578 M.).

Özdemiroğlu Osman Paşa, burada iken cesaretine bağlanan yüksek kumanda ve askeri idare hareketleriyle İran kumandanlarından Oruç Han, İmamkulu Han ve şehzade Hamza Mirza ile yaptığı müthiş muharebelerde az bir kuvvetle galip gelmiş ve bundan sonra Derbend, Şirvan ve Semah taraflarında o tarafın hanlarına ve beylerine galip gelerek elde ettiği 17 kalenin anahtarlarını İstanbul'a göndermiştir.

Osman Paşa'nın yaptığı muharebelerin en müthişi 18 Rebiülâhır 991 ve 1583 Haziran'da İmamkulu Han ile meşaleler yakılarak gece de devam eden savaştır ki meşale savaşı adıyla meşhurdur.

Özdemiroğlu bundan sonra Şirvan'ı kuvvetlendirerek 1583 aralıkta kuzey Kafkasya'dan Kuban, Kere boğazı yoluyla İstanbul'a gelirken Kefe'de bulunduğu sırada muhalefete kalkan Kırım hanı Mehmed Giray ile 37 gün harp ederek pek az kuvvetle onu bertaraf etmeye muvaffak olduktan sonra Kılıç Ali Paşa'nın Kefe'ye getirdiği kadırgalara binerek İstanbul'a gelmiş ve ikinci vezir makamına oturduktan sonra Siyavuş Paşa'nın yerine vezir-i âzam olmuştur ( 992 Zilhicce 1584 Aralık).

Osman Paşa, vezir-i âzam oluşundan 1 ay sonra İran seferine hareket ederek Çağalazade Sinan Paşa kumandasıyla sevkettiği kuvvetlerle İranlılara karşı kazandığı muvaffakiyet üzerine Tebriz'i zabtedip iyice tahkim ile asker koymuş ve bir müddet sonra da devam etmekte olan hastalığı neticesinde Tebriz'de vefat etmiştir (993 Zilhicce 1585 Aralık); ölümünde altmış yaşında idi; Osman Paşa İstanbul'da Sultan Selim civarında bir medrese yaptırmış ve daha sonra Kösem Valide Sultan buraya bir minare ilâve ederek camie çevirmiştir.

Özdemiroğlu'nun yerine vasiyyeti gereğince serdarlık Çağalazade Sinan Paşa'ya verilmiş ise de sonradan Ferhat Paşa ikinci defa İran serdarlığına tayin edilmiştir.

Özdemiroğlu Osman Paşa Kafkasya'dan döndükten sonra pâdişâh tarafından kabul edilerek bütün muharebelerini ve başından geçen hâdiseleri dört saat süren bir görüşmede anlatmıştır. Osman Paşa, Orus Han ile yaptığı muharebeyi ve bunun nasıl esir edilip öldürüldüğünü anlattığı sırada III. Murat başındaki otağayı (sorguç) çıkarıp kendi eliyle Osman Paşa'nın başına takmış Hamza Mirza ile olan cengi anlatınca "berhudar ol" diyerek belindeki hançeri çıkarıp Paşa'nın beline takmış ve İmamkulu ile olan meşale savaşını anlatırken heyecanlanan pâdişâh bir otağa daha takmış ve en son 3000-4000 kişilik kuvvetle Kırım hanı Mehmed Giray'ın 100,000 kişilik Tatar kuvvetine karşı galibiyetini anlattığı zaman bu halden büsbütün heyecena gelen Pâdişâh ellerini kaldırıp:
-"İki cihanda yüzün ak olsun; Allah senden razı olsun, dünyalar durdukça durasın" dedikten sonra saray ağalarına Osman Paşa'yı baştan aşağı giydirmelerini emretmiştir. Özdemiroğlu'nun, uğuruna inanarak muharebelerde bindiği siyah atı meşhurdur.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz