Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Hamid oğulları
Kul Mehmet
Avrupa Siyaseti
İmam-ı sultanî Mehmed Efendi
OSMANLI'NIN MÜHENDİSİ DE BİR BAŞKA
Mezar Taşlarındaki Resim Tezyinatı
Macaristan Seferi ve Mohaç Meydan Savaşı
Osman Gazi
ÇADIR SÜSLEMELERİNİN OSMANLI SÜSLEME SANATINDAKİ YERİ
Moralı Enişte Hasan Paşa

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

İbşir Mustafa Paşa

Meşhur Abaza Mehmet Paşa'nın amcasının oğlu olup Abaza'nın katlinden sonra sadrâzam olmadan evvel Kemankeş Kara Mustafa Paşa'ya intisab ederek dürüstlüğü sebebiyle saraya alınıp sonra küçük imrahor olmuş ve 1048 H.-1639 M.'da Bağdat seferinden dönüşte büyük imrahorluğa ve aynı sene sonunda yani 1639 Nisanı'nda Budin ve sonra 1056 H.-1636 M. da Şam eyâletlerinde bulunmuştur.

Şam valisi bulunduğu sırada Dürzileri tedip etmek istediyse de Şamlıların hiyanetiyle başaramadığı için bunlardan intikam almak istemiş fakat bir karışıklık çıkmadan Halep'e naklolunmuştur. Bundan sonra Anadolu valisi olmuş Varvar Ali Paşa isyanı sebebiyle onun yerine 1058 H. -1648M.'de Sivas valisi olarak Ali Paşa'yı elde ederek öldürmüştür.

İbşir Mustafa Paşa bundan sonra daha bazı yerlerde valilik edip devlet merkezinin zaafı ve Anadolu'daki asayişsizlik sebebiyle maiyyetindeki levent taifesiyle İstanbul'a karşı serkeşçe bir vaziyet almış ve hükümete isyan etmiş olan Abaza Hasan Ağa'ya yardımda bulunmuş, bununla beraber Eğriboyun Mehmet Paşa'nın aracılığıyla âsi vaziyetinden kurtulup İstanbul'da kendisine hami ve taraftarlar peyda etmişti. Zaruri olarak bazı muhalefet ve dik başlılıklarına göz yumularak tayin edildiği Bağdat valiliğini kabul etmemesi nedeniyle ikinci defa Halep valiliğine gönderilmiştir.

İbşir Mustafa Paşa burada bulunurken 1064 Zilhicce ve 1654 Ekim'de şeyhülislâm Ebu Said Efendi'nin tavsiyesiyle Derviş Mehmet Paşa'nın yerine sadrâzam tayin edilerek mühr-i hümayun gönderilip acele İstanbul'a davet olunmuştur.

İbşir Mustafa Paşa yaradılış olarak sâde-dil ve asabi ve ortalığı düzelteceğine kail olup fakat emri altındaki leventlerin tesiri altında bulunarak bunlar yüzünden Anadolu'da pek çok fenalığa sebep olmuştur; vezir-i âzamlığın kendisine tevcihini, kolayca ele geçirilmesi için bir tuzak zannetmiş ve bundan dolayı "Anadolu'da adaleti tesis edeceğim" diye aylarca ayak sürüyüp vakit geçirmiş ve nihayet Ebu Said Efendi'nin mektubu ve pâdişâhın teminatı hâvi hatt-ı hümâyun ve IV. Mehmet'in hocası Reyhan Ağa ile gönderilmiş olan mushaf -ki pâdişâhın yemin ettiğine alâmetti- üzerine kendisinde emniyet hasıl olarak 3.5 ay sonra İstanbul'a gelmiştir.

İbşir Mustafa Paşa büyük bir alayla İstanbul'a girmiş, hakkında teveccüh eseri olarak pâdişâhın halası Ayşe Sultan ile evlendirilmiştir. İbşir Paşa yaptığı şiddetli hareketlerle ortalığı sindirip, Kaptân-ı derya Kara Murad Paşa'nın kendi makamına ehliyetini görerek onu bir an evvel donanma ile İstanbul'dan uzaklaştırmak istemiş ve o da el altından bir çok vaadlerle İbşir'in adamlarından Kürt Mehmed'i teşvik ile sipah ve yeniçeri ocaklarının birleşmesiyle vücuda gelen isyan neticesinde İbşir'in katline muvaffak olmuştur (1065 Receb ve 1655 Mayıs).

Sarayda boğulan İbşir'in cesedi Çarşıkapısı'nda eski efendisi Kemankeş Kara Mustafa Paşa Türbesi haricinde defnedilmiştir; ölümünde 50 yaşlarında kadar olup İstanbul'a geldikten sonraki vezir-i âzamlığı iki ay kadardır; mührün kendisine tesliminden itibaren olan sadaret müddeti takriben altı aydır.

İbşir Mustafa Paşa, hiddet ve şiddeti, kibir ve gururu vezirlik icaplarından sayan, işten anlamayan cahil sade-dil ve sade-akıl bir adamdı; şeklen kısa boylu, küçük cüsseli olup meşrubattan su ve sütten başka bir şey içmezdi; oturduğu zaman kati'yyen ayak uzatmak, bağdaş kurmak gibi tarzlarda oturmayıp daima eski terbiye âdeti üzere dizüstüne otururmuş. Silâhdar tarihi kendisini halim selim, beytülmalın muhafızı, dindar, sâlih, namaza devamlı, âdil zamane vezirlerinin başta geleni olmak üzere tasvir etmekte ise de dindarlığiyle namaza devamı hariç olarak diğer vasıfları tarihî olaylarla terslik teşkil etmektedir. Yalnız devlet merkezindeki haksızlıklar ve dalaverelerden dolayı cidden etkilendiği ve samimi olarak bunları düzeltmeyi arzu ettiği anlaşılıyor ise de ne kafası, ne de vaziyeti buna müsait değildi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz