Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Oruç ve Hızır Reisler
III. Murat
Bostanzâde Mehmed Efendi
Osmanlı Bakır Paraları
KANUN-İ ESASİ
XIV. Yüzyılın Son Yarısından XV. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlılardaki Tasavvuf Akımı
Şikago Üniversitesi'nde Bulunan Osmanlı Eserleri
Yeniçerilerin savaş düzeni
Osmanlı Devrinde Kabe 'nin Tamiratı
OSMANLI'NIN MÜHENDİSİ DE BİR BAŞKA

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

İbn-i Kemal

Yalnız Türklerin değil bütün İslâm âleminin iftihar ettiği mümtaz ve muhakkik âlimlerden olup, şer'i meseleler'le hukuk, tarih ve edebiyattaki yüksek vukufuyla tanınmıştır. İlmindeki genişliği, muhakeme ve münazaradaki kuvvet ve kudreti çok yüksekti; bu gibi vasıflarından dolayı kendisine Müfti’s-sakaleyn denilmiştir; üç yüz kadar eseri olduğu gözönüne alınacak olursa bu vasfa lâyık olduğu teslim olunur.

İbn-i Kemal'in büyük babası olan Kemal Paşa Fatih devri ricalinden olup devlet hizmetinde yetişerek beylerbeyi ve vezir olmuş ve babası Süleyman Çelebi de sancak beyi rütbesinde iken vefat etmiştir.

İbn-i Kemal'in adı Ahmed Şemseddin olup kendisi Tokat veya Amasya'da doğmuş ve Edirne'de yetişmiştir. İlk başta Tımarlı sipahi iken bir sefer esnasında vezir Çandarlızade İbrahim Paşa'nın riyaseti altında toplanan bir mecliste Tokatlı Molla Lûtfi'nin akıncı sancakbeyi olan Evrenuzzade Ahmed Bey'in üst tarafında oturduğunu görerek Molla Lûtfi 'nin hüviyetini ve vazifesini sormuş, otuz akçe ile müderris (her halde orta bir medrese müderrisi) olduğunu duyunca kendisinin ne kadar çalışsa Evrenuzzade gibi olamayacağını fakat okursa sancak beylerinin üstüne geçebileceğini düşünerek hemen tımarını terk ile Molla Lütfi'nin dersine devam ederek icazet almış ve ilk olarak Edirne'de taşlık medresesine müderris olmuştur.

İbn-i Kemal bundan sonra daha büyük medreselerde müderrislik edip sahn-ı seman müderrisi, 921 H. 1515 M. de Edirne kadısı ve 922 H. 1516 M. da Mısır seferi esnasında Anadolu kazaskeri olmuş; Yavuz Sultan Selim'le Mısır'da bulunurken bir aralık bu kazaskerlikten azledilmişse de pek az sonra yine Mısır'da iken tekrar vazifesine iade edilmiştir. Daha sonra müderrisliğe dönmüş olan İbn-i Kemal 932 H. 1525 M. de Ali Cemalî Efendi'nin vefatı üzerine müftülüğe tayin edilip vefatına kadar bu vazifede kalmıştır.

İbn-i Kemal, zamanını eser yazmak ve fetva vermekle geçirdi; tefsir, fıkıh, usul-ı fıkıh, hadis, tarih, lügat, bedî, şiir vesaire olarak çok kıymetli eserler yazdı. Eserlerinden otuz altısı iki cilt halinde ikdam matbaası tarafından bastırıldığı gibi divanı da yine o vasıta ile tab edilmiştir. Vessâfâti sûresine kadar bir tefsiri olup kelâmcılarla filozofları muhakeme için Hocazâde ile Tûsî'nin Tehafüt ismindeki eserlerini tetkik ve tahlil ile mükemmel bir telif vücuda getirmiştir. Meâniden Miftah ismiyle bir metin ile şerh yazmıştır; Molla Camî'nin Baharistan isimli eserine Nigâristan namıyla naziresi ve on bin beyitli Yusuf u Züleyha manzumesi ve Farsça lügatlerin birbiri ardınca giden, benzer olanlarının tarifine dairDekayikü’l-hakayik isimli eserleri de görülür.

İbn-i Kemal'in 698 H. 1299 M. den başlayarak bir kısım Kanunî Sultan Süleyman zamanı vekayiini de gösteren mühim bir Âl-i Osman tarihi vardır; bu tarih münşiyane olup İbn-i Kemâl burada tahrir kudretini göstermiştir. İbn-i Kemal bu tarihini Müeyyedzade'nin Sultan Bayezid'e arzı ve pâdişâhın emri üzerine yazmağa başlamıştır; Sultan Bayezid bu işe başlamak üzere İbn-i Kemal'e hemen otuz bin akçe verdiği gibi ara sıra da ihsan göndermiştir. Bundan istifade eyleyen Müeyyedzade Abdurrahman Efendi, himaye eylediği İbn-i Kemal'in sür'atle yükselmesine himmet etmiştir.

Yavuz Sultan Selim'le Mısır'da bulunurken mü¬verrih ve Âlim Ebül Mehasin Yusuf Cemalüddin İbn-i Tanrıbirdi 'nin (vefatı 874 H. 1469 M.) yazdığı E’n-nücumü’z-zahire fi mülûki’l-Mısr ve’l-Kahire isimli tarihini Yavuz'un emriyle seferde iken sür'atle tercümeye çalışmıştır. Hatta her gece tarihin bir cüzünü tercüme edip o gece Şeyhîzâde'ye beyaza çektirdikten sonra ertesi sabah Yavuz ata bineceği sırada takdim edermiş.

İbn-i Kemal'in yukarıda bazılarını gösterdiğimiz eserlerinden başka Kadı Beyzâvî ve Keşşaf tefsirlerine haşiyeleri ve hadisten Buhari'ye şerhi ve Muhitü’l-luga ismiyle Arapça ve Farsça ve Türkçe lügati ve daha başka eserleri de vardır.

İbn-i Kemal Ahmed Şemseddin Efendi 942 Şevval 1536 Mayıs’ta vefat ederek Edirne kapısı dışında Emir Buharî Camii yanındaki kabrine defnedilmiştir. Vefatı Mekke'de haber alındığı zaman fazl u kemâline hürmeten salât-ı gaib denilen cenaze namazı kılınmıştır. İbn-i Kemal, meşhur müftü Ebussuûd Efendi’yi yetiştirmiştir.

İbn-i Kemal hoş sohbet, zarif, nükteperdaz ve güler yüzlü imiş. Nüfuz-ı nazar ve vukuf itibariyle kendisini Seyyid Şerif ve Sadeddin Taftazânî'ye tercih edenler de vardır. Meclisinde ilmî tartışmalar yapılırdı.

İbn-i Kemal, babası Süleyman Bey ile büyük babası Kemal Paşa'nın medfun oldukları türbesinin yanındaki Ahmed Bey mescidine vakıf yapmış olup buna dair 936 cemaziyelevvel (1530 Ocak) tarihli bir vakfiyesi vardır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz