Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Musikî Üstadları
Osmanlıyı doğru anlamak kolay değil
XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna Kadar Tımarlı veya Topraklı Süvariler
II. Süleyman
XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonlarına Kadarki Şeyhülislâmlar
İlk Standart
Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın Faaliyeti
Osmanlı Devleti'nin Merkez Teşkilâtı
Osmanlı’yı Keşfederken…
Huzursuzluğun sebebi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

İlk Osmanlı Medreseleri

Osmanlı devletini kurmuş olan Orhan Gazi, bir taraftan idarî, askerî ve adlî teşkilatını yaparken diğer taraftan onlarla beraber ilmî ve içtimaî teşkilatı da ihmal etmemiş ve bir aralık küçük beyliğine merkez yaptığı İznik'te cami imaretiyle beraber bir de medrese yaptırmak suretiyle bu hususta da ilk adımı atmıştır. İznik medresesi 1331'de yani buranın fethinden bir sene sonra yapılmış ve bu medrese ye zamanına göre en dolgun maaş olan günde 30 akçe ile devrinin büyük alim ve mütefekkirlerinden Davud-ı Kayserî müderris tayin edilmiştir. Yine İznik'in Yenişehir kapısında ilk imaretini yapan Orhan Bey, buranın açılış töreninde ilk önce kendisi, muhtaçlara çorba dağıtmak ve imaretin kandillerini yakmak suretiyle halka karşı himaye ve muhabbetini göstermiştir.

İznik medresesi'nin başında Davud-ı Kayserî gibi hem zahir ve hem batın ilimlerinde derin görüşlü bir mütefekkirin bulunması ve burada okutulan dersler arasına kelam yani İslam felsefesinin konması o zamana göre bu müesseseye verilmiş olan ehemmiyeti göstermektedir.

Osmanlı devleti hududunu genişlettikçe mühim şehirlerde de ilmî ve sosyal kurumlar vücuda gelmekte idi. İznik'ten sonra büyük medreseleri Bursa'da görmekteyiz. Orhan gazi 736 H./1335 M. de Bursa'da da bir cami, imaret, tabhane ve bir ribat yani han yaptırdığı gibi yine Bursa hisarındaki kiliseyi medreseye çevirtmiş ve talebeler için odalar yaptırmış ve vakfiyesini tertip ettirmiştir. Gene burada I. Murat, Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet ve II. Murat taraflarından yaptırılan müesseseler ilim hareketlerini arttırdığı gibi bu medreselerden sonra ikinci ve üçüncü derecelerde vezir ve beylerbeyleri taraflarından yaptırılan bu kabil kurumlar da Osmanlı memleketlerindeki ilim cereyanlarını genişletmiştir.

XIV. yüzyıl sonlarında İznik medresesi artık birinci dereceyi kaybetmiş ve onun yerine Bursa medreseleri geçmişti, İznik medresesi'nin 30 akçe yevmiyesine mukabil Bursa'da Çelebi Mehmed'e ait Sultaniye medresesi müderrisine 50 akçe veriliyordu; keza XV. yüzyılın ilk yansında Edirne şehri artık emniyet altında devlet merkezi olduktan sonra ilim merkezi halini aldı ve bu defa da Bursa medreseleri ikinci dereceye düştü. Burada II. Murad'ın cami, imaret, muallimhane, misafirhane ve mevlevihaneden başka yaptırmış olduğu 100 akçe yevmiyeli medrese ve 50 akçe yevmiyeli darülhadis birinci dereceyi teşkil ediyordu; Edirne şehri, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'da yaptırmış olduğu Sahn-ı seman medreselerinin açılmasına kadar birinciliği muhafaza eylemişti.

Bu medreseler, okutulan derslere göre yüksek, orta ve ilk olarak birtakım derecelere ayrılmıştı; bu devirlerde tedrisat dini, felsefi, riyazi ve edebi olarak yapılmakta idi; bunlardan padişah medreseleri ilk safta geliyordu. Osmanlıların bu devirlerinde neresi devlet merkezi olursa orasının ilim ve fikir hareketlerinde daima önde bulunduğu görülmektedir ki bu şekil sonraki asırlarda da tabii olarak devam etmiştir.

Padişahlarla vezir ve diğer devlet adamlarının yaptırmış oldukları medreseler, az zaman içinde bilhassa Rumeli'de Türk kültürünün süratle yayılmasında mühim amil oldu. Osmanlı hududu Anadolu'da genişlediği zaman Anadolu beylerinden alınan yerlerdeki ilmi, içtimai bütün kurumları, mevcut vakıf şartlarıyla tanınmalarından dolayı bu kurumlar eski faaliyetlerini muhafaza ve devam ettirmişlerdi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz