Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Yeniçerilerin atlı olmaları
Atatürk 'Peygamberimiz Türk' demiş!?
III. Selim'in Tahttan İndirilmesi ve IV. Mustafa'nın Padişahlığı
Musikî - Müzik
Osmanlı Padişah Çadırları
Barış zamanındaki nöbetli hizmetleri
Sadrazam Sinan Paşa
Osmanlı Mimarisi
Hâlide Nusret Zorlutuna
Cezayir'in İdaresi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

İtalya'daki Diğer Hükûmetler ve II. Murat Dönemine Kadar Osmanlılarla İlişkileri

Osmanlılarla sıkı ilişkileri olan Venedik ve Ceneviz Cumhuriyetlerinden başka İtalya yarımadası üzerinde Piza Floransa, Napoli'nin Osmanlılarla ticarî ilişkileri vardı; hattâ Yıldırım Bayezid'in tahta çıkmasında İtalyan siteleri temsilcileri muharebeden sonra gelip Bayezid'i tebrik ve babası I. Sultan Murad tarafından kendilerine verilen ticaret ahidnâmelerinin tasdikini rica etmişlerdi. Piza hükümeti bir ara doğudaki ticareti dolayısıyla Cenevizlilerle rekabet halinde idi. XIV. yüzyıl ve XV. yüzyıllarda Floransa'da idare başında pek zengin olan Medici ailesi bulunuyordu.

Napoli krallığı, Venedik ve Cenevizlilerden sonra Doğu ticaretiyle meşhurdu. Bu krallığın Ege sahillerindeki Anadolu beylikleriyle ticarî ilişkilerde bulunması dolayısıyla beylikler aralarındaki ticarî muameleleri kolaylaştırmak için jigilyati ismi verilen Napoli ve Kıbrıs gümüş sikkelerine benzeyen Lâtin harfli paralar kestirmişlerdi.

Osmanlılarla da ticarî münasebetleri olan Napoli tüccarlarının Bursa'da depoları olup buraya getirdikleri doğu memleketlerin eşyasını Avrupa'ya naklediyorlardı. Yıldırım Bayezid zamanında Napoli kralı olan Ladislas'ın Venediklilere düşmanlığı ve Türklere dostluğu vardı. Bundan dolayı Türk-Anju dostluğu bir müddet Venedik Cumhuriyetini ihtiyatlı harekete sevk etmişti.


Papalık ile İlişkiler


Papaların Nüfuzları

Tarihlerde görüldüğü üzere Papalar, büyük Haçlı seferlerinden sonra Anadolu ve Rumeli'yi istilâ etmekte olan Türklere karşı Avrupa milletlerini ayaklandırmak için büyük teşkilâtıyla harekete geçmişlerdi. Bu cümleden olarak on dördüncü asır ortalarında Aydınoğulları'na ve Filip dö Meziyer vasıtasıyla İskenderiye üzerine olan harekât ile bunlardan daha mühim olarak Osmanlılara karşı yapılan çok sayıdaki haçlı seferlerini görmekteyiz. Papa VI. Kleman'ın Türklere karşı, Venedik, Kıbrıs kralı ve Sen jan şövalyeleriyle anlaşarak şark sularında devamlı surette donanma bulundurmaya karar vermişlerdi. Bu sayede Aydın oğulları elinden İzmir şehir ve kalesini almışlardı. Daha sonra V. Urban müttefikler arasına Bizans İmparatoru'nu da almak istemişti (1369). İşte bu ve diğer kayıtlar Papalar'ın faaliyetlerini göstermektedir.

XII. ve XIII. yüzyıllarda nüfuz ve tahakkümleri son haddine varmış olan Papalar, XIV. yüzyıl'dan itibaren eski nüfuz ve itibarlarını kaybetmeğe başlamışlardı. Bu yüzyılda Batı kilisesinin Roma’dan Avinyon (Avignone) şehrine nakli ve 1431'de toplanan Bal ruhani meclisinin kararları Papaların tahakkümlerine karşı olan tersine hareketin neticesi idi.

1309'dan 1377 senesine kadar yetmiş seneye yakın süren Roma ayrılığı nihayet Papa XI. Greguvar'ın Roma'ya dönmesiyle geçici bir zaman için kapanmış ise de onun ölümünden sonra tekrar ayrılık olmuş ve bu da yetmiş sene kadar sürmüş ve bu defa 1449 senesine kadar hem Avinyon ve hem Roma'da iki Papa bulunmuştur.

İşte bu ayrılış, dönüş ve ikiye bölünüş mücadelesi Papalığın nüfuzunu iyice sarstı. Papalığın ikiye ayrılması üzerine Almanya, İtalya ve İngiltere Roma'yı ve Fransa, Napoli, Loren, Kastil ve İskoçya memleketleri de Avinyon Papalığını kabul etmişlerdi. Bu ikiye ayrılış yüzünden Avrupa'da dinî ihtilâflar devam etmiştir.


Türk İstilâsına Karşı Papaların Hareketleri

Türklerin istilâlarını önlemek için İtalya'da Papaların vadisinde Ferrare şehrinde toplanan ruhani faaliyetleri mecliste doğu (Ortodoks) ve batı (Katolik) kiliselerinin birleşmesi görüşülmüş ve Osmanlı Türklerinin Bizanslılara karşı olan hareketleri bu hususta âmil olmuştu. Bu meclisin kararı da bundan evvel 1274'de iki kilisenin birleşmesi için Liyon'da toplanmış olan meclis gibi hiçbir neticeye varmamıştı; fakat bu defa Osmanlı tehlikesi arttığından 1388'de Roma'daki Papa VI. Urban İstanbul'un müdafaası için kadırga donatarak göndermiş ve aynı zamanda Haçlı seferine iştirak edecekler için etrafa endüljans vaadini içeren mektuplar yollamış ise de bir birlik vücuda getirememişti. Bunun halefi IX. Bonifas ise Napoli'deki Anju hanedanıyla mücadele halinde bulunduğundan Osmanlılar aleyhine bir faaliyet gösterecek durumda değildi. Yunanistan'da Lâtin papazlarının faaliyetleri ise Rumları yani Ortodoksları Türklere meylettirmekte idi; buna da sebep Lâtinlerden her yardım istenmesinde bunların mutlak surette pazarlıkla menfaat temin etmek istemeleri olmuştu.

Bizans İmparatoru V. Yuannis, Roma’ya kadar gidip kiliselerin birleşmesi için Katolik mezhebini kabul etmişse de gerek tebaası ve gerek papazlar buna yanaşmamışlardı; daha sonra yine Roma Papalarından V. Marten (1417—1413) ile VII. Öjen'e (1431—1447) müracaat edip Ferrare'de bir meclis toplanması kararlaştırılmıştı; filhakika bu mecliste Bizans İmparatoru ile Rum Patriği ve ileri gelen Rum metropolidleri de bulunmuşlardı; o sırada Ferrare'de salgın hastalık olduğundan meclisin Floransa'da devamına karar verilmiş ve buradaki görüşmelerde kiliselerin birleştirilmesi esası kararlaştırılmış fakat bu karar İstanbul fethine yaklaşan günlerde dahi uygulanmadan İstanbul alınmıştır.


Papalara Karşı Osmanlıların Siyaseti

İşte Papalar, kardinallar ve metrepolitler ve imparator böyle kilise ittidahı müzakereleriyle uğraşırlarken Türkler İstanbul'u fethederek Rumların kendi kilise kanunları üzere İmparatorluk zamanında olduğu gibi bütün dinî hak ve salâhiyet ve eski imtiyazlarına sahip ve Papaya muhalif bir patrik (Gennadios) seçtirmek suretiyle kiliselerin birleşmesi fikrinin önüne geçmişlerdir. Zaten öteden beri görülmüş olan istilâ hareketlerinde Osmanlıların dinî hususlarda gösterdikleri müsamaha ve hattâ idareleri altındaki kiliselerin patrik ile dinî haberleşmelerine müsaade etmeleri ve vicdan hürriyetine karşı olan hürmetleri İstanbul'un zabtında da aynen ve hattâ daha ince bir siyasetle uygulanmış ve bu sayede Roma’ya bağlanmak istemeyen halkın hissiyatı okşanarak Osmanlıların Ortodoksluğu himayesiyle Batı ve Doğu kiliselerini birbirlerinden tamamen uzaklaştırmalardır.

Papaların mükemmel donanmaları vardı ve bu donanma ile diğer Lâtin devletlerinin donanmaları birleştirilmek suretiyle Türklere karşı çok sayıda muharebeler yapılmıştır. Edirne-Segedin anlaşmasının imzalanmasından sonra Papa'nın Çanakkale önlerine gelip bağlantıyı kesen donanmasının baş amirali Françesko Gondolmieri adında bir Floransalı idi. Bu amiral, devlet reisliğini oğluna terk ederek Anadolu'ya geçen II. Murad'ın iş başından ayrılmasının Osmanlıları mahvetmek için çok müsaid bir fırsat olduğunu Papa'ya yazmıştı.

Papalar doğu kilisesini yani Ortodoksları, kendilerine bağlayıp hiçe indirmek suretiyle kısmen kırılmış olan nüfuz mıntıkalarını genişletmek için çok çalışmışlar fakat İstanbul’u alan Türkler bütün eski yetki ve ayrıcalıklarıyla Ortodoks kilisesinin dinî haklarını tanıyarak doğu kilisesini himayelerine almak suretiyle Papaların bir kaç yüzyıl uğraştıkları birleşme siyasetini önlemişlerdir.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz