Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Yıldırım Bayezid'in Oğlu Mustafa Çelebi Olayı
Eski İstanbul Fotoğrafları
XVIII. Asırda Garp Ocakları
Eğitim Sistemi
XVIII. Yüzyılda Hindistan'daki İslâm Devletleri ile İlişkiler
Eski Manisa
Zenbilli Ali Cemalî Efendi
Bostanzâde Mehmed Efendi
Tarhuncu Bütçesi
Zaviyeler

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

15. ASIR TÜRK-İSLAM EDEBİYATI

Sayfadaki Başlıklar


ŞEYHÎ (Yusuf Sinâneddîn)
YAZICIOĞLU MEHMED
HACI BAYRAM VELÎ
EŞREF-OĞLU ABDULLÂH-I RÛMÎ
SİNAN PAŞA ( Sinaneddin Yusuf)
MEHMED NEŞRÎ
ÂŞIK PAŞAZÂDE DERVİŞ AHMED
DEVLETOĞLU YUSUF

ŞEYHÎ (Yusuf Sinâneddîn)

Ankaralı Hacı bayram Velî’ye intisabından sonra Şeyhî mahlasıyla anılmaya başlamıştır. Germiyan ve Osmanlı saraylarında hekimlik ve eczacılıkla görevli olarak bulunmuştur. Kendisi şeyh değildir. Onu mutasavvıf bir şair olarak görmek doğru değildir. Diğer dîvan şairleri gibi tasavvuf umde ve remizlerinden faydalanan bir şairdir.

1- Kenzü’l-menâfî fî ahvâli’l-emzice vet-tebâyî
Hekimliğe dair bir eserdir.

2-Dîvan
Muhtelif nazım şekillerinin yer aldığı bu eserinde, tevhid, na’t, kasîde ve gazeller geniş yer alır. Birçok farklı eser vermiş olan Şeyhî’nin en başarılı olduğu saha şiirdir. Evvelâ bir Dîvan şairi hüviyeti taşır. Ona pîşterîn-i şuarâ-yı Rûm, şeyhü’ş-şuarâ unvanları verilmiştir.

3- Hâr-nâme
126 beyitten oluşan bir mesnevîdir. Anadolu sahasının en güzel hiciv örneklerindendir. Eserin kahramanı bir eşektir.

4- Husrev ü Şîrin
Şeyhî’nin şairliğinin kudretini ortaya çıkaran bir eserdir. Menevîdir. Bu eseri en güzel Türkçe Husrev u Şirin olarak görenler mevcuttur.
F.K.Timurtaş’ın tespit ettiği mukayeseli metne göre 6,944 beyitten oluşmaktadir.

Hüsrev ü Şirin hikayesinden önce, dua, tevhid, yaratılmışa ve yaratıcıya taallûk eden bir parça, kitabın nazmediliş sebebi, na’tler, II. Murad için kasideler vb. yer almaktadır.

Eserin sonunda Şirin’in intihar ettiği kısım Şeyhi’nin eserinde bulunmamaktadır. Bunun sebebi; intiharın İslam da onaylanmaması ve bundan dolayı Şeyhi’nin bu kısmı tercüme etmediği veya Şeyhî’nin eseri tamamlamaya ömrünün yetmediği ihtimalleri vardır.

5- Hâb-nâme
Hâb-nâme isimli bir eserin bulunduğundan Osmanlı Müelliflerinde söz edilmektedir.


YAZICIOĞLU MEHMED

XV. asrın ilk yarısında yaşamış II.Murad, Fatih Sultan Mehmed devrinde payidâr olmuş, Molla Fenârî, Ak-Şemseddin, Molla Yegân gibi alimler arasında yer almıştır.

Devlet katipliği hizmetinde bulunmuştur. Muntazam bir tahsil almıştır. Hacı Bayram’a intisap etmiş, halifeleri arasında yer almıştır. Yani tasavvufun derinliklerine nüfuz etmiştir.

1- Muhammediyye
Peygamberimizden aldığı ilham ile yazmıştır. Umumiyetle mesneî şeklinde, beyit beyit kafiyelidir. Eserde tercî-i bend ve terkîb-i bend de bulunmaktadır.
Eserin dili bu gün e kolay anlaşılır bir türkçedir. Uslubu canlı ve hareketlidir. Bu yüzden farklı muhitledeki Türk topluluklarınca benimsenmiştir.
Muhammediyye, İslâmî çerçeve dahilinde tasavvuf3i bir eser olarak, şeriat, tarikat, hakîkat gidiş yolunu belirtmektedir.
Bu eserin taklitleri bulunduğu gibi, ona yazılan nazîreler de bulunmaktadır.

2- Megâri bü^z-zamân
Arapçadır. Sganî’nin Megârib’ine nazîre olarak yazılmıştır. Sesr kainatın yaratılışı, peygamberler, melekler, kıyamet ve Kelâmullah’a müteallik beş megâribe ayrılmıştır.

3- Şerh-i Füsûsü’l-hikem
Muhyi’d-Din Arabî’nin Fûsüs’una yazdığı kısa bir şerhtir.

Müellifin Fatiha Tefsîri de mevcuttur.


HACI BAYRAM VELÎ

Ankaralıdır. İyi bir medrese tahsili görmüştür. Ankara’da müderrislik yaptığı halde tasavvufa yoğunlanlaşmış ve Bayramîye tarikatını kurmuştur.

Şiirler kaleme almıştır. Şiirleri sade ve samimidir. Edebî san’atları kullanabilme kabiliyetine sahiptir.


EŞREF-OĞLU ABDULLÂH-I RÛMÎ

Mısır’dan Anadolu’ya gelmiş bir aileye mensup olduğundan, Rûmî adını almıştır. Öğrencilikten sonra medreselerde hocalık yapmıştır. Bursa ‘lı abdal Muhammed ile tanışınca tasavvufla ilgilenmeye başlamıştır. Emir Sultan’ın tavsiyesi ile Hacı Bayram’a intisap etmiş, Hacı Bayram’ın kızıyla evlenmiştir.

Sonraları Kadiriyye tarikatının Eşrefiieşubasi ile halkı irşada başlamıştır. Bu sebeple ona pîr’i -fukrâ), Elest- nâme, Nasîhat- nâme, Hayret- nâme, Münâcât- nâme, Esrârü’t-Tâlibîn, Tâc- nâme, isimli eserleri de vardır.

Müzekki’n-nüfus
Eşref-oğlu’nun tasavvufî düşüncelerini ifade eden bu eser halk arasında büyük rağbet görmüştür. Evliya menâkibi, tasavvuf esasları, tarikat adabı gibi konular yer almaktadır.


SİNAN PAŞA ( Sinaneddin Yusuf)



Sivrihisarlıdir. Babası istanbul’un ilk kadısı olan alim, şair Hızır bey’dir. Müderrislik yapmıştır. Bir sene Fatih Sultan’ın vezirliğini yapmıştır. Fatih devrinin ileri gelen alimlerindendir. Farklı sanî denilmiştir.

Mutasavvıf şairlerdendir. Samimi bir dili vardır. Sade ve didaktik eserleri olduğu gibi, ruhu kavrayan eserleri de vardır.

Divan

Tarîkat-nâme, Delâlü’n-nübüvve, Fütüvvet-nâme, ibret-nâme, Mâzaret-nâme(hediyyetü’l konularda eser vermiştir. Akla kıymet verir, şüphecidir. Sonraları tasavvufa yönelmiş Şeyh Ebü’l-Vef⒠ya intisap etmiştir.

Tazarruât veya Tazarrû-nâme
En mühim eseridir. Eser müseccâ nesir örneği olarak meşhurdur. Eserde heyecana ait edebî sanatlar bulunur. Bazen süslü uzun cümleler, bazen ise basit cümleler içerir.

Eser peygamberlerin hayatını ve vasıflarının anlatır. Na’tler bulunur. En sonda Şeth Ebü’l Vefa’ya tazarrû’u mevcuttur. Mensurdur.

Nasîhat-nâme
Ahlak hakkında mensur bir eserdir. Ahlak-name, Maârif-nâme de denilmektedir.

Tezkiretü’l-evliyâ
Attar’ın evliya menâkibini almış, ilaveten Attar’dan sonra yaşamış velîlerden bazılarının menâkibini de dahil etmiştir. İslamî Türk edebiyatında geniş yer tutan tezkiretü’l-evliyA kitaplarının yazarları birbirine karışmıştır. Sinan Paşa’nın orijinal nüshası diye gösterilen kitap, Sinan Paşa’nın zamanından bir asır evvel kaleme alınmıştır.

Arapça ilmi risâleleri de vardır. Bazıları şunlardır: Hâşiye alâ şerhi’l Mülehhas, Risâle mine’l-hendese, eş-Şerîf el-Cürcânî vb.


MEHMED NEŞRÎ


Anadoluda bulunmuş ve eğitimini bursa’da tamamlamıştır.

Cihannümâ
En meşhur eseridir. İlk devirden başlayan bir Osmanlı tarihidir. Yer yer Arapça ve Farsça kelimeler bulunmaktadır., Türkçe kelimeler çoktur.


ÂŞIK PAŞAZÂDE DERVİŞ AHMED


Meşhur eseri Osmanlı tarihidir. Halk diline yakın bir Türkçeyle ve destânî bir ifade tarzı içinde yazılmıştır. Padişahları birer derviş-gâzî olarak gösterir. Samimî ve canlı bir söyleyişi vardır.


DEVLETOĞLU YUSUF


Vikâyî-nâme tamâmen diedaktik bir eserdir. Dinî ilimler sahasında ilk manzum, büyük eser sayılamtadır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz