Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Abdülhamit tarafından inşa edilen kışla
OSMAN GAZİ'NİN OĞLU ORHAN GAZİ'YE VASİYETİ
Boynueğri Mehmet Paşa
Kırkdilim Savaşı
Rüstem Paşa
Bunları Biliyor muydunuz -II
Kadı Ali Paşa
Tebrikler
BAŞKA BİR BAKIŞLA ÇANAKKALE ZAFERİ
Güneydoğu Avrupa'ya Göçmen Nakli

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Abaza Mehmet Paşa'nın İsyanı

Sayfadaki Başlıklar


Abaza'nın Sultan Osman'ın Kanını İstemesi
Vezir-i âzamın Abaza Üzerine Tayini

Mehmet Paşa, Canboladoğlu'nun hazinedarı olup genç ve ateşli bir delikanlı idi; Kuyucu Murat Paşa'nın Canboladoğlu'yla olan muharebesinde esir edilmiş ve o sırada yeniçeri ağası bulunan Halil Ağa'nın (iki defa vezir-i âzam olan Halil Paşa) ricası üzerine Murat Paşa tarafından afvolunarak Halil Ağa'nın himayesine girmişti. Halil Paşa kaptanı derya olunca Abaza Mehmet'e deryabeyliği vermiş ve vezir-i âzam olup İran seferine giderken Abaza'yı Maraş beylerbeyi tayin etmişti. Abaza Mehmet Paşa daha sonra yani 1030 H. 1621 M. de Erzurum beylerbeyi olmuştu. Abaza Mehmet Paşa cahil, cesur, sadedil ve aklı gözünde kandırılması kolay bir adamdı.

Abaza Mehmet Paşa'nın Erzurum kalesinden yeniçerileri çıkarması üzerine bunlar İstanbul'a gelerek şikâyet ettiler. Bunun üzerine Abaza'ya Sivas beylerbeyliği verilerek yerine Nasuh Paşa kethüdalığından yetişme Mustafa Paşa tayin edildiyse de Mehmet Paşa, azli kabul etmediği gibi civarındaki Kars ve Ahısha paşalarına da haber gönderip oralardaki kalelerden de yeniçerileri çıkarttırdı. Abaza, Halil Paşa'nın iyiğini görmüş manevî evlâdı olduğu için onun tarafından kendisine nasihat yollu mektup gönderip Erzurum'u Mustafa Paşanın mütesellimine (vali vekili) teslim etmesi yazıldı ise de aldırış etmedi.


Abaza'nın Sultan Osman'ın Kanını İstemesi

Abaza Mehmet Paşa Sultan Osman'ın ölümünü kendi isyanı için iyi bir bahane yaptı. Sekban namıyla başına 30,000 kişi toplayarak Şebinkarahisar'ı aldı ve oranın sancak beyi Murtaza Paşa'yı kendine iltihak ettirdi sonra Sivas ve Ankara üzerine yürüdü; ele geçirdiği yeniçeri, topçu, cebeci, acemi oğlanı gibi kapıkulu ocağı mensuplarını aman vermeyip öldürdü; kapıkulu süvarilerinden (sipah taifesinden) kimseye dokunmadı. Etraf beylerine kendisine iltihak etmeleri için mektuplar gönderdi; bunlardan bir kısmı Abaza ile birleşti, isyanın zahiri sebebi Sultan Osman'ın kanını istemek ve buna sebep olan yeniçerileri öldürmekti.

Abaza Mehmet Paşa 40,000 kişiyi bulan kuvvetiyle Ankara'yı kuşattı; İsanbul'dan Çağalazâde Sinan Paşa'nın oğlu Mahmud Paşa serdar olup Anadolu ve Karaman beyleri ve 4000 yeniçeri emrine verildi. Abaza Mehmet Paşa Ankara'nın iç kalesini alamadığı için Niğde'ye kışlamaya gitti. Abaza'yı isyanında cesaretlendiren Abaza şeyhi diye meşhur olan Sarıbabazade Abdurrahim adında biri idi; bu Abaza'ya Sahib-i huruç olduğunu söyliyerek safdil adamı inandırmıştı.

Bu sırada devletin başına Bağdat sıkıntısı çıkmış olduğundan Abaza isyanı ikinci dereceye düşmüş ve hükümet evvelâ onu halletmeye uğraştığından bu vaziyetten istifade eden Abaza Paşa da mevkiini iyice kuvvetlendirmişti.


Vezir-i âzamın Abaza Üzerine Tayini

IV. Murat'ı hükümdar ilân ettiren Kemankeş Ali Paşa aldatıcı, hilekar ve kötü işler yapan bir adam olduğundan nihayet aleyhtarları fırsat bulup bu arada kendisinin Mısır'dan getirttiği eski darüssaâde ağası Mustafa Ağa'nın hilesiyle katline tuzak kurulmuştu. Bu sırada İran Şahı Abbas'ın Bağdat'ı elde ettiği haberi gelmiş ve pâdişâh bunun aslı olup olmadığını vezir-i azamdan sormuş ise de inkâr etmiş fakat işgalin doğru olduğunun tahakkuk etmesi üzerine düşmanları fırsat bulup fenalıklarını zikreylediklerinden saraya davet edilip öldürülmüş ve yerine kubbe vezirlerinden Çerkez Mehmet Paşa tayin olunup evvelâ Abaza ve sonra da İran seferine memur edilmiştir (14 Nisan 1624/ 1033 Cemaziyelâhır).

Yeniçeri kethüdası Mihaliçli Sarı Mehmed Ağa, bu sefer esnasında ağa kapısında sefere gidecek odabaşılara bu sefer yeniçerinindir; Abaza'nın, başka taife ile husumeti yoktur;
-siz de ona göre kalabalık ile sefere gidin dermiş; bunu duyan Abaza Mehmet Paşa, yeniçeri kethüdasına bir mektup yollayarak ocağı, pâdişâh katilliği ve katilleri himaye ile itham etmişti.

1033 Şabanında (1624 Mayıs) vezir-i âzam ocaklılarla Üsküdar'a geçti. Yeniçeri ağası Boşnak Hüsrev Ağa idi. Vezir-i âzam Konya'ya gelince Abaza 'ya nasihat yollu mektup gönderdi ise de dinlemedi ve şeyhinin sözüyle muharebeye karar verdi. Kayseri sahrasına gelindiği zaman vezir-i âzamin, Abaza ile beraber olarak yeniçerileri kırdıracağı söylentileri çıktı ise de Abaza'nın casusları vasitasıyla orduya giren bu propoganda ocak zabitlerinin nasihatleriyle yatıştırıldı. Abaza, Kayseri ve Sivas taraflarındaki Türkmen uluslarını bir çok vaadlerle kendisine celbetmişti; muharebe başlayıp şiddet kesbettiği ve Abaza kuvvetleri sarsıldığı sırada Türkmenlere haber gönderip onların harbe iştirakini emrettiyse de onlar:
"—Bizim ol yükte bacımız yoktur; somun yedirdiği adamlar ile iş görsün" diyerek çekilip gitmişlerdi. Bu sırada Abaza ile müttefik görünen Sivas valisi Tayyar Mehmed Paşa ile Mürteza Paşa harp esnasında birbirleriyle anlaşarak dönüp Abaza kuvvetlerine kılıç üşürdüler. Neticede Abaza'nın levent ve sekbanları bozulup kaçtılar; Abaza evvelâ hazine sandıklarını kaçırıp arkasından da kendisi kaçtı. Abaza'nın Niğde kalesinde bulunup mağlup olması üzerine oradan kaçırılan zevcesi ile kızı Anadolu beylerbeyi Balıkesirli Solakoğlu İlyas Paşa tarafından takip olunarak yakalanıp serdarın yanına getirildi.

Vezir-i âzam ve serdar Mehmet Paşa, Abaza'yı takip ederek Tercan'a gelmişti. Bu sırada Abaza Mehmet Paşa tarafından affı hakkında serdara mektup ve adamlar geldi; kışın yaklaşması sebebiyle Erzurum muhasarasının mümkün olamayacağı düşünülerek Abaza affolunup Erzurum valiliğinde bırakıldı ve Erzurum kalesine konulacak yeniçerilere dokunmayacağı şart kondu. Bunun üzerine kaleye bir haseki ve 10 bölük başı ile 2000 yeniçeri konulup vezir-i âzam kışlamak üzere Tokat'a geldi (1034 Muharrem / 1624 Ekim). Vezir-i âzam bundan sonra ilkbahardaki seferini Bağdat üzerine yapacağı için ona göre hazırlık yapıyordu. Fakat bu sırada hasta olarak Tokat'a girildikten beş on gün sonra vefat etti (1625 Ocak başı). Yerine Bağdat havalisine vukufu olan Diyarbakır beylerbeyi vezir Hafız Ahmet Paşa tayin edildi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz