Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Tarikatlerde Zikir Usûlü
Yıldırım Bayezid Dönemine Kadar Osmanlı - Bulgar İlişkileri
Karacaoğlan
OSMANLI TÜCCARININ ÜSTÜN AHLAKI
Yeniçerilerin talimleri
Vakıflar
Hicaz'da Osmanlı Hakimiyeti
Hat Sanatı ve El Yazmaları Fotoğrafları
Cezayir Ocağı
Hüseyin Siyret Özsever

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Abdülmecit ve Mustafa Reşit Paşa

II. Mahmut'un ölümü üzerine tahta, oğlu Abdülmecit Efendi geçti. Yeni padişah henüz on sekiz yaşında idi. Bilgisi ve tecrübesi imparatorluğun geçirmekte olduğu büyük buhranı çözmek için yetersizdi. Babasından miras kalan iki pürüzlü problem, devamlı ve anlayışlı bir çalışma istiyordu. Problemlerden biri, Mısır paşası Mehmed Ali ile yapılmakta olan harp, diğeri de Osmanlı Devleti'ne yeni bir düzen vermek için ilânı kararlaştırılmış bulunan "Tanzimat" idi.

Abdülmecit, padişahlığının ilk günlerinde Mısır kuvvetlerinin Osmanlı ordusunu Nizip'te yendiklerini öğrendi. Birkaç gün sonra da, kaptan-ı derya Firarî Ahmed paşanın Osmanlı donanmasını İskenderiye'ye götürerek Mehmed Ali paşaya teslim ettiğini haber aldı. Osmanlı Devleti, artık ordusuz ve donanmasız kalmış bulunuyordu. Yeni padişah, devletin tecrübeli ve iş bilir sayılan adamlarından Hüsrev paşayı sadrâzam, Damat Halil Paşa'yı serasker, Rauf Paşa'yı ahkâm-ı adliye başkanı yapmıştı. Fakat mevcut duruma karşı koymak için bu adamlardan çok Londra elçiliğinde bulunan Dışişleri bakanı Mustafa Reşit Paşa'ya güveniyordu. Mustafa Reşit Paşa Osmanlı Devleti ile Mısır paşası arasındaki anlaşmazlığın çözülmesi için çalışmış olan heyetlerde vazife görmüş ve Paris ile Londra elçiliklerinde bulunmuştu. Bu sebeple Mısır probleminin karakterini ve bu problem hakkında yabancı devletlerin özel düşüncelerini biliyordu. Bundan başka paşa, Paris ve Londra elçiliklerinde bulunduğu sıralarda Fransa ile İngiltere'nin hükümet şekillerini incelemeye ve devrin siyaset adamlariyle Osmanlı İmparatorluğu'nun yapısı hakkında görüşmeler yapmaya fırsat bulmuştu. Mustafa Reşit Paşa Avrupa'da bulunduğu sıralarda Fransa 1830 ihtilâli ile mutlak devlet rejiminden meşrutiyet rejimine geçmişti. İngiltere ise yüzyillardan beri meşrutiyet ile idare olunmakta idi.

Fransa ve ingiltere Avrupa'da liberal devletler blokunu kuruyorlardı. Avusturya, Prusya ve Rusya ise hâlâ tanrı hakları sistemine bağlı idiler. Osmanlı İmparatorluğu esasta liberal bir yapısı olduğu halde şekilde tanrı hakları sisteminde görünüyordu. Halbuki bu sistemin içine giren devletler, Osmanlı İmparatorluğu'nun eskiden beri düşmanı bulunuyorlardı. Osmanlı devleti varlığını kendi kuvvetiyle koruyamayacak dereceye düşmüş olduğundan Avrupa siyasetinde geçen denge prensibinden faydalanması gerekli idi. Bunun için de Osmanlı İmparatorluğu'nun toprak tamlığına taraftar olan İngiltere ile Fransa'ya yanaşması akla yakındı. Bu ise Osmanlı devletinin kuvvetlenmesini sağlıyacak, devlet kurumlarında onların güvenliğini çekecek bir düzenin kurulmasiyle mümkündü. Mustafa Reşit Paşa böyle bir düzenin "Tanzimat-ı Hayriye" ile sağlanacağına inanmakta idi. Tanzimat-ı Hayriye 18. yüzyılın başlarından beri devam edegelen ıslahatın da tamamlanması olacaktı.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz