Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Mahmudiye Kalyonuna Ait Kırım Harbi ile İlgili Efsaneler
Kütahya Kurşunlu Cami
Karaman Yunus (Kirişçi Baba) Camisi
İbşir Mustafa Paşa
FATİH VE MOLLA HÜSREV
Ocağın mevcudu
AZEB (Askeri Ordu)
Osmanli Tarihi 1600-1700 Yillari Arasi Onemli Olaylar
III. Murat'ın Şahsiyeti
Savaşlar

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Anadolu Beylikleri Aydınoğulları Beyliği

Sayfadaki Başlıklar


UMUR BEYLİĞİ

UMUR BEYLİĞİ

Eski İyonya bölgesinde bir beylik kurmuş olan Aydınoğlu Mehmed Bey, ilk zamanlarda Germiyan ordusu subaşısı yani kumandanı idi. Germiyan oğlu Yakub Bey, Aydınoğlu'nu Ege taraflarına göndermiş ve o da zabtettiği yerlerde —ki zabt edilen yerler zabt edenin iktaı sayılırdı— bir beylik kurmuştur. Cami'ü'd-Düvel, Aydınoğulları'na ait olarak Ayasoluğ, Güzelhisar, Çeşme, Sultan hisarı, Kestel, Bozdoğan, Yenişehir, Alaşehir, Birgi, Arpa, Sard, Köşk, Bayramlı, Ortakçı, Karacakoyunlu, Aydın İnegölü, Balat, Nazilli, Kuşadası, Urla, Kelas, Ezine, Akcaşehir, Sivrihisar, Balyambolu, Bayındır, Karaburun, Nif, Etye, Kızilhisar şehirlerini saymaktadır. Fakat bunlardan Alaşehir Rumların elinde olup Balat Menteşe oğullarına aittir. Nif 'in sonradan Aydınoğulları Beyliği'ne geçtiği anlaşılıyor. Fakat zannıma göre Müneccimbaşı bu kasabaları sonraki Osmanlı sancak teşkilâtına göre tetkik etmeden gösterdiği için karıştırmıştır.

Batı Anadolu'da Büyük Menderes nehrinden kuzeye olan Türk istilâsı şu suretle gelişmiştir. Lidya, Eolya'dan kuzeye doğru Mizya (Balıkesir ve havalisi) ve Hellesponfa kadar olan yerler Kalem Bey ile oğlu Karası tarafından ve Filadelfiya yani Alaşehir batısından itibaren Ege denizine doğru olan saha Saruhan Bey tarafından ve Büyük Menderes'ten itibaren Tire, Birgi ve Ayasoluğ taraflarını da Menteşe beyin damadı Sasa Bey almışlardı (1304). Fakat Sasa Bey'e karşı rakip çıkan Germiyan subaşısı Aydınoğlu Mehmed Bey buraları 1307'de Sasa Bey'in elinden almış ve aralarındaki muharebede Sasa Bey maktul düşmüştür.

Daha sonra yani 1310'da Mübarizüddin lâkabını alan Mehmed Bey, müslüman İzmir'ini ve 1326 senesinde de Sahil (Kâfir) İzmir'ini aldı ve Birgi'yi kendisine merkez yaptı ve beyliği mıntakalara ayırarak oğullarını oralara tâyin etti. İzmir ve Ayasoluğ (Selçuk)'da donanma vücuda getirilerek denizde faaliyete başlandı. Babası tarafından İzmir beyi olan Umur Bey donanmasıyla korsanlık yapmak suretiyle şöhret kazandı. Büyük biraderi Ayasoluğ beyi Hızır Bey de Ayasoluğ'daki donanmasıyla bazan kardeşi Umur'la beraber sefere çıkıyordu. Gazi Umur'un Sakız, Bozcaada, Ağrıboz, Mora ile Rumeli sahillerine yaptığı akınlar etrafa dehşet vermişti.

Bizans İmparatoru Üçüncü Andronikos'un Midilli ve Foça'daki âsi Cenevizliler üzerine donanma ile yaptığı harekâtta Saruhan donanmasıyla beraber Umur Bey de donanmasıyla İmparatora yardım etmişlerdir (1336).

Bu sefer esnasında Umur Bey, imparatorun büyük domestiki Kantakuzen'le tanışmış ve dost olmuştur. Umur, deniz seferlerine devam ederek Doğu Akdeniz'deki adalarda bulunan Lâtinleri, Rodos şövalyelerini ve Mora'yı sindirdi. Karadeniz seferi yaparak Kili ve diğer o sahilleri vurdu. Bizanslılara karşı olan Arnavutluk isyanı Umur'un yardımıyla bastırıldı.

1341'de imparator Andronikos'un vefatı üzerine büyük Domestik henüz küçük yaşta olan yeni imparatora vasî oldu. Kendisine rakip olan Apokok ve küçük imparatorun validesi Anna ile mücadeleye başladı.

Dimetoka'ya giden Kantakuzen orada imparatorluğunu îlân eyledi. Bu suretle meydana gelen saltanat mücadelesinde Umur Bey dostu olan Kantakuzen'e yardım ederek onu tehlikeli durumlardan kurtardı.

Amansız deniz seferleri dolayısiyle âciz kalan Ege adalarındaki Latinler ve İstanbul'da çocuk imparatorun validesi, Papa VI. Kleman'a müracaat ederek Umur'a karşı yardım istediler. Bunun üzerine Papa'nın donanmasıyla Venedik, Ceneviz, Rodos şövalyeleri ve Kıbrıs krallığı donanmaları birleşerek İzmir'e hücum ettiler. Kantakuzen'e yardımdan dönmüş olan Umur Bey müdafaada bulundu ve ilk taarruzu def etti ise de ikinci hücumda Sahil İzmir alındı ve Umur Bey yukarı İzmir'e çekildi (1344 Aralık). Latinler, sahil İzmir'den ileri gidemediler; Sahil İzmir'i almak için münasip zaman beklemek için Umur Lâtinlere mütareke teklif etti ve bu suretle mücadele geçici bir süre durdu.

İzmir'in işgali neticesinde Umur'un donanmasını Lâtinler yakmışlardı. Denizdeki faaliyetine halel gelen Umur Bey, Saruhan Bey'in oğlu Süleyman Bey de beraberinde olarak Edirne taraflarında zor durumda bulunan Kantakuzen'e yardım etmek üzere Kara yoluyla Çanakkale boğazı'na gidip Karesi oğlu Süleyman Bey de beraber olarak oradan -herhalde Karesi beyliği donanmasıyla Rumeli'ye geçti; Kantagüzen'le beraber İstanbul üzerine yürürlerken Saruhan'ın oğlu Süleyman Bey'in vefatı üzerine Umur, geri dönmeye mecbur oldu, ve Süleyman Bey'in cesedini getirip babasına teslim ederek memleketine döndü ve Kantagüzen, Umur'un tavsiyesiyle Osmanlı hükümdarı Orhan Bey'le anlaştı.

Bu sırada Papa, iyİzmir harekâtının devamını istediğinden Vinnois dükü Dauphin Humbert —ki Türk vekâyinâmelerinde Turfil diye meşhurdur— Lâtin kuvvetleri kumandanı olarak l346'-da İzmir'e bir ihraç harekâtı yaptı ise de bir netice elde edemedi ve çekilip gitti; bunun üzerine Umur, Sahil İzmir üzerine taarruzunu arttırdı. Papa'dan yardım gelmeyince kaledeki Lâtinler 1347'de Umur'la mütareke yaptılar; Ayasoluğ'daki Türk donanması tekrar faaliyete başladı. Ticaretlerine halel gelen Rodos şövalyeleri, bazı imtiyazlar elde etmek şartiyle Sahil İzmir'i, Aydınoğlu'na terk etmek üzere bir anlaşmaya vardılarsa da Papa bu anlaşmayı kabul etmedi.

İşini silâhla halletmeğe karar veren Umur Bey, askerinin önünde olarak kaleye hücum ettiği sırada okla alnından vurularak şehid düştü, ve cesedi Birgi'ye götürülerek babasının yanına defnedildi (1348). Umur Bey adına Mesud bin Ahmed'le yeğeni İzzeddin Ahmed taraflarından nazmedilmiş 5568 beyitli Süheyl ü Nevbahar manzumesi ile bundan başka yine Umur Bey adına Farscadan Türkçeye çevrilmiş olan Kelile ve Dimne vardır. Ayrıca Umur adına yazılmış Tabiat-nâme adlı Türkçe manzum bir eserden bahsediliyor.

Umur'un şahadeti üzerine büyük biraderi Ayasoluğ Emiri Hızır Bey, Aydın beyi oldu; ama biraderinin enerjisine sahip değildi; Lâtinlerle 18 Ağustos 1348'de yirmi madde üzerine ağır bir muahede imzalamağa mecbur oldu. Bu muahede mucibince, Aydınoğulları Beyliği donanması silâhtan tecrid ediliyor ve gümrük resimlerinin yarısı Lâtinlere bırakılıyor, Lâtin donanmalarının serbest olarak limanlara girip çıkmasına müsaade olunuyor, onların dostuna dost, düşmanına düşman olmaları kabul olunuyordu.

Umur'un ölümüyle Aydınoğulları Beyliği'nin faaliyetleri durdurulmuş ve bu anlaşma ile Lâtinler Aydın oğulları Beyliği iskelesi vasıtasiyle buraların emtiasından —ki ipekli, zahire, miyankökü, halı, balmumu vesaire gibi Menderes havzası mahsulleri idi— külliyetli menfaat temin ettiler.

Umur'dan sonra Hızır Bey zamanından itibaren Ayasoluğ, Aydınoğulları Beyliği'nın merkezi olmuştur. Hızır'ın vefatı tarihi belli değildir; fakat Subhü'l-Aşa 767 H./1365 M.'de Âydınoğlu Beyliği'nde Hızır'ın en küçük kardeşi İsa Bey'in bulunduğunu yazdığına göre ölümü bu tarihten evveldir. İsa Bey zamanına ait bilgimiz yoktur, yalnız Memlûk sultanı diğer bazı Anadolu beyleri gibi bunu da 1365 tarihli bir mektupla Frenklere karşı cihada davet etmiştir. 1389'da Murad Hüdavendigâr, Kosova Muharebesi'ne giderken Anadolu beylerinden de yardımcı kuvvet istemiş ve İsa Bey ile Saruhanoğlu'nun kuvvetleri Osmanlı ordusunun sol cenahında bulunmuşlardır.

1390'da Anadolu beyliklerini istilâya başlayan Yıldırım Bayezid, Rumların elindeki Alaşehir'i aldıktan sonra Aydınoğlu memleketlerine gelmiş, İsa Bey mukavemet etmemiş, bunun üzerine Bayezid kendisini Tire'de oturtarak vakıflarının ve tımarının idaresini İsa bey'e bırakıp diğer yerleri Osmanlı arazisine katmıştır. Bayezid, İsa Bey'in kızı Hafsa hanım'ı nikahlamıştır. Bu suretle Aydın Oğlu beyliği Ankara Muharebesi'nin sonuna kadar Osmanlılarda kalmıştır.

İsa Bey'in Tire'de bulunurken hangi tarihte vefat ettiği bilinmiyor; kabri Birgi'deki babasının türbesindedir. İsa Bey ilim ve ulema ile alâkalı bir zattır. Meşhur Tabip Hacıpaşa Hızır bin Ömer
Şifaü'l-eskam ve devaü'l-âlam isimli tıbbî eserini 783 H./ 1381 M.'de Ayasoluğ'da tamamlayarak İsa Bey'e ithaf etmiştir. İsa Bey adına diğer eserleri de vardır. Dukas, bir çok ilimlere ve tıbba da vakıf olan babasının İsa Bey tarafından himaye edildiğini beyan ediyor. İsa Bey'in Ayasoluğ yani Selçuk'ta 776 H. / 1375 M.'de yaptırmış olduğu bir camii vardır.

Ankara Muharebesi'nden sonra Timur tarafından memleketleri kendilerine verilen Anadolu beyleri arasına İsa Bey'in oğulları Musa (Dukas buna İsa diyor) ile kardeşi Umur Bey'ler de vardır (1402). Bunlardan Musa Bey 1403'te vefat etmesi ile İkinci Umur Bey Ayasoluğ'da Aydın Oğulları beyliği ile yalnız kalmış ise de bu defa da kendisine İzmir taraflarında bulunan amcası İbrahim Bey'in oğlu Cüneyd Bey rakip çıkmıştır.

II. Umur'la, Cüneyd arasında muharebe olmuş, Umur Ayasoluğ'dan kaçmış ve Menteşe beyinin yardımiyle gelip Ayasoluğ'ı istirdat etmiş ve elde ettiği Cüneyd'in kardeşi Kara Hasan'ı, Menteşeoğlu Mamulas denilen Marmaris kalesinde hapsetti ise de Cüneyd bir kadırga ile gelerek kardeşini kurtardı ve sonra tekrar Ayasluğ üzerine yürüdü ve nihayet Umur'a damat olarak idareyi ele aldı ve 1405'de Umur'un vefatı üzerine Aydın beyliği ona geçti.

Osmanlı şehzadeleri arasındaki saltanat mücadelesinde Cüneyd Bey bir ara Çelebi Mehmed'in yüksek hâkimiyetini kabul etti ve sonra Süleyman Çelebi'ye tâbi oldu; Karaman ve Germiyan beyleriyle beraber Süleyman Çelebi ile harb etmek istediyse de müttefiklerinin kendisini yakalayacaklarından korkarak Emir Süleyman'a dehalet etti ve o da kendisini alarak Rumeli'ye götürüp Ohri sancak beyliğini verdi.

Cüneyd, Emir Süleyman Çelebi ile kardeşi Musa Çelebi arasındaki hâdiseler de vaziyeti müsaid görüp Aydın iline kaçtı; zahiren Musa Çelebi tarafında idi. Mehmed Çelebi, biraderi Musa'ya galebe edip 1413'de Osmanlı devletini bir idare altında toplayınca Anadolu'ya geçip Cüneyd Bey üzerine yürüdü. Cüneyd, pâdişâha dehalet etti, fakat yerinde bırakılmayarak Rumeli'ye geçirilip Niğbolu sancak beyliğine tâyin olundu.

Çelebi Mehmed zamanında tarihlerde Düzme Mustafa denilen Yıldırım oğlu Mustafa Çelebi; Eflak'a, geçirilip orada hükümdarlık iddiasıyla Rumeli'ye geçtiği sırada Cüneyd Bey de kendisine iltihak ederek ona vezir oldu. Çelebi Mehmed, acele yetişip bunları Selanik taraflarında mağlup etmesi üzerine Mustafa Çelebi ile Cüneyd Selanik kalesine kaçtılar. İmparator bunları teslim etmemekle beraber Sultan Mehmed sağ oldukça salıvermiyeceğini taahhüt ile senelik masraflarına mukabil bir para verilmek suretiyle her ikisi de Limni adasında muhafaza altına alındılar.

Çelebi Mehmed'in 1421'de vefatı üzerine İmparator Manuel; kendi lehine Mustafa Çelebi ile muahede akteddik-ten sonra bunları Rumeli'ye çıkardı. Osmanlı vekayii kısmında görüleceği üzere Cüneyd Bey ikinci Murad tarafından eski beyliği verilmek suretiyle gizlice ele alınarak Mustafa Çelebi'den ayrıldı ve doğru İzmir taraflarına gitti ve Ayasluğ beyi olan Aydınoğlu Mustafa Bey'i öldürerek oralara sahip oldu; merkezi İzmir'di.

Kendisi didişken bir adam olup Ayasluğ beyi Yahşi Bey ile uğraştı; maksadı eski Aydınoğulları beyliğini tamamen elde etmekti. Üzerine Anadolu Beylerbeğisi Oruç Bey ile kuvvet sev-kedildi ve mağlup oldu ise de fırsat buldukça meydana çıkarak Osmanlı kuvvetlerini uğraştırıyordu. Bu halden dolayı canı sıkılan ikinci Murad vezirlerini tehdit ederek Gün ey d işinin kat'i surette hallini emretti. Cüneyd'in üzerine tâyin edilen Hamza bey Salihli civarında Güneyd'le çarpıştı ve Cüneyd'in oğlu Kurd Hasan, Osmanlı kuvvetinin bir cenahını bozarak kaçanları takip ile babasının kuvvetlerinden uzak düşmesi üzerine bir taraftan Kurd Hasan'ın gerisi kapanarak diğer Osmanlı kuvvetleri de Cüneyd'in üzerine hücum etmeleriyle Cüneyd kaçtı ve takipten geri dönen Kurd Hasan da kapana düştü ve yakalandı; (Dukas'ın yazdığına göre) Edirne'ye Sultan Murad'a gönderildi ve amcası Hamza Bey ile beraber Gelibolu kalesinde hapsedildi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz