Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Merhamet bütün canlılara
Yunus Emre
Kervansaraylar
Anadolu Beylikleri Menteşeoğulları Beyliği
Tarihte Haziran Ayı Olayları
Hacı İvaz Paşa
Kapıkulu Süvarileri
Rasıh
Edebî Akımlar
Fahreddin Acemî

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Anadolu Beylikleri Saruhanoğulları Beyliği

Sayfadaki Başlıklar


SARUHAN OĞULLARI (SARUHANOĞULLARI) BEYLİĞİ

SARUHAN OĞULLARI (SARUHANOĞULLARI) BEYLİĞİ

Selçukîler tarafından Bizans hududuna iskân edilen Türk aşireti reisi Saruhan Bey tarafından ondördüncü asır başlarında Lidya'da Hermon (Gediz) nehri vadisinde kurulmuş olan beyliğe Saruhan Oğulları Beyliği denilir.

Beyliğin müessisi olan Saruhan'ın, Celalettin Harzemşah'ın (Harezmşah) ölümünden sonra 629 H./1232 M. de büyük Alâüddin Keykubad tarafından hizmete kabul edilen Harezm Emirlerinden Saruhan Bey'in torunu olması kuvvetli ihtimal dahilinde olup Alaşehir ve havalisinde Harezm (Horzom) isimli köyler de bulunmuş olması bunu gösterir. Germiyan beyliği müessisi olan ailenin de Harezm Türkmenlerinden olmaları ihtimalini de o kısımda göstermiştik. Bundan dolayı bir faraziye olarak Saruhan Bey'in de Aydınoğlu gibi Germiyan oğulları'yle az çok bir münasebetleri olacağı hatıra gelmektedir.

1305'den itibaren diğer Türk aşiretleri gibi Lidya'nın batısına Ege denizi sahillerine doğru ilerleyen Saruhan Bey 1313'de Sipil Manisası denilen şimdiki Manisa'yı zabtetmiş ve sahile kadar hududunu dayamış ve bu kuruluş devri esnasında denizciliği de ele alarak donanma yapıp korsanlığa başlamıştır.

Cami-üd-düvel, Saruhan Beyliği'nin Manisa'dan başka Güzel-hisar (Menemen), Akhisar, Tarhanyat, Marmara, Gördek, Gördes, Kayacık, Atala, Demirci, Nif, İlıca, Turgutlu (Kasaba), Karacalar ve Foça'ya sahip olduklarını beyan ediyor; şu halde bunların doğu hududu Germiyan beyliği oluyor.

Mesalik-ül-ebsar'a göre XIV. yüzyıl ortalarına doğru Saruhanlı Beyliği'nin onbeş şehri, yirmi kalesi, on bin askeri ve Saru-han'ın kardeşi olan Nif (Kemal Paşa) beyi Ali Paşa'nın da sekiz şehri, otuz kalesi, okçulukta mahir çok yaya askeri ve sekiz bin de atlı askeri ve bir hayli da donanması varmış.

1335'de Midilli ve .Foça'daki Cenevizliler Bizans Imparatoru-na karşı muhalif cephe almaları üzerine Üçüncü Andronikos donanmasiyle o taraflara gelmiş ve Saruhan bey'den de yardım istemişti. Saruhan Bey, oğlu Süleyman ile memleketinin yirmi kadar ileri gelenlerinin Cenevizliler tarafından esir edilmelerinden dolayı Cenevizlilere muğber olduğundan imparatorun teklifini kabul ile bizzat muhasaraya iştirak etmiş ve bu suretle Cenevizliler itaate mecbur olmuşlardır.

1333'de Anadolu'yu gezen îbn-i Batuta Manisa'da Saruhan Bey'i ziyaret etmiştir. Saruhan Bey, büyük oğlu olup Aydınoğlu Umur Bey'le Kantagüzen'e yardım etmek üzere Rumeli'ye geçip vefat eden Süleyman adındaki oğlunun ölümünden müteessir olarak az sonra yani 746 H./1345 M. de vefat etmiştir.

Saruhan Bey'den sonra yerine oğlu Fahreddin İlyas bey geçmiştir. Bunun zamanında yani 1356 da Osmanlı hükümdarı Orhan Bey'in oğlu Halil'i İzmit limanında bir deniz gezintisi yaparken Foça Cenevizlileri yakalayıp Foça'ya götürmüşlerdir. Bunun üzerine Orhan Bey, imparatora müracaat ederek oğlunun kurtarılmasını rica etmiş ve o da Halil'in verilmesini bildirmiş ise de Foçalılar bu teklifi red eylemişlerdi. Bunun üzerine İmparator Yuannis Paleolog bir donanma ile Foça'ya gitmiş ve orayı muhasara altına almıştı. Foçalıların müttefiki olan Saruhan oğlu İlyas Bey'i bir takım vaidler ve rütbelerle kendisine celbeden imparator, onu Foçalıların ittifakından ayırmış ve bu suretle Foça'nın karadan da muhasarası mümkin olmuştu.

İmparatorla pek samimî dost olan îlyas Bey, kendisini sık sık ziyaret eden İmparatoru yakalayarak külliyetli bir fidye-i necat almağı kurmuş ve bu tasavvurunu bilen bir adamı, keyfiyetten Yuannis'i haberdar etmişti. İmparator bunu bilmemezlikten gelerek bir müzakere zımnında İlyas Bey'i donanmasına davet etmiş ve gelir gelmez geminin demirlerini alıp açılarak İlyas'ı tuzağa düşürmüştür. Nihayet Îlyas Bey teşebbüsünü itirafa mecbur olmuş ve zevcesinin fidye-i necat olarak verdiği bir miktar parayı kabul ve bakiyesi için de Îlyas Bey'in çocuklarını rehin alarak kendisini serbest bırakmıştır.

Zamanı vekayiine dair bu kadar bilgimiz olan İlyas Bey 766 H./ 1364 M. de vefat ederek yerine oğlu Muzafferüddin İshak Bey geçmiştir.

İskenderiye'nin Kıbrıs kiralı tarafından işgali üzerine Memlûk Sultanı tarafından Frenklerle cihad için Anadolu beylerine gönderilen 767 Şevval 1366 Haziran tarihli olarak İshak beye yazılan nâmeden onun bu tarihte hükümdar olduğunu öğreniyoruz. Manisa'da yaptırmış olduğu tesislerde kendisine Sultan-ı azam ve sair tumturaklı elfaz ile Mücahid gazi unvanı verilmiş olan îshak Bey hakkında bir bilgimiz yoktur. 790 H./1388 M. de vefat ederek Manisa'da medresesi yanındaki türbesine defnedil-miştir. Orhan ve Hızırşah isimlerinde iki oğlu vardı. Yerine oğlu Orhan geçmiştir. Kosova muharebesinden sonra Yıldırım Bayezid 1390'da Anadolu'ya geçerek Germiyan, Aydın ve Saruhan beylikleri üzerine yürümesi üzerine Orhan bey kaçmış ve memleketi Karası sancağiyle beraber Bayezid'in oğlu Ertuğrul'a verilmiştir.

Ankara muharebesinden sonra Timur tarafından Orhan'a eski beyliği verilmiştir (1402). Orhan'ın 806 H./1403 M. tarihli bir bakır sikkesi vardır. Orhan'ın biraderi Hızırşah ile mücadele ederek Osmanlılara iltica ettiği zan olunur. Hızırşah Osmanlı şehzadeleri arasındaki saltanat kavgasında Aydınoğlu Cüneyd Bey'le beraber Çelebi Mehmed'le mücadele eden kardeşi Isa Çelebi'ye yardım etmişti; Çelebi Mehmed, İsa'yı mağlup etmiş ve daha sonra Emir Süleyman Çelebi'nin katli dolayı-siyle Anadolu'da tamamen tehlikesiz vaziyette kalan Çelebi Mehmed, Cüneyd Bey üzerine yürüyüp onu yola getirdikten sonra birden bire Manisa'ya taarruz ile kaçmasına meydan vermeden Hızırşah'ı hamamda yakalayarak yalvarmasına bakmayıp katlettirmiştir (813 H./1410 M.).

Hızırşah, öldürüleceğini anlayınca iki vasiyette bulunmuş. Birisi babasının yanına defn edilmesi diğeri yapmış olduğu vakıflara riayet olunması. Katlinden sonra Çelebi Mehmed her ikisini de yerine getirmiştir. Manisa sancağı tapu kayıtlarında Hızır Bey'in hayli vakfı görülmektedir.

Hızırşah'ın katliyle Saruhan beyliği Osmanlı idaresine geçmiştir. Saruhan Bey'in kardeşi Ali Paşa Nif (Kemal Paşa)'de Devlet Han oğlu Yakup Demirci'de Yusuf ve tdris Çelebilerin Gördes ve Kayacık'da bulundukları vesikalardan anlaşılıyor.

Saruhan Oğulları Beyliği'nin Lâtinlerle ticarî münasebetleri dolayısiyle Jigliyati sikkeleri vardır. Bunlardan şimdiye kadar İshak ve Hızırşah ve Orhan Beylerin islâmî sikkeleri elde edilmiştir. Saruhanoğulları Beyliği'nin Manisa, Gördes, Demirci, Menemen'de bazı tesisleri vardır. Nasir-i Tûsî'nin "Bahnâme-i Şâhî" isimli eseri Saruhan oğulları'ndan Sultan Yakub bin Devlet Han adına tercüme edilmiştir.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz