Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Kuyucu Murat Paşa
Cezayir'in daresi
Kemankeş Kara Ali Paşa
Yeniçeriler
Galata ve Pera
SULTAN III. SELİM'İN DUASI
XV. Yüzyıl Ortaları ile XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Telif ve terceme Olunan Eserler ve Müellifleri
İngiltere - Osmanlı İlişkileri ve İngilizlerle İlk Temas
XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna Kadar Deliler
Hocazâde Mesud Efendi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Atatürk’ün annesinin, Latife Hanım’a tek vasiyeti

Sayfadaki Başlıklar


Atatürk’ün annesinin, Latife Hanım’a tek vasiyeti
"LATİFE, CANIN PAHASINA ENGEL OL"

Atatürk’ün annesinin, Latife Hanım’a tek vasiyeti

Kurtuluş Mücadelesi’nin başkomutanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Uşşakizade ailesinin kızı genç Latife ile 11 Eylül 1922’de tanıştı. Yani Türk ordularının İzmir’e girişinin üzerinden sadece iki gün sonra.

Başkumandan’ın İzmir’e geldiğini duyan 22 yaşındaki Uşşakizade Latife, kumandanlık karargahına gitti ve güvenlik görevlilerini aşarak bir şekilde Gazi Paşa’ya ulaştı. Paşa'dan güvenliği gerekçesiyle Göztepe’deki konaklarında kalmasını istedi.

Genç Latife, öğrencilik yıllarında yurt dışında iken bir yabancı gazetede, Gazi Paşa’nın resmini gördüğünde kesip göğsündeki kolyede taşımaya başlamıştı. Tek taraflı sevdiği komutan ile ilk böyle karşılaşır. Dahası ona kolyesini gösterdi.

Gazi Paşa, iki gün Karşıyaka İplikçizade Köşkü’nde ve Kordonboyu’nda bir evde kaldı. 13 Eylül’de başlayan büyük İzmir yangını üzerine, Latife Hanım’ın davetini kabul etti ve Göztepe’deki köşke geçti.

Bu konaklama, 5 dil konuşabilen 3 dili yazabilen Latife Hanım’ın kaderini değiştirdi. Gazi Paşa, o sırada köşkte büyükannesi ve dadısı ile kalan Latife Hanım’a ilgi duydu. Gazi Paşa, Ankara’ya döndükten sonra da irtibatları sürüp gitti.

Zübeyde Hanım, bir süre sonra hastalandığında doktorları ona deniz kıyısında bir yerde yaşamasını söyledi. Oğlunun evlenmek istediği kızı da çok merak etmekte idi. Bu sırada Latife Hanım da başyaver Salih Bozok ile yazışarak, Zübeyde Hanım’ı köşkte ağırlamak istediğini söylemekte idi.

Zübeyde Hanım, Gazi Paşa’nın özel tahsis ettiği trenle Salih Bozok’un nezaretinde İzmir’e gitti. Uşşakizade Köşkü’ne yerleşti. Aralık ayında İzmir’e gelen Zübeyde Hanım, vefat ettiği 14 Ocak 1922 tarihine kadar bu köşkte yaşadı.

***

Annesinin vefatında yurt gezisinde olan Gazi Paşa, İzmir’e ancak harp oyunları dolayısıyla gidebildi. Latife Hanım’ın babası Muammer Bey de yaşadığı yurt dışından vatana dönmüştü. Gazi Paşa, Salih Bozok vasıtası ile Muammer Bey’e, kızı Latife ile evlenmek istediğini bildirdi.

29 Ocak 1923 tarihi geldiğinde yaşanacakları yalnızca Muammer Bey, Latife Hanım ve Gazi Paşa biliyordu. Salih Bozok ise yaptığı elçiliklerden dolayı haberdardı.

İzmir Belediyesi’nin verdiği kutlama yemeğinin geç vakitlerinde Gazi Paşa yakın arkadaşı Asım (Gündüz) Paşa’yı yanına çağırdı:

- Yarın Mareşal’le (Fevzi Paşa), Kazım (Karabekir) Paşa’yı alarak saat 10.00’da bana çaya gelin.

Ertesi gün iki isimle birlikte köşke giden Asım Paşa, Vali Abdülhalik Renda ile Kazım (Özalp) Paşa’yı da karşısında gördü. Birlikte sohbet edilirken, Müftü Rahmetullah Efendi de salona girdi.

Gazi Paşa, müftüyü ayağa kalkarak karşıladı ve şöyle konuştu:

- Eğer genç olsaydım, bu töreni başka türlü yapmak isterdim. Latife Hanım’ı bir ata binip koşturur, kaçırtır alırdım ama şimdi bunu yapacak kadar genç olmadığımı anlıyorum. (Fevzi Paşa’ya dönerek) Paşam, siz benim, Abdülhalik Bey de Latife Hanım’ın şahitliğini kabul buyurun da... nikâhımızı kıyıverin.

Bu konuşmalar sonrasında müftü, Gazi ile Latife Hanım’ın nikâhlarını kıydı.

Gazi Paşa’nın 29 Ocak’ta Latife Hanım ile başlayan evliliği 2 yıl 6 ay 4 gün sürdü. Sonra bir yurt gezisinde talihsiz bir tartışma ile sona erdi.

İki isim, daha evliliklerinin ilk aylarından itibaren sorun yaşadı. Yaşanan sıkıntıların temelinde iki sorun vardı. Birincisi, Atatürk’ün “Mutat Zevat”ın yüzünden bir türlü düzenli bir hayata geçiş yapamaması, diğeri ise Latife Hanım ile kişiliklerinin uyuşmaması.

Çünkü, Atatürk ve Latife Hanım aynı karakterde idiler. İkisi de tam bir güçlü kolorik. Yakından tanıyanların ifadesi ile Latife Hanım, Atatürk’ün dişi versiyonu.

Bilindiği gibi evliliklerde aynı karakterdeki çiftler birbiri ile pek geçinemez. Uzun süreli ve sağlıklı evliliklere bakıldığında hep zıt karakterleri görürüz. Güçlü kalorik biri, barışçıl soğukkanlı biri ile iyi bir evlilik yürütüyor. Melankolik biri, yaptıklarına kızsa da popüler optimist biri ile sağlıklı ilişki yürütüyor.

"LATİFE, CANIN PAHASINA ENGEL OL"

Genç gazeteci-yazar Fatih Bayhan, Latife Hanım’ın hayatını konu alan bir kitap yayınladı. Dün akşam, Dolmabahçe Sarayı’nda kitabının tanıtımını yaptı. Çok nezih bir davetli topluluğunun katıldığı gecede Latife Hanım’ın ailesini temsilen bir isim de vardı.

Mehmet Sadık Öke, Latife Hanım’ın kızkardeşi Vecihe İlmen’in torunu. Mehmet Sadık Öke ile davet boyunca uzun süre sohbet etme imkanı buldum. Gerçekten bir beyefendi. Entelektüel bir birikime sahip.

Bütün aile fertleri gibi, Latife Hanım’ın 5 Ağustos 1925'de Atatürk’e verdiği söze harfiyyen sadık kalmaya çalışıyor. Çocukluğu Latife Hanım ile birlikte geçen 40 yaşındaki Mehmet Sadık Öke, “Latife Teyzemin verdiği sözü bozacak bir şey söylemek istemem” diyor.

Sanki Atatürk, “Senden asker sözü istiyorum Latife. Bu evlilikle ilgili bir şey anlatmayacaksın” sözünü yalnız Latife Hanım'dan değil, bütün aile fertlerinden teker teker almış gibiydi. Yakınları, Latife Hanım’ın hatırasına konuşmamayı seçiyorlar.

Mehmet Sadık Öke, ilk kez Dolmabahçe Sarayı’nda bir anekdotu bizimle paylaşıyor. Daha doğrusu teyzesinin bir sırrını. Zübeyde Hanım’ın, ölmeden önce gelip bir ay kadar konakladığı Uşşakizade Köşkü’nde yaşanan bir sır bu…

Zübeyde Hanım, hastalığının ağırlaşmaya başladığı bir gün, Latife Hanım’ı yanına çağırıyor. Oğlunun içkiye olan düşkünlüğünden rahatsız olan ve bu alışkanlığının onun hayatını söndüreceğini bilen Zübeyde Hanım şöyle diyor:

“Bak Latife, canın pahasına oğlumun içkisine engel ol.”

Zübeyde Hanım'ın bu vasiyeti, Latife Hanım'ın, Çankaya Köşkü'nde Atatürk'ü kızdırma pahasına bazı şeyleri niçin yaptığını anlatıyor sanıyorum.


Ünal TANIK
tanik@haber7.com

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz