Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Yusuf Ziya Ortaç
Cebeci ocağı
Karagöz Hacivat Genel Yapısı
Memikzâde Mustafa Efendi
Kizil Sultan'i kim, niçin uydurdu ?
Necip Fâzıl Kısakürek
Mehmed Âkif Ersoy'dan ölümsüz çağrı
Kaygusuz Abdal
İstanbul’da Osmanlı dönemi hanım hayır severler ve vakıfları (2)
Tarihte Şubat Ayı Olayları

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Bahr-ı Tevîl

Ölçülü ve uzun nesir cümleleri niteliğinde uyaklı dizelerden meydana gelen bir biçimdir. Dizelerin ölçüsü, herhangi bir kalıbın ana parçalarından yani, "fe’İlâtün", "fâ'ilâtün", "mefâ'îlün", "müstef'ilün" gibi parçalarından birinin arka arkaya yinelenmesivle yazılır. Dizelerde seciler de yapılır. Çok az kullanılmış bir biçimdir. Şeyh Galib'den bir örnek:

Mısra'-ı Evvel (birinci cüz, ölçüsü: 74 fe'ilâtün)

Ey gül-istân-ı letafette hezâr işve vü nâz ile yetişmiş gül-i ra'nâ sana gûyâ ki edip müşg-i sehâb u mey-i gül-gûn u gül-âbı dahi bârân edip enfâs-ı Mesihâ'yı nesîm eyleyip envâ'-ı nezâketle taravetle verip perveriş etmişler o ruhsâreyi yüz reng-i bahârân ile bin gonce-i handânı mukattar kılıp el-hak bir aceb surete koymuş seni nakkâş-ı ezel kim ne gelir misli ne gelmek mutasavver görünür böyle bahâ ile bu hüsn ile yaraşmaz sana kim âşık-ı şûrîde-i bî-tâbını mahzun edesin nâle vü âh ile ciğer-hûn edesin yâ bu mudur kâide-i şehr-i muhabbet bu mudur tarz-ı meveddet tutalım böyle imiş farz mı ol resm-i cefâyı donatıp bezm-i safâyı oturup meclise beğler gibi sen nûş-ı şarâb eylesen uşşâkı teraneyle dil ü sînesini nây u rebâb eylese kim men' ede hâşâ
…


Kaynak: DİLÇİN, Cem, Örneklerle Türk Şiir Bilgisi, 6. bs. Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 2000.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz