Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Baltacı Mehmet Paşa
Koca Mustafa Paşa
Samavna kadısı oğlu Şeyh Bedreddin Olayı
Taşköprülüzâde
Kuruçeşme'deki Osmanlı Eserleri
Doğu Siyaseti
Çivizâde Mehmed Efendi
Kapıkulu Süvarileri
Dimetoka Çelebi Sultan Mehmed Camii
Asıl Kaşıkçı Elması Hindistan'da mı?

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Benderli Ali Paşa

Benderli Ali Paşa II. Mahmut saltanatında 26 Mart 1821 - 30 Nisan 1821 tarihleri arasında bir ay üç gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Günümüzde Romanya'nın kuzey komşusu olan Moldova Cumhuriyeti'nde yer alan Bender şehrinde doğmuştur. Gençliğinde orada bir suç işleyince Hotin'e gidip eşraftan Ali Ağa'ya bağlanmıştı. Sonra Laz Ahmet Paşa'ya İbrail'de iken silahdar oldu ve birlikte Erzurum'a gidip kapıcıbaşı oldu. Onun vefatında dönerek Gümülcine mübayaacısı ve sonra mirimiran olup ardından Rebiyülahir 1227'de (Nisan-mayıs 1812) Edirne mutasarrıfı ve ordu çarhacısı oldu. Ardından vezir olarak Çıldır valisi oldu. Sadrıazam Seyyit Ali Paşa, Yunan isyanı çıkınca azledildi (28 Mart 1821). Yerine Cemaziyelahir 1236'da (Mart 1821) Benderli Ali Paşa getirildi. Benderli atandığı sırada Çirmen'de göreve gitmekteydi. Sicill-i Osmani'ye göre 1 Receb'de (4 Nisan) İstanbul'a gelmiş ve idareyi ele almış, Tarih-i Cevdet'e göre ise Receb'in onbeşinde Maltepe'ye geldiğini saraya bildirmiştir. Yine Tarih-i Cevdet'e göre, Receb'in onsekizinci günü Benderli Ali Paşa, Silahdar ağa vasıtasiyle rikab-ı hümayuna davet ve şeyhülislam Abdulvahap Efendi ile birlikte gelenek olan sadaret hil'atini giydikten sonra Bab-ı Ali'ye gelmiştir.

Yeni sadrazam gelenek olan hil'atları giydikten sonra, birkaç gün önce padişah sarayının suyunu zehirlemek, Demirkapı'da suyolcuların oturdukları kale burcuna mazgallar açmak gibi suçlarla itham edilerek hapsedilen üç rum suyolcuyu idam ile işe başlamıştır.

Üçüncü defa istanbul Rum patriği olan Grigoryos'un Mora'lılar ile haberleştiği ortaya çıktığından, yine Receb'in on dokuzuncu günü ki, Rumların paskalyası idi, azil ve katlinin lüzumundan bahisle yerine on ikilerden birinin seçilmesi hakkında çıkan ferman, divan-ı hümayun tercümanı istavraki Bey'e verilince idam sözünü işittiği gibi şayet cemaat korkarsa başka patrik seçimi zor olur diye hatırlatınca idam sözü tashih edildi. İstavraki Bey patrikhaneye giderek metropolitleri toplayarak fermanı okuyup, Pisidye metropoliti Oyenos'u patrikliğe seçtirmiştir.

İşte bu seçim sırasında sadrazam Grigoryos'u Bab-ı Ali'ye getirterek "Senin bu fesaddan önceden haberin yok mu idi ki, saklayıp söylemedin" diye sorduğunda inkar etti. Sadrazam tekrar sorguya başlayarak: "Ya! Bir fahişe avratın yaptığı zinaya kadar haberiniz olduğu halde, böyle milletçe büyük bir fitne fesaddan cahilce haberim yoktu demekle inandırabilir misiniz?" diye ısrarla suçlayınca, Grigoryos: "Devletli efendim! Bendeniz doksan yaşını geçmiş şuursuz bir ihtiyarım. Eğer bilirse onikiler bilir," diye cevap vermiş ise de, bayağı bir papaz ve Kocabaşı güruhunun uzun zamandan beri haberdar olduğu milliyet işinden patriğin haberinin olmaması akıl dışı bir olaydı. Bundan dolayı Sadrazam "bunu şimdilik Kadıköyüne götürünüz" diyerek kovduğu sırada, yeni patriğin seçildiği haberi gelince Grigoryos hemen Fener'e gönderilerek yaftası göğsüne takıldı, patrikhanenin orta kapısında idam edildi (22 Nisan 1821).

Peşinden Kayseri, Edremit, ve Tarabya metropolitleri dahi Balık pazarında ve Kaşıkçılar hanı önünde ve Parmakkapı'da idam edildiler.

S.Akşin'e göre, Benderli gelip sadarete oturunca, kötülüklerin (herhalde başta Yunan gailesi) kökeninde Mehmet Sait Halet Efendi'nin bulunduğu kanısına ulaştı ve Sultan Mahmut'a onun idamını önerdi. Sultan Mahmut "düşünelim" dediyse de o akşam Halet Efendi kendisiyle görüştüğü için, ertesi gün halet yerine Benderli'nin azil, sürgün ve sonra da idamı için irade çıktı (30 Nisan 1821). Fiili sadareti böylece 9 gün sürmüş oldu. Sicill-i Osmani'ye göre 9 Receb 1236'da (12 nisan 1821) azledilerek Rodos'a sürülmüş ve orada vefat etmiştir. Cenazesi Karacaahmet'e defnedildi. Tarih-i Cevdet'e göre ise Sadrazamlığının onuncu ve Receb'in yirmiyedinci günü sabahleyin silahşör takımı ile dört nefer bostancı Çuhadarı gelerek kendisini saraya davet ettikleri zaman, garip bir davet şekli olduğundan biraz tereddüt ettikten sonra kalkıp saraya gidince bostancıbaşı karşılayarak kalfa yerine çevirdi. Derhal darüssaade ağası gelerek padişah mührünü alıp, kendisini Balıkhane'ye gönderdi ve Sadrazamlık eski kaymakam Salih Paşa'ya verildi. Vak'a-nüvis Ahmed Lütfi Efendi tarihinde Çıldır valisi Benderli Ali Paşa sadarete gelene kadar yerine vekaleten bakan Salih Paşa'nın, otuzaltı recebinin yirmi yedinci (30 Nisan 1821) günü Ali Paşa'nın üzerine sadrazam olduğu belirtilmektedir. Daha sonra Benderli Ali Paşa (Tarih-i Cevdet'e göre) Kıbrıs'a sürüldü. Arkasından idamı için özel mübaşir ile padişah emri gönderildi. Vefatında yaşı 50'yi aşkın, işgüzar ve cesurdu. Kardeşi kapıcıbaşı Halil Bey'dir.

Patrik Gregorius'un Benderli'nin sadareti sırasında hal' edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısı ile Halet Efendi ile olan çekişmenin yanısıra, yabancı ülke elçilerinin Patriğin idamı üzerine Padişaha yaptıkları baskı neticesi, bu idamdan sorumlu gösterilerek azledilmiş olabilir. Bu dönemde İstanbulda görevli elçiler arasında Avusturya-Macaristan elçisi Kont Lützow, Prusya elçisi von Miltitz ve İsveç elçisi von Palin'i sayabiliriz. Rus elçisi Strogonov nota vermiş, ancak Bab-ı Ali tarafından çok ciddiye alınmamış bir tavırla cevaplanmıştır (bkz.R.Clogg; N.Jorga). Yine de Sarayın batılı tepkilerden korunmak için sadrazam Benderli Ali Paşa'yı feda etmiş olma olasılığı vardır.

Ç. Altan'ın kaleminden Benderli'nin idam öyküsü ise şöyledir:
"idam edilmiş 44'üncü ve sonuncu Sadrazam Benderli Ali Paşa dönemine şöyle bir göz atalım...
Yıl 1821. II. Mahmut 36 yaşında ve padişahlığının 13'üncü yılında. Fransız İhtilali'nin esintisiyle, Yunanlılar Mora'da başkaldırmışlar Osmanlı'ya... Benderli Ali Paşa, 9 günlük bir vezir-i azam; Mora başkaldırısını kaba kuvvetle bastırma yerine, bazı özerklikler tanıyarak da yatıştırmanın mümkün olacağı kanısında... Benderli'yi içten içe kıskanan, II. Mahmut'un akıl hocası Halet Efendi, Padişahın kulağına, Benderli Ali Paşa'nın alttan alta Yunanlı asilerle ilişki kurmuş bir Yunan casusu olduğunu fısıldıyor. Fatih Mehmet'in emriyle ilk idam edilen Sadrazam Çandarlı Kara Halil Paşa'nın, Bizans casusluğuyla suçlanması gibi; son idam edilmiş Sadrazam Benderli Ali Paşa da, Yunan casusluğuyla suçlanıyor."

Vak'a-nüvis Ahmed Lütfi Efendi tarihinde 1829 yılı olayları anlatılırken "Benderli Ali Paşa silahdarı Tırhala mutasarrıfı Mahmud Paşa"dan bahsedilmekle bu zatın Benderli'nin silahdarı olduğu anlaşılmaktadır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz