Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Revan Seferi
Ebü'l-Meyamin Mustafa Efendi
Osmanlılarda Askerî Teşkilât
Sarıkamış faciası...
XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna Kadar Yeniçeri Ocağı
Kanuni’nin muhteşem kadrosu
Osmanlı Sultanlarının Ehl-i Beyt sevgi
Abdülaziz
XVII. Yüzyılda Oymacılık
Hafız-İmam Mahmud Efendi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Boşnak Hüsrev Paşa

Enderundan yetişmiş, silâhdar iken yeniçeri ağalığıyla saraydan çıkmış ve 1034 H.-1625 M.'te Hafız Ahmet Paşa sadrâzam olduğu zaman buna da vezirlik payesi verilmiştir. Hüsrev Paşa 1036 senesi Recebi'nde kubbe veziri olarak İstanbul'da bulunurken Halil Paşa'nın âsi Abaza Mehmet Paşa'yı elde etmeyi başaramaması sebebiyle pâdişâhın huzuriyle yapılan görüşmede şeyhülislâm Yahya Efendi'nin tavsiyesiyle Boşnak Hüsrev Paşa sadrâzam oldu (1628 Nisan 6).

Hüsrev Paşa ilk iş olarak devletin başına büyük bir gaile açmış olan Abaza Mehmet Paşa'yı bertaraf etmekle uğraştı; filhakika Erzurum'u 40 gün muhasara ederek onu teslim olmaya mecbur etti ve alıp İstanbul'a getirdi ve bu suretle şöhreti arttı (1038 H.-1628 M.).

Hüsrev Paşa 1629 Mayısı'nda Bağdat'ı geri almaya memur edildi; doğrudan doğruya Bağdat üzerine gitmeyerek bazı Kürt beylerinin teşvikleriyle İran'dan bazı kaleler aldı; fakat asıl vazifesi olan Bağdat'ı 40 gün muhasara ettiyse de alamadı ve Mardin'e çekildi. 1040 H.- 1630M. da Mardin'de vakit geçirip Bağdat üzerine gitmediğinden 1041 Rebiülevvel sonunda (1631 Eylül) azlolunarak yerine ikinci defa Hafız Ahmet Paşa vezir-i âzam oldu.

Hüsrev Paşa azlinden sonra Tokat'a geldi; orada bulunduğu sırada Diyarbakır valiliğine tayin edilen Murtaza Paşa'ya İstanbul'dan verilen gizli hatt-ı hümayunla Boşnak Hüsrev Paşa Tokat'ta katledildi (1041 Şaban ve 1632 Mart). Vezir-i âzamhğı 3 sene 8 ay kadardır. Azim ve irade sahibi, orduyu zabt u rabta muktedir doğrulukla tanınmış bir vezir ise de fevkalâde gazablı, kendini beğenmiş lüzumsuz yere çok kan dökücü idi; öldüreceği kimseleri önüne getirterek otağında iskemle üzerine oturup katllerini seyrederdi; asabi ve çabuk hiddetlenir olduğundan küçük kusurlardan ötürü adam öldürtürdü. Yaratılış olarak hasis idi. Süratle hareketi neticesinde Bağdat'taki Bekir Subaşı vakası gibi bir hâdiseye meydan vermeden Abaza Paşa gailesini bastırmış olması takdire lâyiktir. Çağdaşı olan Atâyî Hüsrev Paşa'yı mağrur, gözü pek, vurucu, kan dökücü olarak betimlemektedir. Şair Nef'î'nin en güzel kasidelerinden biri olan:
Aferin ey âlem efrâkte serdâr-ı düîr
Saf-der-i kal'a-küşa saf-şiken ü kişver-gîr
Matlalı kaside Boşnak Hüsrev Paşa hakkındadır. Afyonkarahisar civarındaki Hüsrev Paşa hanı bunundur.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz