Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Köprüler, Çeşmeler ve Diğer Hayır Kurumları
Namık Kemal
OSMANLI MERKEZ TEŞKİLATI
Yeniçerilerin cezalandırılmaları
Nasuh Paşa
Kıt/ 'a
Osmanlı’da Kadın Askerler (1)
Moldovancı Ali Paşa
Abdülhamit'in Marangozluğu
Fatih Sultan Mehmet Dönemine Kadar Osmanlı - Bosna Krallığı İlişkileri

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Bursa Alâaddin Bey Camii

Alâaddin Bey Camii, Osman Gazi'nin oğlu, Orhan Gazi'nin kardeşi Alaaddin Bey tarafından yaptırılmıştır. Kitabesi yoktur; fakat cami kapısı üzerine H. 1306 (1890) tarihinde konulduğu anlaşılan levhada (736 bina-i evvel, 1278 bina-i sâni» yazılıdır. Böylece caminin H. 736 (1335) tarihinde inşa edildiğini1, H. 1278 (1862) tarihinde de esaslı bir tamir gördüğünü öğreniyoruz.

Caminin ibâdet mekânı tek yarımküre kubbeyle örtülü içten içe 8.20 m. ye 8. 20 m. ölçüsünde bir karedir. Kubbe, köşelere yerleştirilmiş üç büyük üçgen panonun meydana getirdiği onaltı köşeli bir kasnak üzerine oturur.

Kubbe, kasnak ve beden duvarları kesin olarak birbirlerinden ayırdedilmiş, duvarlardan kubbeye geçiş gayet rahat ve akıcı olmakla beraber her geometrik şeklin bütünlüğü korunmuştur. Moloz taş beden duvarları 1.05 m. kalınlığında olup taşlar, arasına yatay ve dikey birer tuğla konularak ve seyrek hatıllı örülmüştür. Kapının yanlarında, birer yan duvarlarda ikişer olmak üzere göz seviyesinde altı adet pencere mevcuttur. Bir de mihrabın üstünde bir yüksek pencere vardır. Mihrabın karşısında bulunan pencereler simetrik olmakla beraber yan pencereler karşılıklı düşmüyor. Bunlardan Batı cephesindeki pencereler orijinal olmak gerekir; çünkü biri kubbenin merkezinden geçen arzani mihver üzerinde, diğeri bu pencereyle mihrab duvarı arasında kalan mesafenin orta yerindedir. Doğu cephesinde ise herhangi bir düzen yoktur. Bu cephedeki pencerelerin 1862 tamirinde açıldığını düşünebiliriz.

Son cemaat yeri de kısmen orijinalitesini kaybetmiş durumdadır, 1862 tamirinde inşa edilmiş ve literatüre o şekilde geçmiş frontonlu cephe 2 son yıllarda erken Osmanlı mimarisi ne uygun kirpi saçaklı bir çatı inşaasıyla değişmiştir. Bugünkü şekliyle asıl haline yakın bir görünüş arzettiğini söylemek hatalı olmaz. Cephede ikisi yan duvarların önünde bulunan Bizans başlıklı dört kolon görülüyor. Bölmeler dıştan kemerlidir, fakat içeride bir duvardan öbürüne uzanan bir beşik tonoz tavan buluyoruz. Orta bölmenin merkezinde tonoz üzerine küçük bir kubbe oturtulmuştur. Bu küçük kubbe çatının üstüne taşmakta ve dışarıdan da görülmektedir.

Minare son cemaat yerinin Doğusunda duvara yapışmış vaziyettedir. Kaide ve küp kısmı taş, üst tarafı tuğladır. Petek ve külah yeni olmakla beraber gövde kısmı ile şerefe konsolları orijinal olabilir ki o takdirde Alâaddin Bey Camii'ne ait minare elde kalmış ilk Osmanlı minaresi dir.

----------------------

Kaynak: İlk Devir Osmanlı Mimarisinde Cami / Abdullah Kuran / Ankara / 1964

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz