Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Mehmed Ataullah Efendi
genç osman
ABDÜLHAMİT HANIN DEMİRYOLU SIRRI
Müteferrika'dan sonra...
Osmanlı'da Güzel Sanatlar (genel)
Abaza Siyavuş Paşa
İşte Karabekir'in hatıratındaki Vahdettin
Bursa Alâaddin Bey Camii
ÇADIR SÜSLEMELERİNİN OSMANLI SÜSLEME SANATINDAKİ YERİ
Hamid oğulları

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Celâlzade Mustafa Bey

Gerek tarihî ve ilmî eserleriyle ve gerek Osmanlı kanunnamelerinin tertip ve tedvinindeki hizmetleriyle tanınılan ve Koca Nişancı diye şöhret bulan Mustafa Bey Tosyalı olup Kadı Celâl isminde bir âlimin oğludur; memleketinde bir müddet tahsil gördükten sonra İstanbul'a gelip sahn medresesine kaydedilmiş ve orayı ikmal eyleyip müderrisliğe geçerek yazısının güzelliği ve kitabetteki vukufuna isnaden meşhur Pirî Paşa'ya tezkireci olmuş ve bu suretle Yavuz Sultan Selim zamanında Divan-ı Hümâyun kâtipliğine tayin edilmiştir.

Yavuz Sultan Selim divan kaleminde hizmet eden Celâlzade’ye bir kısım mahrem emirlerini yazdırmak suretiyle kendisine son derece îtimat gösterdiği gibi îcabında arzettiği bazı mühim mütalaalarını da kabul ederdi. Celâlzade, Kanuni Sultan Süleyman zamanından îtibaren yükselmiş olup başlangıçta Kanunî'nin tavsiyesiyle divan işlerinde acemi olan Vezir-i âzam İbrahim Paşa'ya tezkireci olmuş, paşanın bütün işlerinde ona yardım etmiş beraberinde Mısır'a gitmiş ve dönüşte 931 H. 1525 M. de Reisü’l-küttablığa getirilmiş ve on sene sonra yani 941 H. 1535 M. de ve Bağdat seferi esnasında Nişancı Seydi Bey'in vefatı üzerine onun yerine tayin edilmiştir.

Celâlzade, yirmi üç sene nişancılıkta bulunduktan sonra Rüstem Paşa'nın soğukluk göstermesi nedeniyle fazla yorgunluğunu ileri sürerek emekliliğini istemiş ve müteferrikabaşılık ve tam maaşla emeklilikle Eyyub Nişancısı'ndaki köşküne çekilerek evvelce başladığı ilmî eserlerini ikmale çalışmıştır. Celâlzade, Zigetvar Seferi esnasında Sultan Süleyman'ın ısrarıyla yine nişancılığa tayin edilip İstanbul'dan orduya istenmiş ve geldiği zaman pâdişâhı vefat etmiş bulmuştur.

Celâlzade ikinci defa nişancı oluşundan bir sene sonra yani 975 H. 1567 M. senesinde vefat ederek Eyüp'te yaptırdığı caminin hatiresine ve kendisinden evvel vefat eden kardeşi Salih Efendi'nin yanına defnedilmiştir.

Nişancı Seydi Bey, Kanunî'nin ilk zamanlarında, Osmanlı kanunnâmelerini yeniden tedvin eylemiş ve Celâl zade ise bunu pek selâhiyetli bir surette yeni yeni maddeler ilâvesiyle devam ettirmiştir ki kendisine bundan dolayı Koca Nişancı ve Müfti-i kanun denilmiştir. Muhtelif kütüphanelerimizdeki kanunnamelerin tetkiki Celâlzadenin vukuf ve ihatasını pek açık olarak göstermektedir.

On altıncı asır başlarında nişancılık eden meşhur âlim ve münşi Tacîzade Cafer Çelebi'nin Osmanlı divanına koyduğu tahrir tarzı Celâlzade tarafından daha mükemmel bir şekle sokularak bu yeni usul kendisinden sonra da bir kaç asır devam etmiştir.

Çok güzel ahlâklı ve pek cömert olan ve akıllı, yetenekli kişileri yetiştirmeyi bir vazife bilen Celâl zâde'nin kanunnâmelere koyduğu maddelerden başka Kanunî devrine ait Tabakatü’l-Memâlik ve derecat’ül-Mesâlik adlı şehzade Bayezid vak'asına kadar olan olayları gösteren bir Osmanlı tarihiyle Enisü’s-selâtin isimli iki ahlâkî eseri ve Yavuz Sultan Selim'in muharebelerinden bahseden Selim-name'si ve bunlardan başka Mearicü’n-nübüvve tercemesi isimli bir eseri ve şiirleri vardır.

Meşhur Kutbüddin Mekkî, seyahatnamesinde Eyüp Nişancısındaki köşkünde kendisiyle görüşmüş olduğu Celâlzade hakkında çok medh ü senada bulunmaktadır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz