Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Osmanlı Para ve Finansman sisteminin esasları nedir?
Hanlar ve Kervansaraylar
FATİH'İN hocası:AKSEMSEDDIN
RESULULLAH ÇANAKKALE SAVAŞINDA!!!
Resim ve Nakış
Aşık Paşa
Osmanlı Müziği' nin Tarihsel Akışı
OSMANLI ORDUSUNUN BİTİREMEDİĞİ BİR TENCERE PİLAV
Fuat Paşa'nın meşhur sözü neydi?
Hayalî Şemseddin Ahmed

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Ceneviz Cumhuriyeti

Sayfadaki Başlıklar


İdare Şekli
Ticaret Faaliyeti
Venedik-Ceneviz çarpışması
Ceneviz sömürgeleri
Osmanlılarla olan münasebetler

İdare Şekli

Cenova veya Ceneviz diye meşhur olan bu memleket Batı Akdeniz kenarında ve kendi adındaki körfezde mühim bir ticaret şehri idi; bu şehir halkı olan Cenevizliler de başta gelen meşgaleleri Venedikliler gibi deniz vasıtasıyla ticaret olup idare şekilleri de demokrasi ile aristokrasi arasında bir cumhuriyet şekli idi. Ceneviz Cumhuriyeti X. yüzyıl başlarında teşekkül etmişti; evvelce bir kaç reis ile idare olunurken 1190'dan itibaren duka denilen bir reisle idare usulü kabul edildi, daha sonraları reis olmak, birbirine rakip Dorie ve Spinoles isimlerinde iki aileye inhisar eylemişti; halk Dukayı seçerken oyları bu iki aileden birisine verir, onlarda kendi ailelerinden olmak üzere cumhurbaşkanı olacak Duka'yı seçerlerdi; fakat bu iki aileden başka biri demokrat ve diğeri aristokratlara müteveccih olmak üzere iki aile daha vardı. Bu son iki aileden birisi Adorne ve diğeri Fregoses olup seçimde hangisi galip gelirse o ailenin adayı Duka olurdu. Bu duka seçimi mücadelesi yüzünden memleket bir müddet dahilî bir karışıklık içinde çalkandı; nihayet bunlar bir iki defa kendi idarelerinden âciz kalıp 1396 ve 1468'de Fransa'nın himayesine girmişlerdi.


Ticaret Faaliyeti

Cenova ahalisi gemicilik ve ticarette ehil olduklarından Cenova şehri az zamanda büyümüştü. Bunlar da on ikinci asırda büyük Haçlı seferlerinde önem kazanmışlardır. Haçlı kuvvetleri Venedik gemileriyle olduğu gibi Ceneviz gemileriyle de nakledildiklerinden bu yüzden çok para elde etmişler ve Avrupa'ya dönerlerken doğu mallarını nakletmek suretiyle mühim kâr temin eylemişlerdi.

İstanbul'un Lâtinlerden tekrar Rumlara geçmesine yardım eden Cenevizliler, İmparator Mihail Paleologos'la 1261 tarihli bir ticaret muahedesiyle geniş imtiyazlara nail olmuşlar ve bu suretle bazı kolonilere ve bilhassa 1303 Mayısta hudutları tesbit ve sınırlamak suretiyle II. Andronikos tarafından verilen bir ahidnâme ile Galata ve Beyoğlu taraflarına yerleşmişlerdi. Buna mukabil İstanbul'daki Lâtin İmparatorluğu'na yardım etmiş olan Venedikliler ise imparatordan soğukluk görmüşler ve bu haller siyasî ve ticarî rekabet dolayısıyla iki cumhuriyet arasındaki nefreti arttırmıştır.


Venedik-Ceneviz çarpışması

Bu durum, iki cumhuriyeti birbirine tutuşturmuştu. İki taraf arasındaki ihtilâf 1349 senesinde başlamıştı. Papa VI. Kleman (Clement) bunu halletmek için iki tarafı da dinlemek istemişti. Bu münasebetle Venedik doçu Andre'ye Papa tarafından 24 Kasım 1349 tarihli bir mektup yazılmış ise de bir netice vermemişti. Bu yüzden biri 1350'den 1355 senesine ve diğeri 1378'den 1381 yılma kadar süren iki büyük muharebeye sebep olmuşlardır. Bu son muharebeye Kıbrıs'taki Famagosta limanının Cenevizlilere geçmesi ve bilhassa Bozcaada'nın Bizans imparatoru V. Yuannis tarafından Cinevizlilere ve onun rakibi diğer Bizans imparatoru tarafından da Venedik Cumhuriyetine terk edilmesi sebep olmuştur. Tarihte bu muharebeye Choggia savaşı adı verilmiştir. İki rakip cumhuriyet Adriyatik denizi'nin doğu sahillerinde Kartaro, Zara ve Tiran limanlarında harb etmişlerdir; nihayet 1381'de Savua kontu Amadee'nin araya girmesiyle imzalanan Torino anlaşması üzerine Savua kontuna teslim edilen Bozcaada'nın surları yıkılıp Venedik amirali Ciovanni zorla adadan çıkarılarak Dobriçe taraflarındaki Bulgar prensi Dobritiç'in yanına kaçmıştır. Bu muharebeler Ceneviz Cumhuriyetinin denizcilikteki nüfuzunu iyice kırmıştır.


Ceneviz sömürgeleri

Ceneviz Cumhuriyetinin güney Karadeniz ile kuzey Karadeniz'in Kırım sahillerinde ve Tuna nehri deltasında ve Akdeniz'de Ege sahillerinde ve oralardaki adalarda mühim ticaret iskeleleri ve sömürgeleri vardı. Bunlardan başlıcaları güney Karadeniz sahilinde Amasra, Sinop, Samsun ve Trabzon’daki depolarıyla Kırım sahilinde Kefe, Menküb, İstanbul'da Galata, Ege denizinde Meriç nehri ağzında Enez, Anadolu sahillerinde Foça, İzmir şehirleriyle Midilli, Sakız, Taşoz adaları idi. Kıbrıs adasının büyük limanı olan Famagosta da Kıbrıs krallığı zamanında yirmi sene kadar Cenevizlilerin ellerinde kalmış ve 1394'de bunların dahilî mücadelelerinden ve zaaflarından istifade eden Kıbrıs kralı Venediklilerle uyuşup bu limanı geri almıştır.


Osmanlılarla olan münasebetler

Osmanlılar, Orhan Gazi zamanından itibaren Osmanlılarla olan Cenevizlilerle anlaşmışlar ve 1352'den evvel birbirlerine mukavele ve ahidnâmelerle bağlanmışlardı; gene Osmanlılar Ceneviz—Venedik rekabetleri arasında ve 1378'de ticarî anlaşmalar imzaladıkları Cenevizlileri tutmayı siyasetlerine uygun bulmuşlardır. Bu münasebetler dolayısıyla Cenevizliler 1385'de Sultan I. Murad'la yaptıkları bir muahede ile Beyoğlu'nda işleri olan Türklere müsaade veriyor ve buna mukabil Osmanlılar da Ceneviz tüccarlarının Osmanlı memleketlerinde ikamet ederek işlerini görmelerine müsaade ediyorlardı. Bazen her şeyin üstünde tuttukları menfaatleri sebebiyle bu dostluktan ayrılarak Osmanlılar aleyhindeki harekâta iştirak etmek gibi halleri de görülüyordu. Meselâ 1386'da Osmanlılar aleyhine olmak üzere Kıbrıs, Sakız, Midilli, Ceneviz sömürgeleriyle gizlice anlaşmışlardı. Bundan başka 1399'da on bin kişilik bir Osmanlı kuvvetinin Galata'dan geçerek İstanbul'a girmesine mâni olmuşlar ve bu sırada İstanbul'un yardımına gelen Mareşal Busikou'ya Bozcaada'da kadırga verip Çanakkale önlerinde Osmanlı donanmasının mağlubiyetine sebep olmuşlardır. Bununla beraber Cenevizliler Osmanlı hükümdarlarının ve bilhassa Yıldırım Bayezid'in teveccühünü kazanmak için Venediklilerden ziyade gayret sarf ediyorlar, ve buna mukabil Osmanlı pâdişâhları ve bilhassa Yıldırım Bayezid Venedik ve Cenevizlileri kendi aleyhine birleştirmemek için bu gibi hâdiselere göz yummağa mecbur olmuşlardır. Bundan dolayı Osmanlıların en kritik vaziyetlerinde bu cumhuriyetin gemileri para ve Foça şap madeni imtiyazının yenilenmesi karşılığında Türk askerlerini Marmara'nın Anadolu kıyısından Gelibolu'ya nakletmişlerdir.

Bu devirdeki Osmanlı pâdişâh ve devlet adamlarının ince görüşleri, aralarındaki rekabet hırsıyla Osmanlı istilâsına karşı bir cephe teşkil edemeyen ve birbirlerini mahvetmek isteyen Venedik ve Ceneviz Cumhuriyetinin bu istilâya karşılık vermek şöyle dursun birbirlerini ezmek için Osmanlıların yardımına bile başvurmuşlardır; işte bu hallerden istifade eden Osmanlılar takip ettikleri ustaca siyaset ile her iki cumhuriyeti kendi aleyhlerine birleştirmeyerek zamanı gelince bunların sömürgelerini ellerinden almışlardır.

Ceneviz Cumhuriyeti on dördüncü asır sonlarında Fransa'nın nüfuzu altına düşmüş ve Ceneviz kolonilerinin himaye ve müdafaası Valva viskontu ailesine düşmüştü. Bundan dolayı İstanbul'un Yıldırım Bayezid tarafından ikinci muhasarasında Cenevizliler hesabına Mareşal Busiko İstanbul'a yardım etmişti.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz