Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Devlet Mehmet Âkif'e neden sahip çıkmadı?
XIV., XV. ve XVI. Yüzyılda Osmanlılardaki İktisadî Durum
Süleyman Nesîb
TANZİMAT DÖNEMİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ ve TANZİMAT DÖNEMİNDE HALKBİLİMİ
XVI. Yüzyılın İkinci Yarısında Osmanlı Donanması
Yeniçeri çocukları
İnönü, K. Irak'ı neden İngilizler'e bıraktı?
İstanbul’da Osmanlı dönemi hanım hayır severler ve vakıfları (1)
Kütahya Kadidler Camii
Ehlen ve sehlen Devlet-i Osmaniyye

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın Faaliyeti

XVIII. asır ortalarında Venedik donanmasının ehemmiyetini hemen tamamen denilecek kadar kaybetmesi sebebiyle Osmanlı donanmasına Akdeniz'de karşı koyacak bir kuvvet yoktu; bununla beraber Osmanlı donanması personel itibariyle noksan bir halde olup Akdeniz tarafından kendisini tehdit edecek bir kuvvet de mevcud değildi.

Ruslar, kalkınma devrinde olduklarından Baltık denizindeki Rus donanması İngiliz amiral ve gemicileri tarafından ıslah ve nizam edilmekte idi; nihayet Akdeniz'e gelmesi hiç bir suretle tasavvur edilmeyen Rus donanması İngilizlerin idare ve yardımlarıyla bu tarafa gelerek 1184 H./1771 M.'de Çeşme limanında Osmanlı donanmasını yakmıştı.

Tamamen yanan Osmanlı donanması sebebiyle Akdeniz adaları, bütün sahiller ve Çanakkale boğazında durum pek nazik ve tehlikeli bir şekil almıştı; işte bu sırada kaptân-ı derya olan Cezayirli Gazi Hasan Paşa, büyük bir azim ve gayretle aleyhtarlarının engellemek istemelerine rağmen Boğazı muhafaza etmeye muvaffak olmuş ve 1188 H./1774 M. de Küçük Kaynarca Antlaşması'nı müteakib yeni hükümdar olan I. Abdülhamid'in kendisini tutmasıyla onun saltanatı müddetince tersaneyi ıslah etmeye çalışmıştır.

Gazi Hasan Paşa tecrübelerden almış olduğu derslerle donanmanın yeni esaslara göre hazırlanması lâzım geldiğini takdir etti ve bunun için yalnız gemi yapmak değil aynı zamanda yeni tarzda gemici yetiştirilmesini düşündü ve bu iki noksanı bir dereceye kadar telafi için eski ağır gemileri yenileriyle değiştirmek çaresini buldu. Yeni yapılacak gemilerin inşası ingiliz ve Fransız sistemine göre oldu; gemiler daha hafif, topların taksimi daha oranlıydı; bu yeni inşaat ingiltere ve Fransa'dan getirilen gemi yapıcı ustalar vasıtasıyla bu iki devlet donanması biçiminde oldu. Ege, Marmara, Karadeniz ve bilhassa İstanbul tersanelerinde bu tarzda gemiler yapıldı.

Gazi Hasan Paşa, donanma işine o kadar ehemmiyet verdi ki İstanbul tersanelerindeki inşaat için bizzat buranın kereste ocaklığı olan İzmit'e kadar giderek sevkiyata nezaret etti. Kaptan Paşanın maksadı fırkateyn ve küçük gemilerden başka Osmanlı donanmasını kırk büyük harp gemisine yükseltmekti; bu kırk büyük savaş gemisi İstanbul'da emri altında bulunacaktı; donanma inşaatı çok paraya tevakkuf ediyordu; hazinede bunu temin edecek para olmamakla beraber inşaat ağır da olsa devam etti.

Donanmanın ikinci mühim şıkkı olan gemi elemanı işi vardı; çünkü gemiciler daimî olarak denizci olmayıp toplama efraddan oluşuyordu; donanma kışlamaya gelir gelmez altı ay müddetle hizmete alınmış olan bunlar memleketlerine giderler ve İstanbul'a gelen kalyoncular da Kasımpaşa ve Galata'daki bekâr odalarında yatıp kalkarak türlü edebsizlik edip kadın ve genç çocuklara saldırırlardı.

Bundan dolayı Gazi Hasan Paşa Ege denizinde Midilli veya İstanköy adalarından birinde ve Karadeniz'de Sinop limanında ve bir de İstanbul tersanesinde kışlalar yaparak bir visamiral'ın nezareti altında bunları gemici olarak talim ve terbiye etmek istedi; fakat bu arzusunu tamamen tatbik edemeyerek aleyhtarlarının muhalefetlerine rağmen kendi kesesinden olarak 1198 H. (1784 M.)'de tersanede anbarlar yakınında bir kalyoncu kışlası yaptırmaya muvaffak oldu; 1189 H.(1775 M.)'de kurulmuş olan denizci zabit yetiştirmeye mahsus denizcilik mektebi de iyi neticeler vermeye başlamıştı.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz