Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Kabakçı Mustafa İsyanı ve III. Selim'in Tahttan İndirilmesi
Osmanlı Sultanlarının Ehl-i Beyt sevgi
Ahizâde Hüseyin Efendi
Osmanlılarda Eğitim ve Öğretim
Ermeni Sorunu
Ahizâde Hüseyin Efendi
Osman Hamdi Bey
Derviş Paşa
Yıldırım Bayezid'in Hakkaniyeti
Yeğen Seyyid Mehmet Paşa

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Daltaban Mustafa Paşa

Manastır'da doğmuştur; Hammer, bunun aslen Sırp olduğunu söyler. Esbak vezir-i âzamlardan Kara İbrahim Paşa'nın iç mehterliğinden
yetişerek efendisinin sadareti zamanında kapıcılar kethüdası olmuştur (1095 H. -1684 M.).

Daha sonra cebecibaşılığa ve 1103 H. -1691 M. yeniçeri ağalığına tâyin olunarak onu müteakib vezirlikle Babadağı muhafızlığında bulunmuştur. Anadolu valiliğinden bir sene sonra 1108 H. -1696 M. de Diyarbekir valiliğine naklolunan Mustafa paşa, Avusturya seferine giderken Sofya'da pâdişâhı selâmlayıp iltifat görmüş ise de, mezaliminden bahis ile arkasından şikâyetçileri orduya geldiği için vezir-i âzam, şeyh-ül islâm ve kazaskerler huzuriyle ve şikâyetçileri ile murafaa olunarak yaptıklarının bazılarını itiraf edip bazılarını da şahitler ispat eylediklerinden katli hakkında irade çıkmışken vezir-i âzam Elmas Mehmed Paşa'nın istirhamiyle öldürülmiyerek üzerinden vezirliği alındıktan sonra Bosna hududunda Puçitel plangasına sürgün edildikten maada bütün malları da müsadere olunmuştur.

1109 H.-1697 M. de Bosna valisi Mehmed paşa vefat ederek yanındaki asker dağılmıştı. Bunun üzerine yerli hıristiyan halk vaziyeti Avusturya baş kumandanı olup Zanta muharebesini kazanmış olan prens Ojen dö Savud'ya bildirdiklerinden, o da bir kumandan idaresinde olarak beş bin yaya, beş bin atlı ve yedi bin Macar ve Hırvat ve bir hayli topla Bosna hududuna mühim bir kuvvet göndermişti.

Bu halden haberdar olan Bosna halkı telâşa düşerek menfasında bulunan Daltaban Mustafa paşa'yı getirttiler. Etrafa yazılan mektuplarla Hersek ve diğer yerlerden gelen kuvvetler bu düşman taarruzuna karşı koymağa çabalamışlardı. Bu sırada Bosna valiliğine sabık vali Mehmed paşa'nm kethüdası Ahmed ağa tâyin olunduğu gibi vezirliği iade edilen Daltaban Mustafa paşa da Bosna cephesi seraskerliğine getirilmişti.

Taarruz eden düşman Bosna'yı işgal edip katliâm yaptı ise de kaleyi alamadı ve sonra da çekilip gitti (7 Rebiulâhır 1109 -23 Ekim 1697). Ertesi sene Prens Öjen'in bizzat Bosna üzerine geleceği haber alınması üzerine Daltaban Mustafa paşa Bosna valiliği ile beraber o havali seraskeri oldu ve Travnik kasabasını eyalet merkezi yapması emrolundu.

Daltaban Mustafa Paşa, Hersek, Arnavutluk ve Rumeli'den gönderilen kuvvetlerle vaziyete hâkim olmağa çalıştı, düşmanın istilâsı dolayısiyle yıkılan kaleleri tamir ettirdiği gibi hududa kuvvetler şevketti ve hattâ düşman topraklarına akınlar yaptırarak bozulmuş olan kuvve-i mâneviyeyi düzeltti.

Daltaban Mustafa paşa 1110 Cemaziyelevvelde (1698 Kasım) merkezi Urfa olan Rakka valiliğine ve 1111 Muharrem -1699 Temmuzda da Bağdad'a tayin edildi. Bu sırada Basra şehri urban eline geçtiğinden orasının kurtarılmasına memur oldu; filhakika 1112 H. 1700 M. de Basra ile beraberı Korna'yı kurtardı ve sonra Hille kasabasının Güney-doğusundaki Bağdad'a. tabi yerleri Abbas Huzali ile oğlu Selman'ın ellerinden aldığı gibi 1113 H. - 1701 M. de kırk bin kişilik âsi urban kuvvetlerini de mağlub ederek muharebeler dolayısiyle bu havalide bozulmuş «lan sükûnu iade etti ve urbanı tamamen itaat altına aldı.

Hizmeti takdir edilen Mustafa paşa sadaretine mukaddime olmak üzere Anadolu valiliğine tâyin olunarak Kütahya'ya. getirtildi ve hastalığına mebni Amcazâde'nin istifası üzerine ve pâdişâhın hocası şeyh-ul islâm Seyyid Feyzullah Efendi'nin tavsiyesiyle verir-iâzam oldu. İkinci Mustafa'nın bulunduğu Edirne'ye gelen Mustafa paşa, şeyh-ulislâmınelini öperek minnettarlığını gösterdi (1114 H. -1702 M.)

Mustafa paşa'nın hükümet reisliğindeki vukufsuzluğu ve idaresizliği derhal kendini gösterdi. Sadarete geldiği günden-beri yaptığı hareketler, hiddet ve şiddeti pâdişâhın hoşuna gitmiyordu. Devlet işlerinde söz sahibi olan reis-ul küttab Rami Mehmed Efendi'yi kendisine rakib olarak gördü ve onu uzaklaştırmak istedi; fakat pâdişâh Rami Mehmed efendiyi vezir yaptı.

Mustafa paşa'nın düşüncesizce yaptığı bazı tâyinler padişah tarafından kabul edilmediği için nüfuzu kırıldı; şeyh-ul islâmın bütün devlet işlerine müdahalesi vezir-ı âzamin bir kukladan başka bir şey olmadığını gösteriyordu; mevkiinde tutunmak için Feyzullah efendi'nin her dediğini yapıyordu.
Onun sadareti zamanına kadar şeyh-ul islâmlar merasim esnasında vezir-i âzamların sol tarafında giderlerken, Mustafa» paşa, şeyh-ül islâmın solunda gitmeği âdet etmişti. Feyzullah efendi Paşa kapısı'na geldiği zaman sadr-ı âzam onu kapının dışından karşılayarak yaya olarak arabasının önüne düşüp binek taşına gelince arabadan çıkmadan evvel elini öpüp koltuğuna girerek arabadan çıkarmak ve teşyiinde de aynı harekâtı yapmak âdeti idi; hattâ şeyh-ül islâmın oğlu olan nakib-ül eşrafı da binek taşından karşılıyordu.

Makamına lâyik olmayan bu halleri kızlar ağasına ve hattâ pâdişâhın silâhdarına kadar ileri götürmüştü. Şeyh-ul islâmın tahammül edilmeyen tahakkümünden de usanmıştı; bir yolunu bulup Feyzullah efendi'den kurtulmak istedi ve çare aramağa başladı. Kırım Hanını tahrik ve yeniçeriyi elde etmek suretiyle pâdişâhı korkutmak istedi. Rivayete göre kendisini Tatar üzerine serdar tâyin ettirip Edirne'den ayrıldıktan sonra işlerine müdahale eden şeyh-ul islâm ile Rami Mehmed paşa'dan kurtulmak istediği ve bunun için Tatar hâdisesini tahrik ettiği, doğru veya yanlış, gizlice yapılan tahkikat ile sabit olduğundan, evvelâ azl ve üç gün sonra da katledildi (10 Ramazan 1114-28 Ocak 1703). Edirne'de Sırık meydanı kabristanına defnedildi. Sadareti dört ay kadar olup ölümünde elli yaşlarında idi.

İkinci Mustafa, Daltaban'ı azledince o tarihte enderunda bulunan müverrih Fındıklılı Mehmed Halife'ye:

"—Gördün mü şu haini? Bağdad'ta Abbasiye'nin ahir meliki olan Mutasımbillah'ın veziri Alkamî ile Cengizhan fitnesi başımıza geleyazdı. Hayvanın alacası taşrada, insanın içeride; bilinmez derun-ı hali. Üşenmez, yorulmaz deyu uzaktan getürdük; sadakat memul iderken hain çıktı" demiştir.

Daltaban Mustafa paşa, muvaffakiyetli bir vali ve kumandan idi. Katli yeniçeri ocağını müteessir etmiştir. Kendisi tab'an haşin ve ağzı bozuktu. Muamelesi şedid, kalb kırıcı idi. Kendisine mahsus anlaşılmaz garip ıstılahları olup Rami Mehmed paşa bunun türrehatmı lügat üslûbunda şerh ederek Is-\ılahat-ı Daltabaniye adını vermiş imiş.

Bunun sadareti esnasında (1114 Receb'de) dörtyüz seneden-beri kanun üzere başa giyilen mücevveze isimli serpuş yerine vezirlerin divan günlerinde başlarına kallavi isimli kavuğu giymeleri ve bu suretle vezirlerin divan erkânından farklı olmaları bizzat kendisi tarafından pâdişâha arzolunarak kabul olunmuştur.

Zübdet ül Vekayi, vezir-i âzamların kalemiye ve haslarından gelen para ve bazı muayyenatı senede beşyüz keseye baliğ olmaz iken Daltaban Mustafa paşa'nın dört ayda azil, nasb, tebeddülat ve tahavvülâttan aldığı para ile iradının bin ikiyüz keseye baliğ olduğunu yazıyor.

"Umur-ı Devlet-i aliyyeden gafil bir mecnun-ı layakil olmağla mebâdi-i hükümetinde nisvanm feraceleyin tevsi ve kefere ve yahut libasını tağyir etmeği hüner ad etmişti."

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz