Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Mehmed Celâl
Müzik Eğitim Kurumları
Tarihte Şubat Ayı Olayları
Bunları Biliyor muydunuz -I
Türk Bilim Adamları
XVI. ve XVII. Yüzyılda Çinicilik
Anadolu Beylikleri Eşrefoğulları Beyliği
OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN ÇÖKÜŞÜ
III. Mehmet
Osmanlı'da Musiki

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Damat İbrahim Paşa

O devri bilen ve gören Peçevi tarihi müellifi İbrahim Efendi ile Nev'îzade Atayî Hadikatü'l-vüzera ve Enderun tarihleriyle onlardan nakil yapanlar Bosnalı olduğunu ve Hammer tarihi ise Kanijeli olduğunu yazarlar İbrahim 938 M. - 1531 M.'de Enderuna alınmış ve yetiştirilerek 982 H. - 1574 M.'te silâhdar olarak 987 H.- 1579 M.de yeniçeri ağalığıyla saraydan çıkmış 989 H. - 1581 M. Rumeli beylerbeyi bir sene sonra vezir olmuştur. Yetişmesinde III. Murat'ın musahibi beylerbeyi Mehmet Paşa'nın himmeti vardır.

İbrahim Paşa, Mısır'ın karışık durumu üzerine 991 Rebiulevvel ve 1583 Nisan'da Mısır valiliğine tayin edilerek deniz yoluyla ve kaptân-ı derya Kılıç Ali Paşa refakatinde İskenderiye'ye gönderilmiştir. İbrahim Paşa Mısır'dan İstanbul'a davet edilip kara yoluyla gelmiş ve Suriye'de bulunurken isyan halinde olan Dürzileri iyice terbiye etmiş ve İstanbul'a geldikten sonra III. Murat'ın kızı Ayşe Sultan'la evlenerek divanda ikinci vezir olmuştur.

İbrahim Paşa, ikinci vezir bulunduğu sırada Ferhat Paşa'nın azlinden sonra vezir-i âzam olacağını ümit ederken umduğuna nail olamayarak o makama Sadrazam Sinan Paşa getirildi, Sinan Paşa'nın tekrar azlinde sadarete Lala Mehmet Paşa ve ondan sonra beşinci defa Sinan Paşa tayin olunmuştur. Damat İbrahim Paşa'nın vezir-i âzam yapılmamasının sebebi Ferhat Paşa'nın haksız olarak katline sebep olmasından ötürü III. Mehmet'in kendisine dargın olmasından ileri gelmişti.

Damat İbrahim Paşa nihayet 1004 H. - 1596 M. de Sinan Paşa'nın vefatı üzerine vezir-i âzam tayin edilmiş ve Haçova meydan muharebesini müteakip azlolunarak yerine Hoca Sadeddin Efendi'nin tavsiyesiyle Çağalazâde Yusuf Sinan Paşa vezir-i âzam olmuştur. Sebepsiz olarak azledilen Damat İbrahim Paşa 45 gün sonra ordu ile İstanbul'a dönerken Harmalı mevkiinde pâdişâhın, validesi Safiye Sultan'dan aldığı mektup üzerine ikinci defa vezir-i âzamlığa getirilmiştir (1005 H. - 1596 M.).

İbrahim Paşa ilk iş olarak selefi Çağalazade'yi Gelibolu yoluyla Akşehir'e sürgün ettirdiği gibi Çağala'nın sadarete getirilmesine sebep olan Hoca Sadeddin Efendi'yi de hocalıktan azlettirip hiçbir işe ve ulema silsilesine müdahale etmemesi hususundaki Pâdişâhın iradesini bildirmiştir.

Damat İbrahim Paşa, pâdişâh tarafından Avusturya serdarı olarak Belgrad'da bırakılan Sokulluzâde Hasan Paşa'yı, Çağalazade'ye mensuptur diyerek başka yere naklettirip onun yerine Ongürüs (Macaristan) cephesi serdarlığına genç ve tecrübesiz olan Satırcı Mehmet Paşa'yı tayin ettirmek gibi büyük bir isabetsizlik yaptı; hattâ Satırcı Mehmet Paşa bu husustaki acz ve kudretsizliğini arz ederek özür dilediyse de kabul edilmedi. Satırcı Mehmet Paşa'nın bir iş görememesi ve Kırım kuvvetlerinin sefere gelmemeleri ve Haçova zaferinden sonra Kırım hanı olan Fatih Giray'ın yerine vezir-i âzamin tesiriyle Gazi Giray'ın tekrar Kırım hanı olduktan sonra Fetih Giray'ı öldürmesi gibi sebeplerden etkilenen III. Mehmet bütün bunların İbrahim Paşa'nın hatasından ileri geldiğini anlayarak sadaretten azledip yerine validesi Safiye Sultan'ın tesiriyle Hadım Hasan Paşa'yı tayin etti ve İbrahim paşa'nın Üsküdar'da Salacık iskelesi yakınındaki bahçesinde oturmasını emreyledi (1006 Rebiulevvel ve 1595 Kasım).

Az müddet sonra Hadım Hasan Paşa'nın azl ve katli üzerine pâdişâh, İbrahim Paşa'yı tekrar vezir-i âzam yapmak istediyse de Damat İbrahim Paşa'ya aleyhdar olan Hoca Sadeddin Efendi'nin telkini ile Cerrah Mehmet Paşa'yı o makama getirmiştir.

Damat İbrahim Paşa 1007 Cemaziyelâhır ve 1599 Ocak'ta Cerrah Mehmet Paşa'nın yerine üçüncü defa vezir-i âzam ve Avusturya seferine serdar-ı ekrem tayin edildi; o seneki harekâtta mühim bir iş görememiş ise de o kış Belgrat'ta kalarak ertesi sene yani 1009 H.- 1600 M.'de Estergon'u geri almak üzere giderken sabık Budin beylerbeyi Tiryaki Hasan Paşa'nın, Kanije'deki düşman kuvvetlerinin orduya ve etrafa zararlarından bahsetmesi üzerine o tarafa giderek Avusturya kuvvetlerini mağlûp etttikten sonra Kanije'yi zabtedip muhafazasını Tiryaki Hasan Paşa'ya vermiştir.

Damatİbrahim Paşa seferden dönüşte yine Belgrat'ta kışlayarak ilkbaharda çadıra çıktığı sırada hastalanarak vefat etmiştir (1010 Muharrem 1601 Temmuz) naşı İstanbul'a nakledilerek Şehzade Camii harimine defnedildi. III. Mehmet zamanında üç defada beş sene vezir-i âzamlık etmiştir. Şehzade Camii'nin karakol tarafından avluya girilecek kapısının yanındaki kullanılamayacak durumda bulunan çeşme 1012 H.- 1603 M. de İbrahim Paşa'nın ruhu için zevcesi Ayşe Sultan tarafından yaptırılmıştır.

Damat İbrahim Paşa, hîlekâr, sözüne itimat edilmez iki yüzlü karaktersiz yerine göre bön ve ebleh ve yerine göre de kurnaz bir vezirdi; içinden pazarlıklı olup ağlayanla ağlar, gülenle gülerdi, işine göre hem öldürür ve hem de ağlardı. Hapsettireceği kimseyi, bu hususlarda adamı olan Alaca Mehmet'e gizlice söyler, hapsettirir, sonra bundan şikâyet edilince inkâr ile haberi olmadığından bahseder ve Alaca'yı çağırıp tehdit eder, salıverilmesini emreder fakat aynı zamanda aralarındaki anlaşma gereğince baş parmağını avucunun içine alarak bu işaretle sıkı sıkıya hapset diye îma ederdi. Bu halleriyle beraber kötü işleri ve rüşvetçiliği yoktu, güler yüzlü ve cömertti; orduyu zabt u rabtta son derecede dikkatli idi; emrine muhalif en ufak bir harekete kimse cesaret edemezdi; Koca Sinan Paşa'nın idaresinden bıkan devlet erkânı, Damat İbrahim Paşa'nınn sadarete gelmesiyle sevinirlerdi. Ferhat Paşa'nın ölümünde âmil olması sebebiyle tarihin haklı olarak çekiştirmesine hedef olmuş ve Kanije'nin zabtıyla da başarılı bir vezir olarak tanınmıştır. Peçevi tarihi karakterini zikrederek bir hayli hikayesini yazmıştır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz