Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Hayalî Şemseddin Ahmed
Osman Bey
Ahmet Paşa
Osmanlı İle İlgili Haberler
Alâaddin Arabî
Ebü'l-Meyamin Mustafa Efendi
OSMANLIDA TUĞRA
Sultân II. Bâyezid
Yazma Eser İncelemede Yapılması Gerekenler
EBCED HESABI( Tarih Düşürme Sanatı)

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Deniz Siyaseti-4

Deniz Siyaseti-4

Bu kısa tablo XVI. asrın son yıllarında 540 milyon kadar tahmin edilen dünya nüfusunun 270 milyon kadarının Türk yönetiminde bulunduğunu gösterir ki, bu da insanlığın tam yarısı demektir. Diğer büyük devletlerin durumu şöyle idi: Çin İmparatorluğu (taht şehri Pekin, 12.268.000 km2 , 80 milyon nüfus), İspanya krallığı (taht şehri Madrit, 24.575.000 km2 , 33 milyon nüfus), Almanya İmparatorluğu (taht şehri Viyana, 659. 000 km2 , 17.5 milyon nüfus), Fransa krallığı (taht şehri Paris, 1.142.000 km2 , 15 milyon nüfus), İngiltere krallığı (taht şehri Londra, 347.000 km2 , 5.9 milyon nüfus), Venedik Cumhuriyeti (55.000 km2 , 3.8 milyon nüfus), Rusya İmparatorluğu (taht şehri Moskova, 5. 000.000 km2 , 7 milyon nüfus). Büyük devletlerden sayılmayan bir kaç ehemmiyetli devlet: İsveç krallığı (1.058.000 km2 , 2.6 milyon nüfus), Papalık (45.000 km2 , 1.9 milyon nüfus), Habeşistan krallığı (1.000.000 km2 , 3 milyon nüfus), Japonya imparatorluğu (374.000 km2 , 14 milyon nüfus), Güney Hindistan'da iki Müslüman devlet, Nizan Şahlar ve Berid Şahlar, 200.000 km2 , 7 milyon nüfus).
Dünya nüfusu kıtalara göre şöyle idi: Asya 350 milyon (%63.6), Avrupa 122 milyon (%22.4), Afrika 60 milyon (%10.9), Kuzey Amerika 9.5 milyon (%1.8), Güney Amerika 5 milyon (%0.9), Okyanusya 2 milyon (%0.4) (1600 yılı tahminleri).Osmanlı cihan devletinin zaafı, Almanya ile uzun ve çetin sürecek bir savaş sırasında ortaya çıkar ve iç bünyedeki çöküntüler kendisini belli eder. Lüzumsuz yere Almanya'ya harp ilan etmesinden sonra (4 Temmuz 1593) Viyana'nın yanıbaşındaki Yanıkkale'nin (Györ/Raab) fethi (27 Eylül 1594) ve burasının yeni bir beylerbeyilik (eyalet) merkezi yapılmasıyla parlak başarılar görülürse de harp, imparatorluğun daha çok iç bünyesindeki zaaflar, eski büyük ve deha sahibi kumandanlarının hemen hemen kesilmesi, orduda anarşi ve liyakatsiz kumandanlar gibi sebeplerle, bir denge ve yıpranma savaşı haline girer. III. Murad'ın yerine geçen III. Mehmed (1595-1603) zamanına savaş, bu şartlarla intikal eder. Bu padişahın son yıllarında Anadolu'da Celalî ihtilallerinin başlayıp yayılması, devletin Rumeli ile beraber iki kanadından olan Anadolu'da durumun karıştığı ve felaket tohumlarının yeşerdiğini gösterir.

Estergon'un Almanların eline düşmesi (2 Eylül 1595), Tuna üzerinde bir köprünün tedbirsizlik yüzünden akıncılar geçerken yıkılması ve akıncıların Tuna'ya dökülüp boğulması (27 Ekim 1595) gibi facialardan sonra işin serdar-ı ekremler vasıtasıyla yürütülemeyeceği anlaşılır. III. Mehmed, babası ve büyükbabasının hiç sefere çıkmamasına rağmen sefere çıkmaya karar verir. 1576'da Kanûnî'nin Sigetvar seferinden beri 30 yıldır ilk seferdir. III. Mehmed, Eğri'yi alarak (12 Ekim 1596) Almanları Kuzey-Doğu Macaristan'dan atar. Alman imparatorluk ordusu Haçova meydan muharebesinde (26 Ekim 1596) imha edilir ki, bazı tarihçilere göre Osmanlı Türklerinin kazandıkları cihan çapında ehemmiyet taşıyan son büyük meydan muharebesidir.

Aynı çapta bir meydan muharebesinden (Mohaç) sonra 70 yıl önce Kanûnî bir hamlede bütün Macaristan'ı fethetmişti. Osmanlı teşebbüs gücü o kadar tavsamıştır ki, Haçova'da düşman ordusu imha edilmekle kalınır.

Bu sayfayı düzenle

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz