Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Hece Vezni
Çelebi Mehmed
Damadzâde Feyzullah Efendi
Osmanlı Kıyafetleri
Mehmed Emin Yurdakul
Askerî Teşilâtın Özeti
Islahat Fermanı
Kütahya Yakup Çavuş Mescidi
Çatalcalı Ali Efendi
Taştir

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Edirne Üç Şerefeli Cami

Edirne'de Üç Şerefeli Cami II. Murad tarafından yaptırılmıştır. Kitabelerinden anşıldığına göre inşaata (1437) yılında başlanılmış ve bina H. 851 (1447) de bitirilmiştir. Mimarının kim olduğu bilinmiyor.

Üç Şerefeli Cami, enlemesine tertiplenmiş bir harem, çepeçevre revaklı bir şadırvan avlusu ve dört minareden teşekkül eden abidevî bir binadır. Dıştan dışa 66.50 m. x 64.50 m. ölçülerinde kareye yakın bir saha işgal eder. Harem ile avlu burada Manisa Ulucami 'de olduğu gibi takriben iki parçaya ayrılmamış, avlu daha büyük tutulmuştur. Avlunun iç ölçüleri ortalama 60.00 m. x 35.50 m.; harem ise 60.00 m. x 24.25 m. dir. Bu tertipde, mihrab mihveri üzerinde caminin merkezi, cümle kapısının üstündeki kubbenin merkezine rastlar.

Üç Şerefeli Cami'nin iç mekânına orta kubbe tam manasıyla hâkimdir. 24.10 m. çapında bulunan bu kubbe Güney ve Kuzey'de beden duvarlarına, yanlarda ise sivri kemerler ile 6 m. kalınlığındaki altı köşeli ağır taş ayaklara biner. Böylece bu camide kubbe altıgen bir tabana oturtulmuştur. Altıgenden daireye geçiş pandantifler ile yapılmış, kaidenin üzerine 1 metre yüksekliğinde bir üçgenli kuşak konulmuştur. Orta kubbe dışarıda on iki pencereli bir kasnağa oturur. Açılma kuvvetine karşı sekiz 36 adet kubbe payandası vardır ki bunlar ilk defa bu camide tatbik olunmuştur. Büyük kubbenin bindiği beden duvarları da kalınlaştırılarak takviye edilmiş, ayrıca mihrab arkasına iki adet payanda yapılmıştır.

Orta kubbenin yanlarında enlemesine mekânın uçlarını dört tane kubbe örter. Bunlar ortalama 10.50 m. çapında eş büyüklükte kubbelerdir; fakat tabana geçişler pandantif veya tromp ile değişik şekillerde yapılmıştır. Kare tabana oturan yan kubbeler ile altıgen tabana oturan orta kubbe arasında kalan üçgen boşluklara da stalaktitli konsollar üzerine birer küçük kubbe yerleştirilmiştir. Ancak, binanın çatısında da ifade edilen bu küçük kubbeler daha ziyade süs mahiyetinde olup kalın kemerler arasında ve ince, sivri bir üçgen boşluk içerisinde kaybolup gitmektedir.

Üç Şerefeli Cami' nin şadırvan avlusu simetrik değildir. Güney kısmı revakı beş, kuzey kısmı revakı yedi kemerlidir. Yanlarda üçer göz vardır. Güneydeki son cemaat revakının açıklıkları da eş değildir. Orta bölmenin açıklığı mihverden mihvere 10.10 m., yandakiler 9.30 m. ve 8.00 m. dir. Bu yüzden dış bölmelerin kubbeleri sıkışmış, beyzîleşmiştir. Avlunun Güney-Batı köşesi kubbe ile, Güney-Doğu köşesi çapraz tonozla örtülüdür. Diğer bölmeler, daha muntazam bir düzen içerisinde, üç ayrı büyüklükte kubbelere sahiptir. Manisa Ulucami'de gördüğümüz şekilde, Üç Şerefeli Cami'nin avlusunda da kapılar arzani ve tulanî mihverlerin uçlarındadır. Yalnız Üç Şerefeli Cami'de mihverler avlunun ortasında kesişmezler. Şadırvan da avlunun tam orta yerinde olmayıp mihrab mihveri üzerinde biraz kuzeye kaçıktır.

Üç Şerefeli cami'nin dört minaresi avlunun dört köşesine dikilmiştir. Minarelerden en büyüğü camiye ismini veren üç şerefeli minare olup avlunun Güney-Batı köşesine konulmuştur. 67.65 m. yüksekliğindedir. Güney - Doğu minaresi daha alçak ve iki şerefeli, Kuzey köşelerinde bulunan minareler en kısa ve tek şerefelidir.

Görülüyor ki, Üç Şerefeli Cami, mihrab önündeki kubbesi iç hacmi örten diğer kubbelerden daha büyük olan beş kubbeli bir ulucamidir. Manisa Ulucami 'de iç sahanın takriben 1/3 ünü kaplayan büyük kubbe burada iç mekâna daha da hâkim olmuştur : 2/5 ini örter. Böylece Üç Şerefeli Cami'de, XVI. yüzyıl Osmanlı monümantal camileri' nin ilk tecrübesi yapılırken, ayni zamanda geleneksel ulucami tipine de yeni bir form ve daha zengin bir iç mekân ifadesi verilmiştir. Doğan Kuban, Üç Şerefeli Cami'de atılan adımları hülasa ederken, «burada ele alınan enteresan bir fikir tek kubbeyle kubbe çapından daha büyük bir dikdörtgen sathı örtmek fikridir ki altıgen şemanın en avantajlı tarafını teşkil etmektedir.» diyor. Vakıa, plan şemasında görüleceği gibi, büyük kubbe ile yan kubbeler arasında üçgen bir saha kalmıştır ve bu saha cami hacmini büyütür. Ancak, kubbenin yanlarda bastığı büyük ayaklardan kıble ve medhal duvarlarına atılan dik ve 60 derecelik kemerler arasında sıkışıp kalan bu kama biçimindeki kısım üst yapının iyi halledilmemiş olan bir parçasıdır. İç mekânın orta bölmeden yan bölmelere akışını köstekler. Kemerlerin ağır ve alçak oluşu; ayrıca orta yerlerinden kaim, çift ahşap gergilerle bağlanmış bulunuşu, iç mekânı parçalar. îç mekânın bölmelerden teşekkül etmesi ise Bursa Ulu Cami'de veya Edirne Eski Cami'de görmüş olduğumuz gibi ünitelerin yanyana koyularak üretilmesi davranışının ta,bii bir neticesidir. Üç Şerefeli Cami'de bu ilk devir Osmanlı mimari prensibi devam etmektedir. Büyük kubbeli orta bölmenin yanlarına ikişer adet kubbeli ünite yerleştirilmiş, sonra binanın yan duvarları uzatılarak cami sahasına kare — veya kareye yakın — bir şekil verilmiştir. Üç Şerefeli Camide ortaya çıkan yanlarda küçük kubbelerle beslenen merkezî kubbeli «çok-üniteli» cami formunun XV. yüzyılın ikinci yansında kademe kademe geliştiğini görüyoruz. Bu gelişmenin ilk safhasını temsil eden iki cami: Manisa'da Hatuniye Camii ile İstanbul'da Atik Ali Paşa Camii 'dir.

----------------------

Kaynak: İlk Devir Osmanlı Mimarisinde Cami / Abdullah Kuran / Ankara / 1964

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz