Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Osmanlı Paraları - Sikkeleri
Devlet-i Ali'nin 707. Kuruluş Yılı Münasebetiyle Kaleme Alınmıştır
Bayezid Paşa ve Ailesi
Silâhtar Süleyman Paşa
XVI. ve XVII. Yüzyıl Sülüs ve Nesih Hattatları
XV Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Yeniçeri Ocağı
Osmanlı Mimarlık Tarihi
Azaplar
Otlukbeli Savaşı
Abdülhamid sorgusu

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Edirne Eski Cami

Edirne'deki Eski Cami XV. yüzyılın ilk yıllarına aittir. İnşaasına Emir Süleyman Çelebi tarafından H. 805 (1403) yılında başlanılmış, Çelebi Sultan Mehmed tarafından H. 816 (1414)'da tamamlanmıştır. Cami 1749 yılında yangından, 1752'de de zelzeleden zarar gömmüş; Sultan I. Mahmud devrinde tamir ettirilmiştir. 1924-1934 yıllarında tekrar esaslı bir tamirden geçmiştir. Caminin yan kapısı üzerindeki kitabeden mimarının Konyalı Hacı Alâaddin, kalfasının da Ömer ibn-i İbrahim olduğunu öğreniyoruz.

Eski Cami, bir kenarının dış ölçüsü 49.50 m. olan dörtköşe bir binadır. Dokuz eşit parçaya ayrılmış dokuz kubbe ile örtülmüştür. Böylece bina enine ve boyuna üçer adet eş kubbeli ünitenin sıralanmasından teşekkül etmiştir. Dokuz bölmeli iç mekânın orta yerine, kenarı 2.80 m. kalınlığında dört kare ayak yerleştirilmiştir, (res. 39) Merkezindeki kubbe bu dört ayağa oturur. Diğer sekiz kubbe, merkezdeki kubbenin dört yanında bir veya iki yönde dış duvarlara biner. Kubbeye geçiş yan sıralarda pandantifler ile, orta sırada ise üç değişik şekilde olur. Cümle kapısından girişte birinci kubbede basit tromplar, orta kubbede stalaktitli konsollar, mihrab önündeki kubbede üçgen panolar görülür. Yan ve orta sıradaki kubbeler arasındaki fark dışarıda da tebarüz ettirilmiştir. Pandantifli yan kubbelerin kasnakları yuvarlak, orta sıradaki kubbelerin kasnakları sekiz köşelidir, (res. 40) Orta sıradaki kubbeler, Bursa Ulucami'de olduğu gibi, yan kubbelerden biraz daha yüksektir.

Girişteki kubbenin tepesinde bir de fener vardır. Ayrıca, sekiz dilimli olarak inşa edilmiştir. Oktay Aslanapa, Gurlitt'in Hammer'den naklen «Fatih zamanında hâlâ camide inşaat yapıldığını» zikrettiğini ve «orta kubbenin o zaman kapanıp, daha evvel Bursa Ulu cami'deki gibi açık bırakılmış olduğunu» tahmin ettiğini yazıyor. Bursa Ulucami ile takriben ayni yıllarda, ayni mimari prensiplerinden hareket edilerek yapılan Eski Cami'de iç avlu elemanının da aynen tatbik edilmiş olduğunu düşünmek yersiz değildir. Yalnız kanaatimizce, iç avlu fonksiyonunu gören bölme, Hammer'in tahmin ettiği gibi orta bölme değil, girişteki ilk bölme olmak gerekir. Çünkü, bir kere, bu bölmenin kubbesi diğerlerinden farklı olarak dilimlidir ve iç avlu karakterinde olan hacimlerde daima görüldüğü gibi kubbesinin üstü deliktir. Bu delik bugün bir fenerle örtülmüştür; fakat, bütün diğer fenerli kubbeler gibi, aslında sadece bir açık göz olduğu düşünülmelidir. Daha da önemli bir nokta, yan kapıların bu ilk bölmenin mihverinde bulunmasıdır. İç avlunun, mihrab ile cümle kapısı nın merkezinden geçen kıble mihveri ile yan kapılardan geçen arzanî mihverin kesiştikleri yerde tertiplenmiş olması, Bursa Ulucamii'nde gördüğümüz tertip muvacehesinde daha mantıkîdir. İleride ele alacağımız «çapraz mihverli» cami bölümünde çapraz mihverli planlama prensibi üzerinde daha etraflıca duracağız. Burada şunu ilâve etmekle yetinelim : Hammer'i yanıltan hususlar Bursa Ulucamii'nde cümle kapısına bitişik olmayan iç avlu tertibi ve dış görünüşü itibariyle Eski Cami mimarisinin bir küçük modeli olan Sultan Beyazıd Camii 'nin dokuz kubbeli tabhaneleri olabilir. Adı geçen tabhanelerde fenerli olan kubbe merkezdekidir. Ancak, Sultan Beyazıd tabhanelerinde birbirine açılan dokuz mekân ünitesi değil köşelerdeki dört odadan arta kalan haçvari bir mekân vardır. Kubbesinde fener bulunan orta hol ise, eyvanlar içerisindeki dış kapıların tespit ettiği mihverlerin kesiştiği yerdir. İç avlunun cümle kapısına bitişik olması da Eski Cami'de zaruretten doğmuştur. Bursa Ulucami'inde iç avlu cümle kapısından bir bölme içeridedir; fakat Ulucami dört ünite derinliğinde bir bina olduğu için, avlunun önünde kalan kısım, bina derinliğinin yansına tekabül eder. Eski Cami'de iç avlunun orta bölmede olması mihrab önündeki namaz yerini bir ünite derinliğine indirir ki bu çok dardır. Kısacası, iç avlunun cümle kapısı önünde bulunduğunu ve şadırvanın etrafından geçit verecek şekilde bölmenin orta yerinde tertiplenmiş olabileceğini düşünmekteyiz.

Eski Cami'nin iç mekânı Bursa Ulucami'ine nazaran daha ferahtır. Bina içinde yalnız dört tane ayak vardır ve kubbelerin çapı 13.50 m dir Bursa Ulucamii'nde ise iç hacim on iki ayak ile bölünmekte ve kubbeler 10.60 m. çapında bulunmaktadır. Beden duvarlarında bölmelere umumiyetle iki alt iki üst; kubbe kasnaklarına da yine dört pencere açılmıştır Eski Cami'nin beş kemerli bir son cemaat yeri ve iki minaresi vardır Son cemaat yerinin, caminin mihrab mihverinde bulunan orta bölmesi diğerlerinden daha yüksek ve kubbeli, yan bölmeleri çapraz-tonozludur Duvarlar tuğla hatıllı taş olarak örülmüştür ki bu yapı şekli ile son cemaat yeri, tamamı ile kesme taştan inşa edilmiş olan esas binadan değişik bir hüviyet gösterir. Ayrıca son cemaat yerinin esas binaya bağlanışı da zayıftır. Böylece, cami ile birlikte yapılmayıp, muhtemelen yine XV. yüzyıl zarfında fakat daha sonra inşa edilmiş olması kuvvetle mümkündür. Minareler de ayrı zamanlarda inşa edilmişe benzerler. Binanın üzerine oturan Doğu minaresi cami ile beraber düşünülüp inşa edilen minaredir . Binaya bitişik olmayan Batı minaresi ise daha sonra yapılmıştır. Söylemezoğlu, bu minareyi Üç Şerefeli Cami 'nin büyük minaresine benzeterek, "Üç Şerefeli Cami'nin mimarı tarafından inşa edildiğini kabul edebiliriz" diyor. Bu görüşe katılıyoruz.

----------------------

Kaynak: İlk Devir Osmanlı Mimarisinde Cami / Abdullah Kuran / Ankara / 1964

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz