Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Osmanlı’da bile 25 yaşında seçiliyordu; ya biz?
Mahmudiye Kalyonuna Ait Kırım Harbi ile İlgili Efsaneler
XV. Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Akıncılar
Jan Hunyad Haçlı seferi ve Edirne-Segedin Anlaşması
Mesih Paşa
Vefatının 543. yılında Akşemseddin olabilmek
Osmanlı Gemileri ile Endülüs Müslümanlarının Afrika'ya Nakli
Cerrah Mehmet Paşa
Salyaneli ve Salyanesiz Eyaletler
Güney Amerika’da Yitik Osmanlılar

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Erdel Voyvodalığı

Hududu

Osmanlı tarihlerinde Erdel denilen ve bir adı da Transilvanya olan bu ülke Romanya'nın batı taraflarına düşmekte olup coğrafî hududu doğuda Boğdan, güneyde Eflak (Ulahya) güneybatısında Banat, batıda Macaristan ve kuzeyde de tarihî Erdel'in bir kısmını teşkil eden ve merkezi Siget olan Marmaroş vilâyetidir; üç taraftan Karpat ve Transilvanya dağlarıyla çevrilmiş olan başlı başına bir bölge teşkil etmekte olup Macar krallığına bağlı bir voyvodalıktı ve merkezi de Sibin denilen Hermanştad şehri idi.


Osmanlıların Erdel ile ilk temasları

Macaristan'a tâbi olan Erdel ile ilk Osmanlı teması on dördüncü asrın yarısında ve I. Sultan Murad zamanındadır. Vidin Bulgar kralı olan Stratisimir, Erdel voyvodası Dionisiüs tarafından tehdid edildiğinden Osmanlılar Bulgar kralını müdafaa etmişlerdi (1367). Erdel'e karşı sistemli surette Osmanlı akını 793 H. 1391 M. den itibaren Macaristan'ın istilâsına kadar muhtelif tarihlerde devam etmiştir.

1438'de bizzat pâdişâhın da bulunduğu bir akında Eflâk beyi de bulunmuş ve Türk kuvvetleri Erdel'in merkezi olan Sibin şehrine kadar sokulmuşlardır; daha sonra 1442 de Mezid Bey ve Kula Şahin Paşa kuvvetlerinin akınları vardır ki her ikisi de Erdel beyi Jan Hunyad'a karşı mağlûp olmuşlardır.

Osmanlıların Mohaç muharebesi ve Macaristan'ı istilâları esnasında Erdel voyvodası ve Macarların baş kumandanı rütbesinde olan ‘’Yanoş Zapolya’’ adında birisi idi; bunun babası olan Zips kontu Istefan Zapolya, Macar asilzâdelerindendi. 1486 da doğmuş olan Yanoş veya Jan Zapo1ya 1507’de Transilvanya voyvodası olmuştu.

Zapolya 1514 de Erdel'deki Macar köylüleri ile Ulahların isyanını bastırmıştı. Yanoş Zapolya, yeni Macar kralı II. Layoş'un saltanat naibi olmuş ise de genç kralın memleket işleriyle meşgul olmayıp sefahete düşkünlüğünden dolayı aralan açılmış, hatta bir defa idaresi altındaki halkı kral aleyhine ayaklandırmış ise de muvaffak olamayarak 1528 senesinde Lehistan'a kayın pederi olan Leh kralının yanına çekilmiş ve bir sene sonra kral ile arası bulunarak tekrar Erdel voyvodalığına dönmüştü.


Yanoş'un Kral Seçilmesi

Yanoş Zapolya 1526'da Mohaç meydan muharebesi ne iştirak etmeyerek Segedin’de kalmış ve muharebeden sonra gizlice pâdişâhla buluşarak Macar krallığı için muvafakatini almış ve bir kısım Macar asilzadelerinin kararıyla kendisini Macar kralı îlân ettirmiş ve Istoni Belgrad'a gidip Macar krallığı tacını giymiştir (15 Kasım 1526); fakat bu intihap işi bütün Macar beylerinin kararıyla olmadığından buna karşı Habsburg hanedanından Avusturya grandükü Ferdinand rakip çıkıp o da taraftarı olan Macar banlarını davet ederek İstoni Belgrad'a gidip aynı krallık tacını giymiştir.


Ferdinand'ın Krallık İddiası

İşte bundan dolayı bir taca sahip olmak ısteyen iki iddiacı arasında mücadele başlamıştır. Çünkü imparator V. Şarl (Şarlken)1521'de Vormüs ve 1522'de Brüksel umumî meclisleri (Diyet meclisleri) huzurunda Macaristan ve Avusturya üzerindeki haklarını biraderi Ferdinand'a terk etmiş olduğundan Diyet meclisi Ferdinand'ı Macar tacının meşru hükümdarı saymış ve Yanoş'un gasıb olduğunu ilân etmişti; bundan dolayı Ferdinand mühim bir kuvvetle gelerek Tokay sahrasında iki defa Yanoş Zapolya'yı mağlup ederek Budin’i zabtettiğinden od., kayın pederi olan Lehistan kralının yanına kaçarak ondan yardım ummuştu; bundan maksadı Macaristan'a kendi kılıcıyla sahip olmuş gibi Osmanlı hükümetini işe karıştırmadan Lehistan kralının yardımıyla krallığını sağlamaktı.


Yanoş'un Osmanlı himayesini istemesi

Yanoş bunun üzerine Erdel ve Macaristan'ın ileri gelenleri ve taraftarlarıyla, ayrıca bir kısım Leh ricaliyle görüştü; hem bu heyet ve hem de Leh kralı, Zapolya'ya Osmanlı hükümdarına başvurmasını tavsiye eylediler; bilhassa Lehistan kralı her iki tarafı gücendirecek olan tehlikeli bir duruma düşmek istemedi ve Zapolya da ister istemez Siradi veya Erdel palatin'il yani valisi Jerom Laçki isminde bir asilzadeyi elçilikle İstanbul'a yolladı ve kendisine yardım edilmesini rica etti (1527). Epi uzun süren görüşmelerden sonra devlet, otoritesini muhafaza için (Yanoş'un Osmanlılar sayesinde kral olmasına rağmen Lehlilerden yardım istemek hususundaki kusuruna bakılmayarak) kendisine yardım edilmesine karar verildi ve 27 Kânun-ı sâni 1528'de (934 H.) Sultan Süleyman tarafından kabul edilen elçiye padişah:


Yanoş'a yardım va'di

Zapolya'nın sadakatini memnuniyetle kabul ettiğini, Macaristan kendi kılıcıyla zabtedildiği için Osmanlılara ait olup lâkin Zapo1ya'nın kendisine intisabı sebebiyle ona mükâfat olarak Macaristan'ı verdiği gibi onu Ferdinand'a ve sair düşmanlarına karşı da himaye edeceğini söylemiştir.

Bunu müteakip 29 Şubat 1528'de Macar krallığı ile Osmanlı devleti arasında ilk defa bir anlaşma imzalanmış, Zapo1ya'nın elçisine harp levazımı verilmiş ve ordunun hazırlanması da emrolunmuştur.


Ferdinand'ın Osmanlı Pâdişâhına Başvurması

Yanoş Kıral’ın Osmanlı devletine müracaat ederek himayesini temin ettiğini haber alan Ferdinand, Macar krallığının ve hattâ zaptolunan yerlerden Belgrad'ın bile kendisine verilmesini istemiştir; bu küstahça isteğe karşı canı sıkılan vezir-i âzam İbrahim Paşa, Ferdinand'ın elçisi ve eski Yayca beyi Hoburdanski'ye Ferdinand'ın İstanbul'u niçin istemediğine hayret ettiğini söylemiş ve pâdişâh da kabul ettiği elçiye yakında hududa gelerek istediklerini Ferdinand'a kendi eliyle vereceğini beyan ederek heyeti geri göndermiştir.


Yanoş'un Budin Tahtına Oturtulması

935 H. 1529 M. de Macaristan üzerine yapılan seferde Mohaç'a gelindiği vakit Yanoş Kral altı bin kişiyle gelerek 20 Temmuz'da (14 Zikade 935) merasimle karşılandı ve Budin istirdat edildikten sonra krallık tahtına oturtuldu ve sonra malûm olduğu üzere yanına muhafız olarak üç bin kadar asker kondu ve sonra meşhur Viyana muhasarası yapıldı; avdetle Yanoş Kral’ı Budin'de kaldı.

Ferdinand taraftarlarından olup Jan Zapolya'ya muhalefet eden Zigetvar banı Türük Vallend'in üzerine kuvvet sevk edildiğini duyan Ferdinand, hemen Budin üzerine yürüyüp orayı kuşattıysa da Semendire beyi Yahya Paşa oğlu Mehmed ve Bosna beyi Gazi Husrev ve Alaca Hisar beyi Yahyapaşaoğlu Ahmed Bey kuvvetlerinin yetişmesi üzerine çekildi ve bunun üzerine Ferdinand'a tâbi yerlere akın yapıldı.

Macar krallığının kendisine verilmesi hakkına Ferdinand'ın müteaddit istekleri reddedildi ve bu ihtilflar arasında Jan Zapolya veya Yanoş Kral 1540 senesinde ölerek Etyen (Stefan) veya Sigismund adında yeni doğmuş bir çocuk bıraktı.


Zapolya Oğlu Sigismund

İan Zapo1ya'nın ölümü, Ferdinan'a yeniden umit verdi. Zapolya’nın son senelerinde kendisini Transilvanya dukası ilân etmiş olan Malyat (Malyat Iştvan)'ın bu çocuğun meşru olmadığı hakkındaki imaları hükümetin gönderdiği divan çavuşunun getirdiği haberle bertaraf edildi; valide kraliçe İzabel, gelen çavuşun yanında çocuğuna süt verdi ve pâdişâh namına on beş yaşına gelince bu çocuğun Macar kralı olacağı vadini aldı.

Ferdinand Yanoş'un ölümünü duyunca biri kraliçeye ve diğeri Osmanlı hükümdarına olmak üzere iki elçi gönderdi, tatlı diller dökerek Budin’i istedi. Elçi kraliçe ile buluşunca Ferdinand'ın nâmesini verdi ve aynı şeyi taleb etti. Kraliçe bu teklife karşı "Bu büyük bir iştir; Macar beyleriyle görüşmeğe muhtacdır, derhal cevab verilmez” dedikten sonra: "Benim ulucum (büyüğüm) dahi vardır ki ol Leh kralı babamdır. Ferdinand Kral'ın dahi dostudur; ona da haber gönderip danışayım ve ol tarafeyne iyilik ister adamdır; görelim anın dahi re'yi nedir? Nice makul görür? Eğer hod asker çeker zor ile alırım derse bir dul avrat üzerine ve bir saçı bitmedik yetim üzerine gelmeğe âr etmeyecek mi? Şimdiki halde benim ona cevabım budur” cevabını yollamıştır. Ferdinand'ın elçisi kraliçenin maksadının işi uzatmak olduğunu ve Türk askeri gelmeden evvel asker sevk edilmesini söylediğinden derhal asker sevkedip Vişegrad, Vaç ve Peşte’yi alıp Budin’i kuşattı ise de yetişen kuvvetler Budin'i muhasaradan kurtardılar (1541). Bunun üzerine Macaristan'a yeni bir sefer daha yapıldı, pâdişâh Budin önüne gelerek henüz bir yaşında bulunan küçük kralı çadırına getirtip orada alıkoyarak Budin’i kendi askerine işgal ettirmiş ve Sigismund'u büyüyünce babasının yerine Macar kralı olmak üzere Erdel beyliğine göndermiştir. İşte bu suretle Macaristan Osmanlı topraklarına ilhak olunarak eyalet suretiyle idare edilmiş ve Budin’in en büyük kilisesi camie çevrilerek Ebussuûd Efendi'nin güzel sesli talebelerinden biri tarafından pâdişâh adına ilk hutbe okunmuştur.

Sultan Süleyman, Sigismund'u papaz Martinoçi ve Petroviç'in vesayetleri altında olarak bir miktar vergi ile Erdel beyliğine tayin edip kendisine berat verdi; bundan sonra yani 1541'den itibaren Erdel beyi Sigismund Osmanlılara vergi vermek suretiyle ölünceye kadar burada kaldı.

Osmanlı hükümeti voyvodanın Lipa veya Lipve'de oturmasını muvafık görerek ilk olarak burası merkez oldu; 1542'de bu merkez, Diyet meclisinin kararıyla Erdel Belgrad'ına naklolundu. Diyet meclisi Erdel'in dahilî idaresini tanzim ettiği gibi Osmanlı devletinin arzusu üzerine Papaz Marti Noçi'yi kral naibi seçti; fakat bu papaz, Ferdinand'ın elçileriyle anlaşıp 1551 de Erdel'i ona teslim etmiş ve bunun üzerine Sigismund validesiyle beraber Lehistan'a iltica etmişti.

Martinoçi'nin bu hareketinden daha evvel kraliçe İzabe1 Osmanlı hükümetini haberdar etmiş olduğundan bu hâdise haber alınır alınmaz Sokullu Mehmed Paşa kumandasıyla Erdel'e kuvvet sevkedilerek Baturi Andraşi kuvvetlerinin mağlubiyetiyle Lipve geri alındı ise de kışın tekrar Avusturyalıların eline geçti ve Erdel bir müddet Avusturyalıların elinde kaldı. Nihayet Lehistan'da bulunan kral Sigismund ile validesi Osmanlı hükümetinin muvafakatiyle 1556 da Diyet meclisi tarafından Erdel'e davet edilerek gelmişlerdir; aynı zamanda hükümet bunlara yardım için beylerbeyi ve hudut beyleriyle Eflak ve Boğdan voyvodalarına emirler göndermiştir.

Sigismund Erdel'e geldikten birkaç sene sonra büyümüş olduğu için vesayetten kurtulup doğrudan doğruya idareyi ele alması Fransa kralı tarafından da rica edilmiş olduğundan bu suretle baba ocağı olan Erdel'in idaresi Sigismund'a bırakıldı. Sigismund veya Stefan Voyvoda 1559 tarihinden itibaren on dokuz yaşında iken bizzat idareyi eline aldı.

Sigismund, 1556 'da memleketine döndüğü zaman kendisine verilen ahidnâme mucibince Osmanlı hükümeti, bunun müdafasını üzerine alıyor ve voyvodaya beylik alâmeti olarak menşur veya berat ile kuka serpuş, tuğ, sancak ve topuz veriyordu. Erdel voyvodası bu ahidnâme mucibince her sene devlet hazinesine on bin duka altın verecekti; bu vergi Sigismund'ın ölümünden sonra 1575 de arttırılarak on beş bin dukaya çıkarılmıştı.

Sigismund veya Stefan Yanoş Avusturyalıların tazyikinden bıkarak Budin beylerbeyine müracaat ile yardım istedi ve o da hudut vaziyetini hükümete yazdı. Bundan ve diğer bazı hudut hadiselerinden dolayı 973 H. 1566 M.'de Avusturya üzerine sefer açıldı, pâdişâhın Zemun sahrasına gelmesinden bir gün sonra Tuna gemileriyle Stefan Yanoş geldi, merasimle karşılandı. Divan olup sonra huzura kabul edilerek kendisine hükümdarlara mahsus kırmızı otağ kuruldu, voyvodanın ısrarıyla seferin Eğri üzerine yapılması kararlaştırıldı; fakat Zigetvar beyinin tecavüzü, seferi o tarafa çevirtti. Erdel voyvodası Avusturyalıların bir sene evvel kendisinden aldığı bir iki kalenin geri alınmasını rica ettiğinden, kendisine Kırım hanı kuvvetleri koşuldu ve o tarafa gönderildi.

Stefan Yanoş ölümünden bir sene evvel üzerindeki Macaristan kralı unvanını Avusturya kralına terk etmiş ve 1571'de de çocuk bırakmadan ölmüştür.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz