Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Tayyar Mehmet Paşa
Kara Halilzâde Mehmed Said Efendi
XVI. ve XVII. Yüzyılda Çinicilik
Edirne Üç Şerefeli Cami
Meslekî
PAPA'lar ve AYASOFYA
Osmanlı Türklerinde Su Mimarisi
Tayyar Mehmet Paşa
Bursa II. Murat Camii
İngiltere

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Eski Bedesten Tacirleri

Sayfadaki Başlıklar


Eski Bedesten'in Organizasyon ve Yönetimi

Bedesten'de ticaret hayatı ve Bedesten tacirleri hakkında ayrıntılı bilginin alınabileceği bir başka kaynak da Cabî'ye Has Sicil'dir. Cabî, Bedesten'in vergi memurudur. İşte Cabî'nin 1520 yılı Sicil'ine göre Müslümanlar o günkü 168 dükkânın 123'ünü işgal etmektedirler. Dükkânlardan 34'ünü gayrimüslimler ellerinde bulundurmaktadırlar, 5 köşe (işporta) tezgâhı ve bir sandık (daimi dükkân yeri) de boştur. İşporta mahallerinden ikisini Beytülmalciler (sahipsiz, varissiz, aranmayan emvali Hazine'ye irat kaydedenler) işgal etmektedirler. Bir dükkân Beytülmal Emini'nin (Hazine Memuru) yazıhanesidir, böyle bir yazıhane de Kazasker Kassâm'ına ayrılmıştır (vergi memuru). Üçüncü bir dükkânda da Ayasofya Vakfı'nın gelir fazlalığı muhafaza edilmektedir.

1489 ve 1520 Sicillerinden öğrendiğimize göre, gayrimüslimlerin Eski Bedestende dağılımı şu şekildedir:

YahudiErmeniRumAvrupalıToplam
14895103-18
152018132134

Yahudilerin sayısındaki artışın nedeni 1492'den sonra İspanya'dan, Portekiz ve İtalya'dan Hıristiyan taassubunun tesiri altında göçe zorlanan çok sayıda Yahudi'nin istanbul'a gelmiş olmasıdır. Tabiî bu iki sayım arasında gayrimüslim sayısı iki katına çıkmışsa da Müsluman tacirler ekseriyeti korumuşlardır.

Müslüman tacirlerin sosyal köken itibariyle sınıflandırılmasını tam yapamayacağız; zira çoğunlukla isimlerin yanında hiçbir sıfat belirtilmemiştir. 1520 tarihli sicilde 123 müsluman dükkân sahibinden sıfatı belirtilen 57 kişinin dağılımı şu şekildedir:


bey6
ulema6
asker-kapıkulu2
seçkin aile çocuğu-çelebi13
amilçiftçi1
mütevelli1
zabıta-muhtesib1
hoca(tacir10
kethüda1
zenaatkâr7
Arap6
Acem3
Toplam57

Görüldüğü gibi, Eski Bedesten ahalisinden vasfedilen 27'si seçkin zümredendir. 6 Bey ve 6 din bilgininden başka biri topçu biri piyade (yayabaşı) 2 kapıkulu (subay) vardır. 1489 Sicilinde bile kapıkullarının (solak ve mehter) Bedesten'de işyeri sahibi olarak listelendiğini görüyoruz.

1520 Sicili 13 çelebi'yi de listeye almış olup, çelebiler seçkin aile çocuklarıdır. Anlaşıldığı kadarıyla, Müslüman dükkân sahiplerinin büyük bir yüzdesi seçkinlerdendir (zengin-bürokrat).

Bu arada belirtelim: Bali Bey ile Sinan Bey adlı iki şahsın ikişer dükkânı vardır. Bir mesele de mütekaid (emekli) olmadıkları takdirde bu kişilerin dükkânlarının başında olamayacaklarıdır, yani dükkânlarında işçi çalıştırmış olmalarının gereğidir. Genellikle kölelerin bu şekilde çalıştırıldıklarını biliyoruz. Bu tür işyerlerinin bölgeler arası ticarete yöneldikleri de bize ulaşan malumattandır.30

Amil, vergi veren çiftçi/ziraatçidir, mütevelli vakıf yöneticisidir, muhtesib de çarşı-pazar amiri yani günümüz tabiriyle zabıtadır. Amiller ve mütevelliler de parçalanım bölgeler arası ticarete yatıran birinci sınıf tüccarlardır.

Hoca adını alan profesyonel (tek işi yaptığı iş olan) tacirler seçkin amatörlerin hemen arkasında sayıca ikinci sırada yer almaktadırlar. Hocalar, emrinde hür adam ve köle çalıştıran tüccarlardır.31 Fetih'le birlikte Edirne'den, Bursa'dan, Ankara'dan kopup gelen bu büyük tüccarlar kurdukları vakıflar ve mahallelerle Osmanlı İstanbul'unun ticari hayatına şekil vermişlerdir.32

Eski Bedesten'in 7 mensubu meslekten zanaatkardır: bunların 3'ü sahaf (kitapçı), l'i saatçi, l'i çilingir, l'i marangoz, l'i de terzidir.

Dükkân sahiplerinden biri kadındır: Gülnar Bacı. Daha sonraki sicillerde de Bedesten'in zanaatkar ve tacir listesinde kadın isimlerine rastlamaktayız, özellikle de kadın köle ticaretinde...

Yabancılardan birinin Efrenc Coromi (Jerom) ismiyle anıldığını görüyoruz, herhalde İtalyandır (efrenc, İtalyan demektir). Yabancı Müslüman tüccarlardan Arap ya da Acem diye bahsedilmektedir. O çağda Şamlı ve Halepli tacirlerle, İranlı ipek tüccarlarının Osmanlı ticaret hayatında çok önemli bir yer tuttuklarını biliyoruz.33 Bazı isimler: Muhibbiddin, Abdulkadir, Ali, Yusuf, Abdulfadl, Kadı İbrahim (Araplar); Hvace Kasım, Zeyneddin, Gilan'h Mahmut bin Havace Şemseddin (Acemler).

Fetih'ten sonra Osmanlılar yabancıların İstanbul'da yerleşimini heyecanla teşvik etmişlerdir!...


Eski Bedesten'in Organizasyon ve Yönetimi

Bedesten, İmparatorluk Vakıf Yönetimi'nin genel denetim kapsamındaydı. Ancak, burada ticaret yapanlar bir Lonca kurmuşlardı ve Evliya Çelebi'ye göre (1638) Bedesten bir yönetim kuruluna da sahipti.

Bu kurulda "şeyhler yani kahyalar, nakîbler (müfettiş muavini), duacılar ve bir de kethüde bulunmaktaydı".34 300 tane tellâlden bahseden Çelebi, "200 tellâl de dışarıda vardır" diyor. Hamalların dışarıda bulunduğunu söyler. Bizce Evliya Çelebi'nin rakamları abartmacadır; zira 1496 Vakıf senetlerinde gece bekçilerinin sayısı sadece 4'tür.35

Gerek tellâllerin gerekse gece muhafızlarının yaptığı iş önemli olduğundan bunlar Sultan'ın izniyle (ber'at) işe alınır, vazife ifaları mülki amirlerin sıkı denetiminden geçerdi. Diğer çalışanlardan ise kefil istenirdi...

Charles White'dan intikal eden ayrıntılı şemaya göre Bedesten'den direkt sorumlu sekiz kişi vardır: Bir Şeyh (Kâhya), bir Nakîb (müfettiş muavini) ve altı amir:

"Kâhya çok az bir maaşla çalışır, daha çok bahşiş alır, meselâ usûl çiğneyenlerden (ihlâl) alınan ceza ona ücret olarak verilir, keza Bedesten'in adına gölge düşürecek maddeler satmaya kalkanlardan alınan ceza da onun gelirleri arasındadır. Nakib çarşıya intizam veren şahıstır ve lonca mensupları tarafından seçilir. Çarşı esnafının çıkarlarını korumakla görevli nakîb ve kâhya, malların fabrika çıkış ve piyasa intikal fiyatlarını belirlerler."36

Kâhya, Saray görevlilerine karşı çarşı esnafının hâl ve hareketinden dolayı sorumlu idi; esnafın Sultan'ın emirlerine tam riayetini sağlamakla görevliydi.37 Hakları çiğnendiğinde ise esnaf hemen yakındaki Mahmut Paşa Camii'nde bulunan Kadı'ya giderdi. Kadı da meseleyi Sultan'a aksettirir, harekete geçmeden önce onun emirlerini beklerdi.3**

Bedesten her gün sabahın erken saatlerinde açılır öğleye kadar (Ramazan'da ikindiye kadar) açık kalırdı. Bekçiler, ezanı okuduktan sonra öğle vakti çarşıyı dolaşır, içeride kimsenin kalmadığından emin olunca kapıyı kapatırlardı...

Satışlara gelince, usulen satıcı tellâlı çağırır ve istediği fiyatı söyler, bir mânâda Borsa Tablosuna yazdırmış olurdu. Yalnız malı da tellâla verir; dolaştırıp satmasını isterdi! "Tellalların yarısı malları içerde açık arttırma (müzayede) yolu ile satıyorlar, diğer yarısı da aynı amaçla bitişik reyonları (hemen dışarıdaki çarşıları) dolaşıyorlardı!"39

Bedesten'e muhafaza edilmek üzere mal verildiğinde bir envanter yapılır, emanetçi malı teslim alırdı. Mal sahibi malını geri alırken yüksek olmayan bir ücret öderdi. Bazan mal geri alınmaz, o zaman da Bedesten'in malı olurdu. 1843'te yayınlanan fermanla emanetten alınmayan, emanette kalan emvalin Beytülmal'e devri emredilmiştir.40

International Journal of Turkish Studies, I, 1980

Çev: Selahattin Ayaz


Kaynakça için bkz:
İstanbul'un İncisi: Bedesten

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz