Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Bağlantılar
İstanbul’da Osmanlı dönemi hanım hayır severler ve vakıfları (1)
Osmanlılar'ın Giysi Resimleri
Varna Savaşı
Osmanlı'da Devlet Yönetimi
Deniz Siyaseti-6
Fatih Sultan Mehmet
Mimar Sinan: Yaşamı ve Sanatı
XVIII. Yüzyılda Çini Sanatı
Abdülhamid'in karikatürü

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

GERÇEK MÜRİDLERİMİZİN SAYISI

19/9/2007
GERÇEK MÜRİDLERİMİZİN SAYISI

Devir Sultan II. Murat Han devriydi. O devirde Ankara’da bulunan Hacı Bayram Veli’ye büyük muhabbet ve saygı gösteren II. Murat Han, büyük veliye hürmeten onun müridlerinden vergi alınmamasını emretmişti. Bunu duyanların çoğu sadece vergiden muaf olmak için Hacı Bayram Veli’nin müridi olmaya akın ettiler. Böyle bir durumda bir zaman geldi ki Ankara’dan vergi alınamaz hale gelindi. Öyle ki Ankara’dan kimden vergi istense, o kişi “ Ben Hacı Bayram Veli’nin müridiyim” diyordu.

Bu durum Murat Han’a iletildi. Murat Han da, Hacı Bayram Veli’ye bir mektup göndererek durumu büyük veliye bildirdi. Mektupta Hacı Bayram Veli’den gerçek müritlerinin sayısı isteniyordu. Hacı Bayram Veli’de zaten kendisine vergiden muaf olmak için bağlılık gösterenlerden şikayetçi idi. Bu mektubu fırsat bilen Hacı Bayram Veli, bütün müridlerine bir yerde toplanmaları için haber saldı.

Hacı Bayram Veli, müridlerinin toplanacağı alana bir çadır kurdurttu ve içini de koyun ile doldurdu. Sonra müridleri de çadırın kurulduğu alanda toplandılar. Büyük Veli çadırdan çıktı ve kalabalığa:

“ beni seviyor musunuz?” diye sordu.

Kalabalık:

“Elbette seviyoruz”

Hacı Bayram Veli:

“Peki bana canı gönülden bağlı mısınız? Eğer istersem benim için canınızı feda eder misiniz?”

Kalabalık:

“ Elbette canımız sana ve senin yoluna feda olsun.”

Bunun üzerine Hacı bayram Veli:

“ Bana bu şekilde inanıp, muhabbet gösteren müridlerim. Şimdi içinizden bir kişi çıksın onu kurban edip cennete göndereceğim” dedi.

Kalabalık bu söz üzerine tamamen sessizliğe büründü. Herkes birbirine bakmaya başlamıştı. Nihayet kalabalığın içinden bir er kişi öne çıkarak:

“ Canım sana ve yoluna feda olsun” diyerek çadıra girdi. Hacı Bayram Veli içeride önceden hazırlattığı koyunlardan birini kestirdi. Koyundan akan kanlar çadırın dışına çıkmıştı. Çadırın dışına akan kanı gören kalabalık adamın gerçekten kurban edildiğini zannettiler ve fena halde ürperdiler. Hacı Bayram Veli çadırın dışına çıkarak bir kişinin daha gelmesini istedi. Bir adam daha çıkarak çadıra girdi. Çadırın içinde yine aynı olay tekrar edildi. Kalabalık çadırın önünde fazlalaşan kanı görünce iyice şaşkına dönmüştü. Hacı Bayram Veli bir kişi daha istedi. Bu sefer de bir kadın çadırın içine girdi. Çadırın içinde aynı olay yine tekrar edildi.

Kalabalık artık işin şakaya gelir tarafı olmadığını iyice anlamış ve dehşete düşmüştü. Hacı Bayram Veli de bir kişinin daha gelmesini istiyordu. Ama kalabalıktan ne bir hareket ne de bir ses duyuluyordu. Öyle ki dördüncü kişi çıkmamıştı.

Böylece Hacı Bayram Veli gerçek müridlerinin sayısını tespit edip, hükümdara sayıyı şöyle bildirdi:

“ Sultanım gerçek müridlerimi sormuştunuz. Benim gerçek müritlerim iki er kişi ile bir hatun kişiden ibaret olmak üzere üç kişidir.”

Bu sayfayı düzenle

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz