Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
I. Murad
Boğdan Voyvodalığı
I. Mahmut
Atatürk ve İnönü
Seyranî
Lozan Konferansı ve İsmet Paşa
İlk Osmanlı Padişahlarının Şahsiyetleri
Tımarlı Süvari Sınıfının Bozulması
Osmanlı Gemileri ile Endülüs Müslümanlarının Afrika'ya Nakli
XIV. Yüzyılın Son Yarısından XV. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlılardaki Tasavvuf Akımı

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Garp Ocakları Donanması

Sayfadaki Başlıklar


Garp Ocakları Donanmasına Gemici Tedariki

Cezayir, Tunus ve Trablus'un ayrı ayrı donanmaları olup bunlar ecnebi devletlerle anlaşmalar yaparak mektuplaşırlardı. Bu üç imtiyazlı eyâletten en kuvvetli donanması olan Cezayir eyâleti idi; bunların geçimleri korsanlık ve muharebe ile olduğundan mükemmel donanmaları vardı. Cezayir korsanlarının faaliyetleri Akdeniz'e münhasır olmayıp bunlar Sebte (Cebelüttarık) boğazını aşarak Kanarya adaları İngiltere, İrlanda, Felemenk, Danimarka ve hattâ İzlanda adasına kadar uzanmışlar ve 1034 H.- 1625 M.'te büyük Britanya adası civarında ve Vistül nehri ağzındaki Lundy adasını zabtederek epey müddet oturup etrafta korsanlık yaptıktan sonra adayı İngiliz korsanlarına satmışlardı.

Bu on yedinci yüz yılda Akdeniz'de ticaretin selâmetini temin etmek isteyen ve Osmanlı Devleti ile ticaret muahedesi akdetmiş olan devletler bilhassa -Fransa, İngiltere ve Felemenk-Osmanlı Devleti'nin on yedinci yüzyıl içindeki gaileleri sebebiyle Cezayir dayısıyla anlaşma mecburiyetinde kalmışlardır. Bu hususta Amiral Dük Dögiz vasıtasiyle Marsilya'da Fransa ile Cezayir arasında 1028 Rebiulâhır ve 21 Mart 1619 da ilk anlaşma yapılmış ve bundan yedi sene sonra İngiltere hükümeti müracaat etmiş ve onu da Felemenk takip eylemiştir. Osmanlı hükümetinin Cezayir ve Tunus'la ecnebi devletlerin muahede yapmasına müsaade etmesi bunların yarı bağımsızlığını kabul eylemek demekti. Bu anlaşmalar her ne kadar bunların muahede yaptıkları devletlerin ticaret gemilerine tecavüz etmemeleri için bir mütareke hükmünde ise de daha sonraki tarihlerde bu yüzden Osmanlı Devleti zor duruma düşmüştür.

Garb ocakları ecnebi bir devletle muahede yaparlarken iş bitip ahidname iki tarafça da muvafık görüldükten sonra beylerbeyi ile divan heyeti ayağa kalkarak bu niyete fatiha okunur ve sonra oturularak muahedenâme yazılırdı.

Garp ocakları ve bilhassa Cezayir korsanları Fransa ile İngiltere'yi usandırmıştı. Hattâ Fransa kralı On dördüncü Lui sefirinin hakaret görmesi cihetiyle Osmanlılara gücenik olduğundan bundan istifade ile Cezayir taraflarında bir müstemleke tesis etmek üzere kuvvetlerini o taraflara gönderdi ise de arzusuna muvaffak olamıyarak hem Cezayir ve hem Tunus'u topa tuttu ve nihayet her iki ocak ile anlaştı.

Garp ocakları donanmaları Osmanlıların bütün Akdeniz muharebelerinde Osmanlı donanması ile birlikte bulunmuşlardır. Lüzumu halinde bu üç ocağa ilk baharda donanmaya iltihakları için pâdişâh tarafından Ferman gönderilir ve onlar da gemi reisi olan ve dayı denilen başbuğları ve müteaddit kadırga veya kalyonlarıyla sefere iştirak ederlerdi.

1055 H.-1645 M. de ilk defa Girit'e yapılan ihraç hareketinde ve Hanya muhasarasında yardıma gelen Cezayir donanması mevcudu yirmi olup, Tunus ve Trablusgarp donanmalarının adedi ise sekiz kadırga idi. 1059 H.-1649 M.'da Kaptan-ı derya Voynuk Ahmed Paşa altmış kadırga, on mavna ve üç burion ile Akdeniz'e çıktığı zaman garb ocakları donanmaları cenvan yirmi altı burtun ve on çekdirme ile donanmaya iltihak etmişlerdi.


Garp Ocakları Donanmasına Gemici Tedariki

Garb ocaklarının askerî zahiresi ve harp levazımı Osmanlı ülkesinden ve Osmanlı hükümeti tarafından veya aldıkları ganimetten temin edilirdi. Zaman zaman ocaklar tarafından (bilhassa Cezayir ocağından) gönderilen memurlar vasıtasıyla Ege sahil şehir, kasaba ve köylerinden -daha ziyade İzmir, Foça, Karaburun, Muğla havalisinden- ekseriya çiftbozan halktan kuvvetler tedarik edilip ocaklarına sevkedilirlerdi. Gemici tedarikine gelenler dellallar vasıtasiyle efrat toplarlardı. Dellallar: "-Solumadan can vermek, terlemeden mal kazanmak isteyenler bayrağımız altına gelsin" diye bağırırlar ve arzu edenleri yazarlardı. Yine bu ocaklar denizcilikle meşgul olup bulundukları mahal de ziraate pek elverişli olmadığından ihtiyaçları olan zahireyi bedeli mukabilinde de Batı Anadolu sahil şehir ve kasabalarından tadarik ederlerdi. Bir aralık hükümete karşı serkeşlikleri sebebiyle Köprülü Mehmet Paşa bunlara ne gemici ve ne de zahire verilmesine müsaade etmediğinden dolayı çok sıkışmışlardı.

Garp ocakları iki üç senede bir pâdişâha hediyeler takdimiyle buna mukabil tersaneden gemi levazımı, top, barut ve hatta gemi tedarik ederlerdi. Bunların İstanbul'daki bütün işleri Kaptan paşa vasıtasıyla görülürdü; Trablusgarp ocağı hediyesini her sene takdim ederdi. Buna mukabil her üç ocağa hükümet tarafından ihtiyaçları olan levazım verilirdi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz