Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Ayas Paşa
XVIII. Yüzyıldaki Osmanlı Şeyhülislamları
Nizameddin Ahmed Paşa
Zitvatoruk Antlaşması
Kul Himmet
Osmanlı Mimarisi
Afyonkarahisar Akmescit
XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna Kadar Azaplar
Yavuz Sultan Selim'in Şahsiyeti
Kabakçı Mustafa İsyanı ve III. Selim'in Tahttan İndirilmesi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Gazi Evrenuz Bey ve Ailesi

Tarihlerde Evrenos diye eski imlâda son harfi s ile yazılan bu isim Âşık Paşazâde'de z ile Evrenuz olarak doğru yazılıyor; evren ile uz kelimelerinden oluşmaktadır; Bizans tarihçileri Avrenezis veya Verenezis ve Frenkler de Vrenez yazarlar. Tahrir defterlerine ve aile şeceresine göre aile reisi olan Prankı İsa Bey, Gazi Süleyman Paşa ile birlikte Rumeli fütuhatına iştirak etmiş ve daha sonra o taraftaki akınların birisinde Radovişte civarında şehid düşmüştür; İsa Bey ile oğlu Evrenuz Bey, Karesi beyliği ümerasından iken o havalinin kısmen Orhan Gazi tarafından işgali üzerine Osmanlı devleti hizmetine girmişlerdir.

Şehzade Süleyman Paşa'nın vefatı üzerine Sultan Murad'ın hükümdar olup Rumeli'ye gelmesine kadar düşmanın mukabil taarruziyle vukua gelen gerileme esnasında hasıl olan tehlikeli durum Evrenuz Bey'le Karesi yöneticilerinden olup Osmanlı devleti hizmetinde bulunan Hacı İlbeyi'nin ciddî faaliyetleriyle önlenmiştir.

Osmanlı hükümdarı I. Sultan Murad Rumeli'ye geçtiği vakit Evrenuz Bey Keşan ile İpsala'yı zabtetmiş, sonra Edirne üzerine yürüyen Türk kuvvetlerinin sol koluna tâyin edilip doğu Makedonya'daki Sırp kuvvetlerinin Osmanlı ordusuna yapmaları muhtemel taarruzları önlemeye memur olmuştur. Evrenuz Bey'i daha sonra Serez'de akıncı kumandanı olarak görüyoruz. İkinci defa zabt edilen Serez'i kendisine merkez yapan Evrenuz Makedonya'ya yaptığı akınlarla mühim şehir ve kasabaları elde etmiştir. Evrenuz Bey takriben 1385'de vezir Çandarlı Halil Hayreddin Paşa ile Makedonya harekâtına iştirak eylemiş ve ikinci defa Manastır elde edilmiş ve Hayreddin Paşa ile birlikte Arnavutluk'ta İlbasan taraflarına ve daha batıya kadar gitmiştir. Bundan sonra Evrenuz hacca gitmiş ve buradan dönüşte Birinci Kosova Muharebesi'ne yaklaşan günlere rastlamış ve bu muharebede kendisinin tecrübelerinden istifade olunmuştur.

Kosova muharebesinden sonra Yıldırım'ın hükümdar olmasını müteakip Vodine ve Çitroz kasabalarını elde eden Evrenuz Bey, 1390'dan itibaren beş, altı sene sürekli olarak Arnavutluğa akın yapmış 1396 (798 H.) Niğbolu Muharebesi'nde ve Eflâk seferinde bulunmuştur.

Evrenuz Bey, şehzadelerin mücadelesinde Süleyman Çelebi'den sonra ihtiyarlığına binaen bu gailelere karışmak istememiş ise de Rumeli'de hükümdar olan Musa Çelebi'nin kendisine baskı yapması üzerine el altından Çelebi Mehmed tarafını tutmuş ve Rumeli'deki harekât tarzı hakkında Çelebi Mehmed'e yol göstermiş ve onun plânı üzere Çelebi Mehmed'in Rumeli'ye geçerek Sırp hududuna gelmesi üzerine diğer uc beyleriyle beraber kendisine katılmıştır. Evrenuz Bey hayli yaşlı olduğu halde 820 Şevval/1417 Kasım'da vefat ederek Yenice-i Vardar'daki türbesine defnedilmiştir. Evrenuz Bey'in burada türbesinden başka cami, medrese ve imareti ile diğer bazı yerlerde hayırlı tesisleri vardır. Gazi Murad Hüdavendigâr, oğlu Yıldırım Bayezid'i evlendirdiği zaman Evrenuz Bey düğün hediyesi olarak elbiselik kumaşlardan başka yüz genç erkek ve yüz genç kız köle ve cariye takdim etti; tarih kaydına göre bu yüz köleden on kölenin elinde içi altın dolu altın tepsi ve on kız cariye elinde yine içleri altınla dolu on altın tepsi vardı. Diğer seksesinin ellerinde de gümüş ibrik ve gümüş maşrapalar bulunuyordu; Sultan Murad, Evrenuz'un getirdiği saçıyı davetine icabet eden Mısır, Karaman, Hamidoğlu ve sair elçilere verdiği gibi bütün elçilerin getirdikleri hediyeleri de Evrenuz Bey'e vermişti; yine Evrenuz'un getirdiği altınların bir kısmını elçilere, ve kalanını ulemaya ve fukaraya dağıttı.

Evrenuz Bey'den sonra Osmanlı devletinin Rumeli'de akıncı kumandanı olarak Evrenuz'un oğulları Ali ve İsa Bey'leri görüyoruz. Bunlardan Ali Bey babasının yanında yetişmiş ve ondan sonra Rumeli'nin meşhur akıncı kumandanlarından olmuştur. II. Murad zamanında 1430 da Selânik'in zabtında hizmeti görüldüğü gibi Macaristan'a Arnavutluk’a yapmış olduğu müthiş akınlarıyla yüz ağartmıştı. Ali Bey; bilhassa 841 H./1437 M. de yaptığı Macaristan akınından yetmiş bin esir ve hesapsız ganimet malıyla dönmüştür. Bundan sonra Belgrad'ı ilk defa kuşatmış ise de Haçlı seferinin çıkması üzerine muhasarayı kaldırmağa mecbur olmuştur. İstanbul Fethi'nde ve 866 H./1462 M. de Fatih zamanında Eflâk seferinde bulunmuştur. Vefat tarihi belli olmayıp kabri Yenice-i Vardar'dadır. Dukas'ın ve ondan naklen Hammer ve diğer bazı tarihçilerin Fatih'in cülusunda boğdurttuğu kardeşinin Evrenuzzade Ali Bey'in eliyle olduğunu ve ertesi günü Ali Bey'i idam eylediği hakkında kayıtları yanlış olup zaten uc kumandanı bulunan Ali Bey'in 1462 Eflâk seferinde bulunduğuna göre bu şehzadeyi boğanın başka birisi olacağı meydandadır.

Evrenuz Bey'in diğer oğlu İsa Bey de akıncı sancak beylerinden olup 838 H./1434 M. ve 842 H./1438 M. senelerinde Arnavutluk harekâtında ve 847 H./1443 M. de haçlılarla yapılan Morava Muharebesinde bulunmuştur. Jan Hunyad'ın taarruzu esnasında pâdişâhın huzuruyla yapılan görüşmede müdafaa harbi yapılmasını tavsiye etmiş ve aksi mütalaalarda bulunanlara karşı onun tavsiyesi kabul edilmiştir. Vefatı biraderi Ali Bey'den sonra olup Yenice-Vardar'daki türbesine gömülmüştür; İsa Bey'in de burada cami ve imareti vardır. Daha sonra Ali Bey'in oğullarından Ahmed ve Evrenuz Beyler ve Ahmed Bey'in oğullan Musa ve Süleyman Beyler sancak beyliği ile XVI. yüzyıl başlarına kadar faal hizmet görmüşlerdir. Şemseddin künyeli Emîr-i Kebir Ahmed Bey'in 904 H./1498 M. tarihli vakfiyesinde Yenice-i Vardar'da cami, medrese, imaret yaptığı görülüyor; vakfına oğlu Musa Bey'i mütevelli koymuştur; vefatı 908 H./1502 M. tarihinden evveldir. Evrenuz ailesi Rumeli'de evlâd-ı fatihan teşkilâtının başında olarak XIX. yüzyıl ortalarına kadar gelmişlerdir. Evrenuz ailesi çok sayıda kollar halinde zamanımıza kadar devam etmiştir.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz