Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
İlk İstanbul Bedesteni
Sultân I. Murâd
Gazel
Diplomatik İlişkileri
Süvarilerin hizmet efradı
Köprüler, Çeşmeler ve Diğer Hayır Kurumları
Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Kronolojisi 2 (1930- 1949)/ Ali ŞAHİN
XVI. Yüzyıl Sonları ile XVII. Yüzyılda Osmanlı Denizciliği
XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna Kadar Tımarlı veya Topraklı Süvariler
Samavna kadısı oğlu Şeyh Bedreddin Olayı

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Gevherî

Sayfadaki Başlıklar


Hayatı
Şiirleri

Hayatı

Gevherî'nin yaşamı da birtakım söylentilere, ihtimallere dayandırılarak aydınlatılmak isteniyor. Kırım Hanı I. Selim Giray'ın İstanbul'a gelişinde yazdığı şiirdeki saygılı tutumundan onun Kırımlı olduğu sonucuna varan incelemeciler var. önceleri asıl adının Mustafa olduğu sanılırken, sonradan bir şiirindeki "Bir kemter kulundur Garip Mehemmed" dizesinden adının Mustafa değil, Mehmed olduğu ileri sürülmüştür. Gevherî'nin uzun bir yaşamı olduğu anlaşılıyor. 1737 yılında yaşadığı, ancak çok yaşlı olduğu da ileri sürülen görüşler arasında. Bu duruma göre, Gevherî'nin 1737 yılından sonra öldüğü sonucu da çıkıyor.

Gevherî'nin gençlik çağlarında, 1700 yılında ölen ozan ve hattat Bahri Paşa'nın divan katipliğini yaptığı da biliniyor.

Rumeli sınırlarından Şam'a, Arabistan'a dek birçok yerleri gezip dolaşmıştır.

Gevherî'nin iyi bir öğrenim gördüğü, hem aruzu, hem heceyi kullandığı tespit edilmiştir. Âşık Ömer'le çağdaş olan Gevherî'de de Osmanlıca sözcükler, tamlamalar görülmekte ise de, Âşık Ömer'e oranla daha yalın bir anlatımı, çok daha Türkçe sözcük kullandığı, geleneksel halk şiirine daha bağlı olduğu da görülüyor. Gevherî'nin beliren, belirlenen önemi, aruz şiirlerinden çok hece ölçüsüyle, geleneksel halk şiiri doğrultusunda yaptığı çalışmalarda ortaya çıkıyor.

Şiirleri

Bâd-ı sabâ sevdiğime gidersen

Bâd-ı sabâ sevdiğime gidersen
Ol güneş yüzlüye var selâm söyle
Sevap kazanırsın hizmet edersen
Aman karşısında dur selâm eyle

Ardımdaki karlı dağlar diyesin
Çeşmim yaşı her dem çağlar diyesin
Derunden ah edip ağlar diyesin
Benimçün hatırın sor selâm eyle

Selâmımı dünden düne değşirme
Varıp bir nadan eline düşürme
Gül cemâlin görüp kendin şaşırma
Aklını başına der selâm eyle

Gevherî bir nâme verdi bâd İle
Gönderdi elinden sana dâd ile
Lûtfeylesin konuşmasın yâd ile
Kâmil olsun onur gör selâm eyle


Bizden selam olsun gül yüzlü yâre

Bizden selam olsun gül yüzlü yâre
Salınıp sevdiğim bağlara gelsin
Severim dilberi elde ne çare
Yürekte eriyen dağlara gelsin

Sevda derler bir acayip dengim var
Güzeller giyecek şâlî rengim var
Bugün benim adüvlerle çengim var
Kılıçlar bilensin zağlara gelsin

Ne kadar cevr etse şikâyet etmem
Öperim koçarım hiyanet etmem
Canım sende iken feragat etmem
İsterse gerdanım ağlara gelsin

Gevherî bağlamış bir özge eda
Elinde teşbihi dilinde Hûda
Dellâl-i muhabbet eylemiş nida
Mecnunum olanlar dağlara gelsin


Ey peri cihana sen gibi dilber

Ey peri cihana sen gibi dilber
Ne geldi ne gelir ne gelse gerek
Lâ'lin gibi Lokman tiryak-ı ekber
Ne buldu ne bulur ne bulsa gerek

Cefaya başladı kadd-i mevzûnum
Tâ arşa dek çıktı âh-ı derûnum
Böyle giderse bu çeşm-i pür-hûnum
Ne güldü ne güler ne gülse gerek

Ey âlem-i hüsnün sâhip-kıranı
Öldür kelp rakibi verme emânı
Öldürmezsen kendi elinle anı
Ne öldü ne ölür ne ölse gerek

Bunca dem akarken gözümden yaşlar
Vaad etmiş iken silmeğe dilber
Ahdine durmadı ol peri-peyker
Ne sildi ne siler ne silse gerek

Gevherî güzeller gitti yabana
Lâle gibi çıktı ol mâh meydana
Bu cihana benim gibi merdâne
Ne geldi ne gelir ne gelse gerek


Hey ağalar zaman azdı

Hey ağalar zaman azdı
Düşmüşe il üşer oldu
Küllükte sürünen eşek
Cins atla yarışır oldu

Palas üstünde yatmıyan
Bıyığına pala batmıyan
Porsuk ardından yetmiyen
Ceylâna ulaşır oldu

Evlerinin önü tazı
Yazılır turnası kazı
Yaşına yetmedik kuzu
Koç ile vuruşur oldu

Gevherî der işle hata
Katırlar baskındır ata
Olur olmaz maslahata
Çocuklar karışır oldu


Şunda bir dilbere gönül düşürdüm

Şunda bir dilbere gönül düşürdüm
Yanakları benzer nar tanesine
Divanesi olup aklım şaşırdım
Asılaydım zülfün her tanesine

Yâri görsem aklım olur serseri
Sırma gümüşüne benzer her yeri
Dünyaya getiren şöyle dilberi
Aferin doğuran mert ânesine

Hâlim arzetmeye tenhayı bulsam
Devletli kendime bir çare bulsam
Ol kiraz dudağın ağzıma alsam
Bek tutup sarılsam gerdânesine

Gevherî der aşk katarın yederken
Gördüm sevdiğimi seyran ederken
Güzeller şahmın medhin ederken
Nazar kıl döktüğüm ter tanesine

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz