Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Hukuka Saygı Ve Yavuz Sultan Selim
Lala Şahin Paşa
yavuz sultan selim
Halaçoğlu'ndan müthiş iddialar
I. Mahmut
Ahiliğin Doğuşu
Padişahların Saltanat ve Yaşları
osmanlı foto arşivi için açıklama
Âşık Şenlik
Osmanlı’nın gölgesi Ahıska

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Hacı İvaz Paşa

Künyesi İmadeddin'dir. Tokat ahilerinden Ahî Bayezid bin İvaz'ın oğlu olup Çelebi Sultan Mehmed'in Amasya sancak beyliği zamanında tımarlı sipahi iken Çelebi Mehmed'e intisap etmiş, Ankara Savaşı'ndan sonra Çelebi'nin hükümdarlığını temin için çalışmış Tokat subaşılığında bulunmuş Çelebi Mehmed'in, Rumeliye geçtiği sırada Bursa subaşılığına (Muhafaza kumandanı) tayin edilmiş ve orada bulunduğu sırada Karamanoğlu Mehmed Bey'in o tarafa kadar uzanan akını vukua gelmiştir. Hacı İvaz Paşa, Karamanoğlu'nun otuz beş kırk gün Bursa kalesini muhasarasına karşı koymuş ve yaralandığı halde askere ümitsizlik gelmesin diyerek bunu belli etmemiş ve Karamanoğlu muvaffak olamayarak gittikten ve Çelebi Mehmed bütün devlete hükümdar olduktan sonra Hacı İvaz da vezir olmuştur.

Çelebi Mehmed'in vefatında bunun duyulmaması için Hacı İvaz Paşa Anadolu'ya sefer vardır diye askerin hemen o tarafa geçirilmesini tavsiye etmiş ve Bayezid'in oğlu Mustafa Çelebi vakasında, Bursa yakınlarına Ulubat suyu önüne kadar gelmiş olan Mustafa Çelebi'ye sadakatinden bahis ile Rumeli beylerinin kendisini yakalayacaklarını havi mektuplar yazmış ve onu tereddüde düşürmüş, Mihal oğlu'nun Rumeli beyleriyle nehir önünde görüşmeleri İvaz Paşa'nın yazdıklarının hakikat olduğunu zanneden Mustafa Çelebi bundan korkmuş ve Aydınoğlu Cüneyd Bey'le görüşmek istemiş ise de onun da kaçtığını öğrenmiştir. Çünkü Hacı İvaz Paşa aynı zamanda Aydın oğlu Cüneyd Bey'i de eski yerlerini vermek ve pâdişâhın beratını göndermek suretiyle elde etmesi ve bunun üzerine Cüneyd'in bir gece Mustafa Çelebi'nin ordusundan kaçması Mustafa Çelebi'yi az bir maiyeti ile kaçmağa mecbur etmiş ve bu tedbirlerle II. Murad, tehlikeli durumu atlatmıştır.

Hacı İvaz Paşa, Çelebi Mehmed zamanında Bayezid ve Çandarlızade İbrahim Paşa'lardan sonra üçüncü vezir olarak divanda bulunmuş ve II. Murad'ın hükümdarlığını müteakip Bayezid Paşa'nın Mustafa Çelebi tarafından katli üzerine İbrahim Paşa vezir-i âzam ve Hacı İvaz Paşa ikinci vezir olmuştur.

Hacı İvaz Paşa ile İbrahim Paşa arasında nüfuz rekabeti olduğundan araları açıktı; meşhur âlim Molla Fenârî de İbrahim Paşa tarafını tuttuğundan divanda pâdişâha suikast yapmak istediği ve elbisesinin altında zırh taşıdığı haberi verilmesi ve rivayete göre pâdişâhın bunu divanda veya bir gezinti esnasında bizzat yoklayarak bulması ve sebebini sorunca askerden çekindiği için böyle gezdiğini söylemesi üzerine verilen haberin doğru olduğu sanılarak 830 H./1427 M. de vezirlikten azlolunduktan başka gözlerine mil çekilmiştir.

Hacı İvaz Paşa bundan sonra âmâ olarak iki sene daha yaşamış 832 Zilkade/1429 Ağustos'ta Bursa'da salgın bir halde bulunan vebadan vefat edip Pınarbaşı Kuzgunluk mevkii yakınındaki hazireye defnedilmiştir. Kabir kitabesinde Sahibü's-seyf-i ve'l-kalem ve'l-hisab kaydı ile Yeşil kitabesindeki kaydı kendisinin hendese ve mimariden anladığını göstermektedir. Gerçekten Çelebi Sultan Mehmed'in 822 H. 1419 da Bursa'da tamamlanan meşhur Yeşil Cami ile 1421'de biten Yeşil Türbe, Hacı İvaz Paşa'nın çizmiş olduğu resim ve plân dahilinde ve onun nezareti altında yapılmıştır ki camiin kitabesinde gösterilmiştir. Âşık Paşazâde'nin yazdığına göre Âl-i Osman kapısında paşalara çini kaplarla ziyafet (şölen) çekmek onun ihdası olduğu gibi başka memleketlerden güzel sanat erbabını Bursa'ya getiren de Hacı İvaz Paşa'dır. Kendisinin doğum yeri olan Tokat’ın Kazova nahiyesinde cami, medrese ve hamam ve Bursa'da künyesine göre İmadiye adında bir medrese yaptırmış, Mekke ve Medine fakirlerine her sene dağıtılmak üzere para tahsis etmiştir. Medresesi sonradan yıkılmıştır.

Hacı İvaz Paşa'nın, Bursa'da vakıfları bulunan Çırak Bey Şerefeddin ve Hayreddin Hacı Hızır isimlerinde iki kardeşi ve Bali Çelebi, Bekir Çelebi, Mehmed Çelebi Ahî Çelebi ve Mahmud isimlerinde beş oğlu olup bunlardan Ahi Çelebi'nin Atâyî mahlasiyle güzel şiirleri vardır. Atâyî 840 H./1437 M. de vefat etmiştir. II. Murad adına olan Güneş kasidesi meşhur olup Şeyhî Sinan'dan sonra zamanının en kudretli şairidir. Şu beyit onundur:
Zemâne gussaların bî-geran imiş bildik
Velî devası mey-i erguvan imiş bildik

Atayî çok güzel olduğundan Sultan Murad kendisini saraya alıp musahib yapmak istemiş ise de Atayî diriğ redifli bir gazel takdimiyle pâdişâhın bu arzusunu önlemiştir. Bu manzumenin bir beyti şöyledir:
Adline sığınur idi zulm-i zamaneden
Şimdi gücü Atayî'ye Sultan eder diriğ

Atayî, babasının yanında ve sağ tarafında medfundur. Mahmud Çelebi ise Zeyniler kabristanında gömülüdür. Atayî'nin divanı Bursa Müzesi kütüphanesinde vardır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz