Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Estetiğin Mührü:Tuğra
Kütahya Pekmez Pazarı Mescidi
Tersane Ricali
I. Sultan Murad
Bağlantılar
Fermanın Hazırlanışı
Divan Şiiri Nazım Türü
Osmanlı'nın, Türkiye'ye mirası ne kadar?
OSMANLI TARIHI KRONOLOJISI
Yavuz Sultan Selim küpe taktı mı?

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Hacı Tiryaki Mehmet Paşa

Ayvaz Odabaşı adında yeniçeri ocağına mensup bir şahsın oğlu olup İstanbul'da doğmuş, babası ocaklı olduğundan bu da ocağa kaydedilerek okuma yazma öğrenmiş ve ocak yazıcısı ve daha sonra baş yazıcı olmuştur.

1148 H. - 1736 M. deki Rus - Avusturya seferinde ocakların Rus cephesine hareketleri esnasında I. Mahmut, baş yazıcı Mehmet Efendi'yi huzuruna getirtip:
"— Orduya vardıkta göreyim seni ulufeyi (maaşı) zayi etme ve zaid esamileri bulup verme" diye tenbih ettiğinden, Babadağı karargâhında bulunduğu sırada ulufeden hazineye bin iki yüz kese kazandırmıştı; fakat onun bu hizmeti yeniçeri ocağı bezirganı olan David'in işine gelmedi; çünkü bu sahipsiz ulufenin birkaç yüz kesesi bezirganın kesesine girecekti; bundan dolayı ocakta nüfuzlu olan Yahudi, MehmeT Efendi'yi baş yazıcılıktan aldırarak daha küçük hizmete tâyin ettirmişti.

Mehmet Efendi'nin hazineye olan hizmeti, kabiliyet ve faaliyeti orduda fevkalâde nüfuzu olan sadrâzam kethüdası Osman Halisa Efendi'nin takdirini mûcib olduğundan, onun himmetiyle Mehmed Efendi süvari mukabelecisi ve 1151 H.-1738 M. de mevkufatî oldu ve Belgrad antlaşmasını müteakip hudut tahdidine memur edildi; 1154 H. - 1741 M. ve 1157 H.-1744 M. tarihlerinde iki defa yeniçeri efendisi (Ocak başkâtibi) oldu.

Mehmet Efendi 25 Safer 1158-29 Mart 1745 te tersane eminliğine tâyin edilmişti. Kendisinin baştan itibaren verilen hizmetleri muvaffakiyetle başarması I. Mahmut'un takdirini mucib olduğundan, 7 Cemaziyelâhır 1159 - 27 Haziran 1746 da sadrâzam kethüdalığına getirilmiş ve bir buçuk ay sonra da Seyyid Hasan Paşa'nın yerine sadrâzam olmuştur (22 Receb 1159 - 10 Ağustos 1746).

Tiryaki Mehmet Paşa, sadrâzam oluncaya kadar hilm ve mülâyimeti ve fikrinden istifade cihetiyle hükümet erkânı tarafından hörmet görüp sevilirken, sadrâzam olduktan sonra tavrını değiştirerek hiddet ve şiddet göstermeğe, tamahkârlıkla mal toplamağa başlıyarak kendisini sevenleri yanından uzaklaştırmıştı; aynı zamanda garezkârdı.

Onun bu halini haber alan Sultan Mahmut, zahiren sükût edip el altından da yeni bir sadrâzam aramaya başlamış ve imrahorluktan vezirlikle Aydın muhafızlığına tâyin ettiği Firari-zâde Eğriboyun Seyyid Abdullah Paşa'yı bulmuş ve bir an evvel gizlice İstanbul'a, gelmesini emrederek 15 Şaban 1160 -26 Ağustos 1747'de Tiryaki Mehmet Paşa'dan alınan mühr-i hümâyun Seyyid Abdullah Paşa'ya verilerek sadrâzam olmuştur. Tiryaki Hacı Mehmet Paşa'nın vezirliği alınarak malı müsadere edilip hakkındaki gazabın şiddetine mebni ihtilâttan menedilmek suretiyle kalebend olmak üzere Rodos adasına gönderilmiştir.

Tiryaki Hacı Mehmet Paşa bir buçuk ay kalebendlikte kaldıktan sonra 1160 Şevval - 1747 Ekim'de kaleden çıkarılıp cezirebend olarak adada oturmasına müsaade olunup yine o sene Zilkade başı (Kasım) tarihli bir fermanla berveçhi arpalık İçel sancağına tâyin edilmiştir. 1161 Rebiulevvel (1748 Mart) ve aynı sene Zilhiccesinde (Aralık) Bağdat valisi tayin olunan Tiryaki Mehmet Paşa, buraya gelince Bağdat valisi Ahmed Paşa'nın kölelerinden olup vali olmak isteyen Süleyman Paşa'nın muhalefetiyle karşılaştı. Süleyman Paşa, tayin edilmiş olduğu Basra valiliğini istemeyip Bağdat'ı isteyerek muhalefete kalkıp 1162 Şaban tarihli (1749 Ağustos) bir fermanla tedibi Tiryaki Mehmet Paşa'ya havale edilmiş ise de, bu işte muvaffak olamadığından Bağdat'tan alınarak vaziyet icabı Bağdadi Süleyman Paşa tayin edilmiştir (1163 Muharrem - 1749 Aralık).

Tiryaki Mehmet Paşa, Bağdat'tan alınmasını müteakip Cidde valiliğine tâyin edildi ise de kabul etmediğinden vezirliği üzerinden alınarak emeklilik suretiyle Resmo (Retimo) kasabasında oturtulmuş ve bir buçuk sene sonra orada vefat ederek ölümü 8 Ramazan 1164 - 31 Temmuz 1751'de İstanbul'da haber alınmıştır. Yaşı yetmişi geçmişti. Vefatı gecesi İstanbul'da Büyük Karaman'da eski odalar civarındaki konağı yanarak hiçbir şey kurtulamadığı gibi kıymetli eşyaları da Girit'teki sürgüne gönderilirken geminin Çanakkale'den henüz çıkmadan evvel fırtınadan batmasıyla zayi olmuştur. Tiryaki Mehmet Paşa'nın haris, hiddetli, garezkâr ve hesabı olduğu anlaşılıyor.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz