Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Kaygusuz Abdal
Tuyuğ (Tuyuk)
Gazel
XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna Kadar Fârisan
Mahmudiye Kalyonuna Ait Kırım Harbi ile İlgili Efsaneler
II. Mustafa
KAPİTÜLASYONLAR
Osmanlı Kara Ordusu
Hat Sanatı ve El Yazmaları
Cülus ve sefer bahşişi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Hafız Ahmet Paşa

Türk olup Filibeli bir müezzinin oğludur. Bir kayda göre Filibe'de ve o zamanı bilen Atayî'ye göre İstanbul'da, doğmuştur. Kendisi hem hafız ve hem sesi güzel hanende ve aynı zamanda da şairdi. Enderundan yetişip has odada bulunarak I. Ahmet zamanında musahib olmuş ve aynı zamanda Doğancıbaşı bulunduğu sırada yani 1016 H. - 1607 M. de Cafer Paşa'nın yerine vezirlikle kaptân-ı derya olmuştur. Ahmet Paşa, Kuyucu Murat Paşa'nın tebliğiyle 1018 H. -1609 M.'da azlolunarak yerine yeniçeri ağası Halil Paşa getirilmiştir.

Hafız Ahmet Paşa bundan sonra Şam valisi olup burada 7 sene kaldı ve daha sonra Van, Erzurum, Bağdat ve Anadolu valiliklerinde bulunarak en son Diyarbakır valisi iken Çerkez Mehmet Paşa'nın yerine vezir-i âzam ve İran'a, serdar olmuştur (1034 Rebiulâhır ve 1625 Ocak).

Hafız Ahmet Paşa aldığı emir üzerine Bağdat'ta isyan eden Bekir Subaşı üzerine gitti. Bağdat'ın zabtını kolay sanarak anahtarlarının cebinde olduğunu söyleyip kumandanların tavsiyelerin dinlemedi; 9 ay kuşattığı Bağdat'ı alamadı Bekir Subaşı'nın burasını İran şahına teslim etmek istediğini haber alınca Bekir Subaşı'yı Bağdat valisi tayin eyledi ise de şehri işgalden kurtaramadı. Bunun üzerine 1036 Rebiulâhır - 1626 Aralık'ta vezir-i âzamlıktan azlolunarak İstanbul'a gelip ikinci vezir oldu ve aynı zamanda I. Ahmet'in kızı Ayşe Sultan'ı aldı.

Hafız Ahmet Paşa 1041 H.-1631 M. de Tokat'ta bulunan Boşnak Hüsrev Paşa'nın azli üzerine ikinci defa vezir-i âzam oldu. Fakat vezir-i âzamlığı ümit eden sadaret kaymakamı Topal Recep Paşa, bu makamın kendisine verilmediğini görünce Hüsrev Paşa'nın azlini bahane ederek o sırada Bağdat seferinden İstanbul'a gelmiş olan kapıkulu ocaklarını el altından isyan ettirerek bir ayak divanı esnasında pâdişâhtan zorla aldıkları Hafız Paşa'yı 17 yerinden bıçaklamak suretiyle şehid etmişlerdir; bunun üzerine mühr-i hümayun, isyanı tertip etmiş olan Recep Paşa'ya verilmiştir (1041 Receb 17 ve 1632 Şubat 10) birinci sadareti 11 ay ve ikinci isi ise 3.5 aydır. Vasiyeti üzerine Üsküdar kabristanına defnedilmiştir.

Hafız Ahmet Paşa, Diyarbakır valisi bulunurken Sultan Osman'ın şehadeti üzerine yeniçerilerle diğer Pâdişâh katilleri aleyhine hareket etmek üzere Erzurum valisi Abaza Mehmet Paşa ile mektuplaştığını ve bütün valilerle müttefikan Sultan Osman katillerinden intikam almak üzere Üsküdar'a gitmek istediğini o tarihte Diyarbakır defterdarlığında bulunmuş olan Peçevi İbrahim Efendi yazıyor.

Hafız Ahmet Paşa zarif, nükte-perdaz, malûmatlı, kalem sahibi, şair ve edip bir vezir olup tarihlerde bazı manzumelerine rastlanmaktadır matbu Rıza tezkiresinde ismi varsa da manzumesi konmamıştır. Bağdat üzerine giderken yolda kaleme aldığı manzumesinden bir beyit:
Bizimle kerbelâ vadisine hem-derd olan gelsün
Sınansun arsa-i ferzânelerde merd olan gelsün

Bağdat kuşatması esnasında orduya asker, cephane ve zahire gönderilmesi hakkında pâdişâha bir arıza takdim ettiği sırada yazdıklarının arasına imdat yollu meşhur manzumesini koymuştur. Bu manzumenin birinci beyti:
Aldı etrafı adû imdada asker yok mudur?
Din yolunda baş verir merdâne server yok mudur?

IV. Murat'ın verdiği manzum cevabın ilk beyti:
Hafıza Bağdad'a imdad etmeğe er yok mudur
Bizden istimdad edersin sende asker yok mudur

Topkapı sarayı harem dairesi I. Ahmet kütüphanesinin içinde yemek odasındaki çeşme kitabeleri Hafız Paşa'nındır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz