Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Kütahya İshak Fakih Camii
Memikzâde Mustafa Efendi
Gedik Ahmet Paşa
Kara Vezir Seyyid Mehmed Paşa'nın Sadareti Zamanı
2. Silâhtar Mehmet Paşa
Savaşta ve yatağında ölen sipahiler
tih çölü
Yeğen Mehmet Paşa
Deneme Tahtası
XVIII. Yüzyılda Buhara Hanlığı ile İlişkiler

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Halil Paşa

Maraş vilâyetinin Zeytin kasabasından ve Ermeni devşirmelerinden olup III. Murat'ın musahibi Beylerbeyi Mehmet Paşa'nın küçük kardeşidir; Enderunda yetişerek Çakırcıbaşı iken 1016 H.-1607 M.'de Maryol Hüseyin Paşa yerine yeniçeri ağalığıyla saraydan çıkmış, Celâlî eşkiyasının haddini bildirmekte hizmeti görüldüğü için vezir-i âzam Kuyucu Murat Paşa'nın ısrarlı arzusuyla ve Cezayir beylerbeyliği rütbesiyle 1018 H. - 1609 M.'da Hafız Ahmet Paşa yerine kaptan-ı derya olmuştur.

Bu birinci kaptan paşalığında Akdeniz'e dehşet saçan Floransalı ve Maltalı korsanların ve bu arada Avrupalıların kırmızı kalyon ve Türklerin Karacehennem dedikleri Malta şövalyeleri kaptanının dört parça büyük kalyon ile Kıbrıs adası etrafında dolaşıp Mısır'dan gelecek olan hazine ve eşya gemilerini ve keza Mısır'a gidecek olan tüccar gemilerini beklediğini haber alınca üzerlerine gidip iki gün deniz muharebesi yaptıktan sonra Karacahennem'i mağlûp ve 4-5 kalyon ile 500 esir, 2000 tüfek ve 160 top elde ederek İstanbul'a gelmiş ve bu hizmetine karşılık olarak vezirlik verilmiştir.

Halil Paşa 1019 H. - 1610M. de ve ertesi sene de deniz seferlerine çıkarak muvaffakiyetle dönmüş ve bu suretle 3 sene süren kaptan paşalığında büyük küçük 50'den fazla gemi zabtetmiştir. Öküz Mehmet Paşa'nın yerine ikinci defaki kaptanlığında da (1613 M.) güzel hizmet görmüştür. 1023 Rebiülâhır 1614 Mayıs'ta 45 parça kadırga ile denize çıkıp Mesina önünden geçerek korsanların merkezi olan Malta adasına asker çıkarıp etrafı vurduktan sonra Trablusgarp'a gitti ve orada valileri işe karıştırmayan Safer Dayi'yi îdam ettikten sonra Istanbul'a. döndü.

Halil Paşa 1026 Muharrem 1617 M. de Öküz Mehmet Paşa'nın yerine vezir-i âzam ve İran üzerine serdar oldu; fakat istenilene muvafık hizmet göremediğinden azledilip Istanbul'a gelerek mensup bulunduğu Üsküdar'da Pir Aziz Mahmud Hüdai Efendi Dergâhı'na çekildi (1028 H. - 1619 Ocak). Yeni hükümdar II. Sultan Osman, babasından sonra kendisinin hükümdar yapılmamasından dolayı -ki Halil Paşa o sırada İran seferinde bulunmakta idi - sabık vezir-i azama küskün ise de bu küskünlük Aziz Mahmud Hüdai Efendi'nin aracılığıyla kaldırıldı.

Halil Paşa az bir müddet sonra 1029 H.-1620 M. de üçüncü defada kaptan olup Sultan Osman'ın katli ve I. Mustafa'nın tekrar cülusu esnasındaki kargaşa sırasında Halil Paşa'yâ Valide Sultan vasıtasıyla üç defa vezir-i âzamlık teklif edildiyse de kabul etmedi; 1030 başları ve 1620 Milâdi sonlarında kaptanlıktan azledilip 6 ay sonra dördüncü defa kaptan paşa oldu. Bir müddet sonra kaptanlıktan azlolunarak Malkara'ya gönderildi (1032 H.-1623 M.) ve yerine Recep Paşa kaptan oldu.

Halil Paşa 1036 H.-1626 M. de Hafız Ahmet Paşa'nın yerine ikinci defa vezir-i âzam olmuş ve İran seferine hareket ettiği sırada Abaza Mehmet Paşa'nın Erzurum'da, isyanı üzerine o tarafa gidip yetmiş gün kadar Abaza'yı muhasara ettiyse de kış nedeniyle Tokat'a çekilmeye mecbur olarak bu muvaffakiyetsizlik sebebiyle azlolunmuştur (1037 H.-1628 M.).

Halil Paşa bundan sonra İstanbul'a, gelerek emekli edilmiş 1039 veya 1040 Hicret yılında 1629 M.'da vefat ederek Üsküdar'da Şeyhi Aziz Mahmud Hüdayi Efendi Dergâhı yanındaki türbesine defnedilmiştir. Birinci sadareti 2 sene ve IV. Murat zamanındaki sadareti ise bir buçuk seneye yakın (onyedi ay) dır.

Halil Paşa, orta derecede bir hükümet başkanı olup iki defaki sadaretinde başarılı bir iş göremedi ise de dört defa tâyin edildiği kaptân-ı deryalıkta yüz ağartmıştır. Yaşadığı kargaşa devirlerinde mürşidi Hüdayi Efendi'nin himayesiyle tehlikeli durumlardan kurtulmuştur. İkinci defaki sadaretinde İran seferine giderken şeyhinin elini öpüp veda etmek üzere yanına girdiği zaman Hüdayi Efendi:
-"Evvelki sadaretinizde de muvaffak olamamıştınız" demesi üzerine bu sözü kötüye yoran Halil Paşa etkilenmiş bir halde oradan ayrılmıştı. Halil Paşa'nın Fatih'te Millet Kütüphanesi civarında cami, çeşme ve sebili vardı. Üsküdar'da türbesinin altındaki çeşme ile sebil de kendisinin olup Sultan Ahmet Camii mimarı Mehmed Ağa'nın eseridir. Hüdayî dergâhı yanındaki kapıcı tekkesini de Halil Paşa yaptırmıştır.

Tarih-i Halil Paşa veya Gazanâme-i Halil Paşa ismiyle Vasfî tarafından yazılan tercüme-i haline ve muharebelerine dair bir yazma eser vardır; bu eserin bir nüshası Esad Efendi kütüphanesi kitapları arasında 2139 numaradadır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz