Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
ERTUĞRUL FIRKATEYNİ'NİN ÖZELLİKLERİ
II. Kosova Savaşı
Tımarlı sipahiler
Medhiye
Dördüncü Mehmed
Hüseyin Siyret Özsever
Tardiye
Türk Kültüründe Beden
Osmanlı Beyliğinin İlk Teşkilâtı
Subaşı

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Hat Sanatı Hakkında Kısa Bir Bilgi

Osmanlılarda her çeşit yazı güzel sanatlardan olarak zamanımıza kadar devam etmiştir. Bütün İslâm âleminde yazıyı en güzel yazan ve işleyen ve ona bir tavr-ı mahsus vererek muhtelif mektepler halinde onu kemale eriştiren Osmanlı Türkleri'dir.

Bugün, Anadolu'daki birçok kitabede ve vakfiyede gördüğümüz yazılar ile çini, vazo, ağaç kapı ve dolaplara ve buna benzer şeylere tezyinî sanat olarak yazılmış olan XIII. yüzyıla ait yazıların hemen hemen hiç değerleri yoktur; XIV. yüzyılda sülüs, ilhanî, celî ve nesih yazıları Anadolu'da daha ince ve daha sanatlı bir şekil almıştır. Hatt-ı ilhanî denilen keşideli yazı İlhanlılar devrinde Anadolu'da birçok binalarda kitabe olarak kullanılmış ve Osmanlı devrindeki eserlerde de güzel sanat olarak kullanılan sülüs ve celî yazılarının yanında yer almıştır.

Yazı, Osmanlılarda daha ziyade levhalar halinde veya cami, türbe içerisini, kubbelerin kenarlarını, pencere, mihrab üstlerini süslemek suretiyle kullanılmıştır. Osmanlı devletinin kuruluşundan itibaren XVI. yüzyıl başlarına kadar geçen 200 yıllık bir zamanda yapılan bu gibi müesseselerin iç ve dış kısımlarına hâk ve tersim ettirdikleri yazıların Bursa, Edirne ve İstanbul'dakileri gözden geçirilecek olursa aradaki olgunluk kendisini göstermektedir.

Hat yani yazı, Osmanlılarda XVI. yüzyıldan itibaren yabancı tesirinden kurtularak esaslı bir mektep halinde başlar ve XIX. yüzyıl sonlarında ve hatta XX. yüzyıl başlarında bile 400 yıllık parlak bir devir arzeder.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz