Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
II. Selim
Osmanlı Donanması Hakkında Genel Bilgiler
Koca Ragıp Paşa
Deniz Siyaseti-2
Süleyman Şah
Vessaf Abdullah Efendi
Servet-i Fünûn Dışındaki Edebiyat
Ankaralı Mehmed Emin Efendi
İşte Karabekir'in hatıratındaki Vahdettin
Osmanlı Bakır Paraları

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Hatayî (Şah İsmail)

Sayfadaki Başlıklar


Hayatı
Şiirleri

Hayatı

Hatayî, asıl adıyla Şah İsmail, 1486'da doğmuş, 1524’te Erdebil’de ölmüştür. Erdebilli Şeyh Safiyeddin soyundan gelir.

Siyasal yanıyla da, inançlarıyla da, ozanlığıyla da önemli bir kişiliği olan Şah ismail Safevî, şiirlerini Hatayî mahlâsıyla söylemiştir.

Anasının babası olan Uzun Hasan ölünce, İran ve Azerbeycan'da karışıklıklar çıkmış, Şah İsmail bu karışıklıklardan Şiî-Alevî Türkmen aşiretlerini çevresinde toplamış, 1502'de Azerbaycan'ı ve Irak'ı ele geçirmiş, kendisini şah ilan etmiştir. Şah İsmail, 1510'da Merv'de Özbek Hanı Şiybanî'yi yenmiş, Horasan'ı almış ama 1514'te I. Selim'e Çaldıran'da yenilmiştir. Böylece başkent Tebriz ile Musul'a dek bütün Irak'ı kaybetmiş, bundan sonra da savaşlar sürmüşse de, kurduğu devletin sınırlarını daraltmak zorunda kalmıştır.

Hem aruzla Farsça, hem de Azerî Türkçesiyle (Azerice), Türk halk şiiri gelenekleri doğrultusunda heceyle yazılmış şiirleri vardır. Hatayî'nin edebiyat alanında asıl ünü, Türkçe söylediği, halk şiiri geleneklerini doğrultusundaki şiirlerinden gelir. Bu nedenle Anadolu'da büyük etki uyandırmıştır. Elbette, özellikle Şiî-Alevî kesim üzerinde. Hatayî, bu şiirleriyle Anadolu'da Şiî-Alevî'liği (Şiilik / Alevilik) yayma amacında olan deyişleri ve nefesleriyle güçlü, etkin bir şairdir.

Deh-nâme (Dehname) adlı bir mesnevisi ve Dîvân’ı vardır.

Şiirleri

Şu dünyanın ötesine vardım diyen yalan söyler

Şu dünyanın ötesine
Vardım diyen yalan söyler
Baştan başa safasını
Sürdüm diyen yalan söyler

Ark kazarlar arkın arkın
Felek çevirmede çarkın
Bu dünyada mal ü mülküm
Vardır diyen yalan söyler

Kur'ağaçta olur gazel
Kendi okur kendi yazar
Ahdi bütün hüsnü gözel
Vardır diyen yatan söyler

Avcılar avlarlar bazı
Hakk'a ederler niyazı
Daim beş vakit namazı
Kıldım diyen yalan söyler

Şah Hatayi’m der varılmaz
Varılsa da gelinmez
Rehbersiz bir yol alınmaz
Aldım diyen yalan söyler


Vardım kırklar yaylasına

Vardım kırklar yaylasına
Gel berû hey cân dediler
Yüz sürdüm ayaklarına
Gir işte meydan dediler

Kırklar bir yerde durdular
Yerlerinden yer verdiler
Meydana sofra serdiler
El lokmaya sun dediler

Erenler gönlü ganidir
Yuduğu kalbi arıdır
Gelişin kandan bellidir
Söyle ey ihvan dediler

Gir semâha bile oyna
Silinsin pak olsun ayna
Kırk yıl bir kazanda kayna
Daha çiğsin yan dediler

Gördüğünü gözün ile
Söyleme sen sözün ile
Andan sonra bizim ile
Ol sen de mihman dediler

Düşme dünya mihnetine
Talip ol Hak hazretine
Âb-ı Kevser şerbetine
Parmacığın ban dediler

Şah Hatay’im nedir halin
Dua edip kaldır elin
Kesegör gıybetten dilin
Cümlemiz yeksan dediler

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz