Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Süleymaniye Camii'nden Görüntüler
Kayıkçı Kul Mustafa
Mezar Taşlarındaki Resim Tezyinatı
Ermeni soykırımı iftiracıları
ETNİK-İ ETERYA
Silâhtar Seyyid Mehmet Paşa
SULTAN I. MURAD'IN KOSOVA DUASI
İbn-i Kemal
XVII. Yüzyılın Önemli Mimarî Eserleri
Fener Rum Erkek Lisesi, Fener-Balat-Cibali ve Sigara Fabrikasından Üniversiteye

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Hocazâde Mesud Efendi

Birinci Sultan Ahmet'in hocası Aydınlı Mustafa Efendi'nin oğlu olduğu için Hocazâde diye şöhret bulmuştur; halk arasında Burnaz Çelebi diye anılırdı. Babası ve hâmilleri sayesinde iyi tahsil görmeden cerbezesi ve açık sözlülüğü ve doğru söz söylediği kanaatiyle mevki tutmuş ve bu yoldaki harekâtiyle saraya kendisini sevdirmişti. Hocazâde şeyhülislâm Esad Efendi'den mülâzım olarak âdet üzere medreseleri devredip kadı olmuş ve 1061 Ramazan ve 1651 Ağustos'ta Anadolu kazaskeri tayin edilmiştir.

Kendisi ilimde eli boş olduğundan Anadolu Kazaskeri bulunduğu sırada bazı Anadolu kadıları; "kendisi okumak bilmez, bizi imtihan etmeğe kadir değildir; biz padişah huzurunda ulema önünde imtihan oluruz; bundan başka kibir ve azameti haddi aştı" diyerek Hocazâde'yi şeylülislâm Karaçelebizâde'ye şikâyet etmişlerdi; Mesud Efendi, pervasızca hareketi dolayısıyla gerek İbşir Mustafa Paşa ve gerek Kara Murat Paşa sadaretlerinde bu iki vezirden yüz bulamayarak sesini kesip bir köşeye çekilerek işleri tenkid ve devlet ricalini muâhaze ile vakit geçirmiş ve nihayet 1066H. - 1656M.'daki Çınar vakasında yeniçerilerin isteği üzerine Memikzâde Mustafa Efendi istifaya zorlanarak Mesud Efendi şeyhülislâm olmuştur; fakat Hocazâde zorbaların isteğiyle o makama gelmesinden dolayı mimlenmiş olduğundan kendisini bu töhmetten kurtarmak için pâdişâha samimi sadakat göstererek teveccüh ve îtimad kazanmış ve her işte saraydan fikir ve mütalaası sorulmuştur.

Mesud Efendi, garazkâr olduğu için şeyhülislâm olduktan sonra sevmediği kimseleri mağdur ediyor ve her işe burnunu sokuyordu; "her söz benim olsun kimse Valide Sultan'a, pâdişâha yaklaşmasın" fikrinde idi; Boynueğri Mehmet Paşa bunun tavsiyesiyle sadrâzam olmuşken kendisine yüz vermemesi yani işlerine karıştırmaması sebebiyle az zamanda onun azlini saraya bildirmişti; fakat Valide Turhan Sultan kendisinden daha müdebbir olduğu için iki günde bir vezir değiştirmenin zararını mülâhaza etmesini tavsiye eylemiş ve bu red cevabı, Mesud Efendi'nin nüfuzuna halel vermişti; bundan müteessir olan Hocazâde sözünü yerine getirmek için yeniçeri ocağını tahrik ile Dördüncü Mehmet'in yerine kardeşi Süleyman'ı hükümdar yapmak istediği aleyhtarları tarafından haber verilmesi üzerine "Sinan Paşa köşkün'de müzakere vardır" diye saraya davet olunarak geldiği gibi kendisine Diyarbakır kadılığı verilip Bostancıbaşı vasıtasıyla bir kayık ile Bursa'ya gönderilmek suretiyle İstanbul'dan çıkarılmıştır. Şeyhülislâmlığı dört ay kadardır (1066 Ramazan 25 ve 1656 Temmuz).

Mesud Efendi, Bursa'dan Diyarbakır'a gitmek üzere hazırlanıp yolların, Abaza Hasan Paşa levendleri tarafından tutulması ihtimaline binaen Bursa'da bir bayrak (yüzelli iki yüz kişi) sekban yazarak onların muhafazasında yola çıkmak istemiş fakat bu teşebbüsü Bursa kadısı Ruhullah Efendi tarafından, "Mesud Efendi hükümete karşı kuvvet topluyor" şeklinde İstanbul'a bildirilmesi üzerine saltanat değişimi işinden dolayı korkuda olan saray, Hocazâde'nin derhal katledilmesini havi bir fermanı Bursa kadısına göndermiş ve bunun üzerine gönderilen adamlar vasıtasıyla bir gece meyve yerken misafir olduğu evde bastırılarak epeyücadeleden sonra feci şekilde öldürülmüş ve cesedi şehir haricinde bırakılmıştır; Hocazâde cesur ve kuvvetli olduğu için kendisini öldürmek isteyenlere karşı kılıçla müdafaa ile bazılarını yaralamıştır.

Müverrih Kara Çelebizâde Abdülaziz Efendi, Ravzatü'l-ebrar zeylinde, akıl ve şuurdan uzak olan Mesud Efendi'nin üzerine lâzım olmayan işlere müdahalesinin, felâketine sebeb olduğunu yazdıktan sonra Şehzade Süleyman'ı iclâs maddesinin iftira olduğunu beyan etmiş ve aynı mütalaayı Silâhdar Tarihi de kaydeylemiştir. Hocazâde'yi gammazlayan Ruhullah Efendi de Köprülü Mehmet Paşa tarafından katledilmiştir.

Naima, Hocazâde'nin ilimle alâkası olmadığı için zâtı istihkakın onun yanında muteber olmadığını kaydediyor. Kabri Bursa'da Pınarbaşı mezarlığında idi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz