Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Türk Kumaş ve Kadifeleri
Camiler
Güneydoğu Avrupa'ya Göçmen Nakli
Ceneviz Cumhuriyeti
Çandarlı Halil Hayreddin Paşa
Akkâ'da Zahir Ömer İsyanı
Tanzimat Hareketinin Yarattığı Tepkiler
Köse Mihal Bey ve Ailesi
Recai-zade Mahmud Ekrem
Sunullah Efendi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Huzur Dersleri

Hemen hemen her sene 4 veya 5 defa Topkapı Sarayı’nı gezmeme rağmen Dolmabahçe Sarayı'nı gezmek ise uzun süre nasip olmadı….Geçtiğimiz günlerde Sarayı gezme fırsatı buldum. Tabii bugün sizlere Saray’ı anlatmak istemiyorum. Sadece orada başımdan geçen üzücü bir olayı anlatacağım ki huzur derslerinin ne olduğu daha iyi anlaşılsın…

Efendim Dolmabahce Sarayı’nın Harem dairesini gezerken rehber hanım kızımız Sarayın bir odasını anlatıyor ve şöyle diyor:”….İşte bu odada belirli günlerde Padişah geliyor ve burada oturarak huzur buluyor. Onun için bu odanın adı Huzur Odası’dır.!? “ Evet yanlış okumadınız aynen böyle konuştu…Sonra odadaki hat eserlerini resim olarak anlatmaya başladı ve Arapça bir takım yazılar diye bahsetti…Arapça yazılar dediği Osmanlıca Edep Ya Hu yazısı ve Ya Hay yazısı….

Şimdi niye böyle, niye anlatıldı bahsine girmeden, (çünkü daha bunun gibi birçok yanlış bilgiler ziyaretçilere aktarılıyor) sizlere bu odanın gerçek hikayesini anlatmak ve sizlerle paylaşmak istiyorum.


Osman Gazi Zamanından Beri Yapılagelen Dersler

İlk huzur dersleri Osman Gazi zamanında başlamıştır. Osman Gazi zamanında başlayıp Murad Hüdavendigar’ın tertibiyle resmileşen ve her ramazanın ilk sekiz gününde icrası gelenek haline gelen huzur derslerinde şeyhülislam ile onun seçtiği 8-10 kadar alim bulunur, bunlardan birisi (genellikle ulemâdan olur) bir sureden ayetler okuyup meal ve tefsirini verir, sonra da meclistekiler (bunlar da müderrislerden seçilir) sorular sorarak meseleyi müzakere ederlerdi. Öğle namazıyla ikindi arasında ve hünkar huzurunda icra edilen derslerin katılımcıları her gün ayrı kişilerden seçilebilirdi. Müzakerecilere üç aylar başlangıcında ders konusu ve katılım günleri haber verilir, böylece hazırlıklı bir toplantı icra olunurdu. En son huzur dersi Halife Abdülmecid huzurunda 1924 ramazanında yapıldı. Zira bu tarihten sonra malumunuz tüm hanedan yurtdışına gönderildiği için bu tarihten sonra da artık huzur dersleri yapılamamıştır.


Dersleri Mukarrir’ler yapıyor

Huzur Dersleri Ramazan ayının ilk gününden başlamak üzere ve toplam sekiz derste sona ermek üzere sarayda padişahın huzurunda “mukarrir” adı verilen zamanın tanınmış âlimleri tarafından yapılıyordu. Bunlara “Huzur-ı Hümayun Dersleri” de denirdi. Dersler saray salonlarından birinde öğle ile ikindi arasında gerçekleştirilirdi. Huzur Dersleri son dönemlerde sekiz dersten oluşuyordu ve Ramazan'ın ilk on gününde tamamlanıyordu. Her ders bir mukarrir ve on beş muhataptan oluşurdu. Dersler genellikle iki saat kadar sürerdi. Mukarrirlerin cüppeleri siyah, muhatapların mavi renkte olurdu.


Huzur dersleri nasıl yapılırdı?

Mukarrir dersini bitirdikten sonra muhataplardan rütbesi en yüksek olandan başlamak üzere kendisine sorular sorulurdu. Bu sorular, konuşulan konuya ilişkin olur ve mukarriri zor duruma düşürecek cinsten konu dışı sorular olmazdı. Daha sonra mukarririn duasıyla derslere son verilirdi. Dersler bittikten sonra mukarrirlere bir miktar atiyye (hediye, bahşiş) ile birer bohça verilirdi. Bohçalar mukarrirlerin rütbelerine göre olmayıp, herkese aynı ölçüde verilirdi. Muhataplara ise yalnızca bir miktar atiyye verilirdi.
Derslerde tam serbestlik esastı.

Padişah da dahil olmak üzere sarayın en yetkili isimlerinin katılıp diz çöktüğü huzur derslerinde tam bir ilmî serbestiyet içinde sorulara cevaplar verilirdi. Osmanlı'nın devlet erkânı Ramazan ayında normal programlarının dışına çıkar ve Ramazan'a özel program uygulardı. Eğitimin son derece önemli olduğunu bilen Osmanlı Padişahları kendilerini de eğitimden uzak tutmamışlardı. Yalnızca Osmanlı sarayında görebildiğimiz ve başlangıcının çok eski olması münasebetiyle ne zaman başladığına dair bilgileri kesinleştiremediğimiz bir güzel ders halkasıdır huzur dersleri...


Dersler sistemli hale geliyor

Huzur dersleri, 1724 yılında, III. Ahmet döneminde, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından sistemli hale getirilmiştir. İbrahim Paşa devrin tanınmış âlimlerini Ramazan'da kendi sarayında toplayarak onlara Kur'an-ı Kerim'in bazı âyetlerinin tefsirini yaptırmıştır.

Padişah bu dersler sırasında tahta oturmaz, sıradan talebeler gibi bir minderde diz çökerdi. Önceleri Topkapı Sarayı'nda yapılan bu dersler daha sonra Yıldız Sarayı'nda gerçekleştirildi. Tam bir ilmi serbestiyet içinde yapılan huzur derslerinde gerçekten huzur hakimdi. Zira kesinlikle ne soruyu soran, ne de cevaplayan arasında tartışma olmaz, konuşan da başka en ufak bir ses çıkmazdı. Atışmalar, kavga, gürültü HATTA EDEPSİZLİK OLUR DİYE SIK SIK YER DEĞİŞTİRİLMEZ-AYAKLAR UYUŞURDU… Ders yerlerini padişahın belirlediği huzur derslerinde hoca, padişahın sağında, muhataplar ise hoca yanında yarım daire şeklinde minderlere otururlar, önlerine de rahle alırlardı.

Huzur dersleri için belli bir mekân yoktur. Sultan'ın öngördüğü bir köşkte yapılır. Bu dersler için bazen, Sepetçiler, Sofa köşkü, Revan Köşkü, İncili Köşk, bazen de Yalı Kasrı, Eski Mabeyn Dairesi veya Sünnet odası kullanılmıştır. Bu dersler, Abdülaziz döneminde(1861-1876) Dolmabahçe Sarayı'nın Muayede Salonunda, II. Abdülhamit döneminde(1876-1909) Yıldız Sarayı'nın Çit kasrında yapılmıştır.


Ünlü Mukarrirler

· Mustafa Şükrü Efendi icazet alıp Bayezit dersiamları arasına katıldıktan sonra müderrislik payesini de almış ve bu müderrislik derece derece yükselerek, hizmetleri ile eş olarak, Süleymaniye Müderrisliği pâyesine kadar gelmiştir. h. 1313 (m. 1895)'de Padişah Sultan Abdülhamid'in huzurunda her Ramazan'da okunan derslere devam üzere "Huzur Dersleri"ne muhatab (dinleyici) tayin edilmiştir. h. 1330 (m. 1912)'de "Huzur Dersleri" mukarrir (ders anlatıcı)liğine geçmiştir.

· Bolulu İslâm Feyzî Efendi: 1867'de Bolu'da doğdu. Kudüs kadısı ve daha sonra Edirne mollası oldu. 23 Şubat 1882'de(H. 1299) vefat etmiştir. Kabri Haydarpaşa'dadır (M. Süreyya, 1996: III, 810).Huzur derslerine muhatap ve mukarrir olarak katılmıştır.

· Gelibolulu Mehmet Adil Efendi:Bir Türk bilginidir. Dersiam olmuştur. Huzur Derslerinde Muhataf (1869-76) yılları arasında Mukarrir olarak 1877-95 yılları arasında görev yaptı.

· Ali Haydar Efendi: 1915 senesinde şeyhülislamlıkta yeni kurulan Telif-i Mesail heyetinin başına getirilmiştir.Bu arada 1916 senesinden Osmanlı devletinin hitamına kadar Huzur derslerine muhatap olarak katıldı.

· Arapkirli Hüseyin Avni (Karamehmetoğlu) Efendi: 1863’de Arapkir’de doğdu. 1887’de Beyazıt Camii’nde ders okutmaya başladı.


Fatih Aktaş


http://www.medyapazari.com

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz