Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Tuyuğ (Tuyuk)
Yahya Kemal Beyatlı
XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna Kadar Azaplar
Macaristan Seferi ve Mohaç Meydan Savaşı
Güzelce Ali Paşa
Yerlerine Göre İstanbul'daki Osmanlı Çeşmeleri
İşte Karabekir'in hatıratındaki Vahdettin
Osmanlı, Kudüs'ü neden kaybetti?
Gürcü Yusuf Paşa
I. Murat

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

III. Mustafa

Mustafa Han III
Hazırlayan: Oğuzhan Tan

Yirmi altıncı Osmanlı sultanı. İslam halifelerinin doksan birincisidir. 28 Şubat 1717’de İstanbul’da doğdu. Babası Üçüncü Ahmet Han, annesi Mihrişah Sultandır. Şehzadeliğinde iyi bir eğitim ve öğretim gördü. Yüksek din ilimleri, edebiyat, tarih, coğrafya, askeri bilgileri devrin meşhur alimlerinden tahsil etti.

Üçüncü Mustafa Han, Üçüncü Osman Han'ın vefatıyla, 30 Ekim 1757’de hükümdar oldu. Çalışkan ve azim sahibiydi. Devlet işlerini iyi takip ederek, mali ve askeri sahalarda ıslahatlar yapmak istedi. Saltanatının ilk yılları, sulh ve sükun içinde geçti. İlk sadrazamı Koca Ragıb Paşa'yı, tahta çıkışından vefatına kadar vazifesinde tuttu. Avrupa devletleri arasında cereyan eden (1756-1763) "Yedi Yıl Savaşları'nda" müttefiklerden her biri, Osmanlı Devletinin kendi safına katılmasını teklif etti. Prusya ve Fransa, ittifaklarına katılmaları halinde, siyasi, askeri ve mali vaadlerde bulundular. Teklifleri dikkatle takip eden Mustafa Han ve devlet adamları, ittifak sahiplerinin çıkarcı ve planlı hareketlerini yerinde teşhis edip, onları ustalıkla oyaladılar. Süratle ordunun, donanmanın teçhizine ve yenilenmesine, maliyenin iyice düzeltilip, takviyesine başlanıldı. Huduttaki Hotin, Bender ve Özü kaleleri, ihtiyaten takviye kuvvetlerle tahkim edildi. İstanbul’da bulunan Baron de Tott, Tophaneyi tanzim etmekle vazifelendirildi. Baron de Tott, Tophaneyi ıslah ederek yeni toplar döktürdü. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının tahkim ve müdafaası için, Boğaz içindeki kalelerin planlarının tanzimiyle Hasköy’de yeni bir top dökümhanesi yapılması, orduda kullanılan kayık köprü sisteminin tadili ve top arabalarının yeni tertip üzere düzenlenmesi gibi yenilikler yapıldı. Üçüncü Mustafa Han, yapılan işleri bizzat kontrol eder ve görürdü.

Avrupa’da Yedi Yıl Savaşları bitip, iki ayrı ittifaktan olmalarına rağmen, Prusya ve Rusya’nın anlaşmasıyla, Lehistan paylaşıldı. Rus işgal ve zulmüne karşı, hürriyet ve istiklalin vazgeçilmez savunucusu Osmanlı Devletinden yardım isteyen Leh milliyetçileri (Polonezk), Osmanlı hududundan geçerek Balta’ya sığındılar. Bunları, Rus ordusunun takip etmesi ve tecavüz ettikleri topraklarda Lehlilerle beraber Osmanlı ahalisini de kılıçtan geçirip, kasabayı yakıp yıkmaları, 18 Eylül 1739’da Belgrad’da kabul edilen süresiz Osmanlı-Avusturya-Rusya Antlaşmasının bozulmasına sebep oldu. Osmanlı Devletinin hükümranlık hakkını korumak, Rusya’nın Lehistan’a yerleşmesine engel olmak ve sahte beyanatlarla Lehistan işgalini dünya kamu oyunda geçiştirmeye çalışıp dostu Kont Stanislaw Doniatowski vasıtasıyla Balta'da zulüm yaptıran Rus Çariçesi İkinci Katerina’ya haddini bildirmek için toplanan divanda, Rusya’ya sefer için karar verildi. 8 Ekim 1768’de Rusya’ya savaş açıldı. Rusya’da bulunan Osmanlı ticaret heyetinin iadesi için İstanbul’daki Rus sefiri Obreskoff Yedikule’de hapsedildi. Osmanlı Devletine tabi Kırım Hanı Kırım-Giray’ın orduları 1769 Şubatında Güney Rusya’ya girerek Rusları yendi ve yüz binden çok esir alarak, döndü. Tarihte ahlaksızlığı ile meşhur olan Çariçe Katerina, Kırım-Giray Hanı, Bahçesaray şehrinde saray hekimi olan bir Rum doktoru vasıtası ile zehirleterek öldürttü. 27 Mart 1769’da Serdar-ı ekrem vazifesiyle Rus Seferine çıkan Sadrazam Yağlıkçızade Mehmet Emin Paşa, 1 Mayıs 1769’da ilk Hotin Zaferini kazandı.

Lehistan’ı himaye için girişilen savaşta, Birinci Hotin Zaferinin ardından tekrar saldıran Ruslara karşı 12 Ağustos 1769’da Hotin’de ikinci bir zafer daha kazanıldı. Yağlıkçızade’den sonra sadrazamlığa getirilen Moldovanlı Ali Paşa, Rus Seferine serdar tayin edildi. Ali Paşa, Turla Nehrinden orduyu geçirirken köprünün yıkılmasıyla büyük bir facia meydana geldi. Ayrıca, Yeniçerilerin artan itaatsizliği ve muharebelerden kaçması, ateşli silahların gereği gibi kullanılmamasından, Rus orduları, Kırım Hanlığı topraklarına ve Romanya’ya girdi. 21 Eylül 1769’da Hotin, Rusların işgaline uğradı. İngiltere ve Fransa’nın askeri yardım ve siyasi desteğiyle, Baltık Denizinden gönderilen Rus Donanması Cebelitarık Boğazını geçerek Akdeniz’e girdi. Bununla, Çar Deli Petro (1682-1725) tarafından sistemleştirilen sıcak denizlere inme projesi Batıdan da destek ve yardım görmüş oldu. Bir Osmanlı Ülkesi olan Mora Yarımadasında Ortodoksluğun hamisi rolüyle Slavlık propagandası yapan Rus donanmasındaki subaylar, Koron, Modon, Navarin, Patras, Anabolu, Tripoliçe, Kalamota ve Isparta’da asi Rumlar ile işbirliğine girerek, buradaki Müslüman ahaliye, müttefikleri Avrupa devletlerinden de tepki gören vahşice katliamlar yaptırdılar. Bunun üzerine Mora Serdarlığına tayin edilen Kaptan-ı Derya Mandalzade Hüsameddin Paşanın Mora Çıkartmasıyla Rumlar geri çekilip, yetmiş bin kişilik Maynot-Rum ordusu, Tripoliçe’de 9 Nisan 1770’te bozuldu. Hüsameddin Paşaya “Mora Fatihi” unvanı verilip, bölgedeki asiler temizlendi. Ruslar geri çekildi.

Akdeniz’deki Rus donanması, Osmanlılar tarafından devamlı taciz edildiyse de fırsatlardan istifade eden Ruslar, İngiliz subaylarının da yardımı ile Çeşme limanındaki Osmanlı donanmasını yaktılar.

Osmanlı donanması yanarak imha olunca, İngiliz amirali ve Rus donanma komutanı, Boğazları tehdit etmek istediler. Fakat tahkim ve müdafaadan ürküp, cesaret edemediler. Çeşme faciasından sonra, Tuna boyundaki Kartal Ovasında bulunan Osmanlı ordusu, Yeniçerilerin itaatsizliği yüzünden, 1 Ağustos 1770’te bozguna uğradı. 1771 yazında Kırım’ın işgalinden başka, General Tatloben idaresindeki Rus ordusu, Ahıska bölgesinde bozguna uğrayıp, geri çekildi.

2 Ağustos 1771’de Özü (Kırım), 12 Eylül 1771’de Yerköyü (Romanya), 29 Haziran 1773’te Silistre (Romanya), 20 Ekim 1773’te Varna (Bulgaristan) zaferleri kazanıldı. Sultan Üçüncü Mustafa Han, beş yıldan beri devam eden Rus Seferini neticelendirmek için hazırlanırken, 21 Ocak 1774’te vefat etti. 1768-1774 Osmanlı-Rus Harbi, Birinci Abdülhamid Han devrinde, zafer kazanılmasına bakılmaksızın, 21 Temmuz 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşmasıyla aleyhte neticelendi. (Bkz. Küçük Kaynarca Antlaşması)

Üçüncü Mustafa Han devrinde, Osmanlı ülkesi, içeride sulh ve sükun içindeydi. 22 Mayıs 1766 İstanbul zelzelesinden başka tabii afet olmadı. Osmanlı Rus Harbi esnasında, Mısır’da Kölemenli Cin Ali Beyin Suriye, Filistin ve Arabistan’daki isyanı, 1 Mayıs 1773’te Salihiyye’de mağlubiyetiyle bastırıldı. Balkanlarda Rus yayılma siyasetinde Ortodoksluğun hamisi rolüyle Mora’da Slavlık propagandası yapılıp, isyan çıkarıldı. Kısa zamanda bastırılıp, Osmanlı ordusunun 9 Nisan 1770 zaferiyle neticelendirilerek, bölgede sulh ve sükun sağlandı. Dış politikada, devletlerin büyük menfaatleri karşılığı teklif ettikleri siyasi ve askeri ittifaklar kabul edilmedi. Osmanlı-Rus Harbinde de görüldüğü gibi ittifak tekliflerinin samimiyetsizce olduğu meydana çıktı. Lehistan (Polonya) milliyetçilerinin “Türk atları Vistül’de sulanmadıkça Polonyalılara hürriyet yok” sözü Osmanlılardan yardım istemelerinden kalmıştır.

Bütün Osmanlı sultanları gibi yüksek din ve fen ilimlerinde devrin en iyi hocalarından ders görerek yetiştirilen Üçüncü Mustafa Han, dindar, adil, çalışkan, azimli, hamiyetli, metin, hassas ve ilme, alimlere hürmetkardı. Devrin alimleri seviyesinde ilmi vardı. Güzel konuşur ve yazardı. “Cihangir” mahlasıyla yazdığı şiirleri vardır. Çok kitap okurdu. Dış ülkelerden yazılmış kitapları da getirtir, incelerdi. Doğu ve Batı kültürüne vakıftı.

Yapılan icraatları bizzat yerinde kontrol ederdi. Askeri ve donanmayı teftiş etmeyi, tebdil gezmek, ata binmek, avlanmak ve gezi yapmayı severdi. Askeri, idari ve mali birçok ıslahatlarda bulundu. Çok hayırseverdi. Alimlere ve ahaliye cömertçe ihsanlarda bulunurdu. Süveyş’te kanal açmak, Sakarya Nehrini, Sapanca Gölü üzerinden İzmit Körfezine bağlamak gibi düşünceleri vardı.

Birçok hayır müessesesi, askeri ve sivil eser yaptırdı. Laleli Camii ve yanındaki türbesi, Çakmakçılar’da kendi adıyla bir cami, Kadıköy’de İskele Camii Paşabahçe’de İncirliköy Camii, Üsküdar’da Ayazma Camii ve zelzelelerde hasara uğraması üzerine yenilediği Fatih Camii, yaptırdığı eserlerden bazılarıdır. 1773’te Deniz Harb Okulunun temelini teşkil eden Mühendishane-i Bahri-i Hümayun ve teknik üniversite mahiyetindeki Mühendishane-i Berri-i Hümayun açıldı. Zamanında Tüfeklere süngü takıldı. Islahatçı bir hükümdar olan Üçüncü Mustafa Hanın icraatlarını, oğlu Üçüncü Selim Han (1789-1807) devam ettirdi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz