Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Sait Emre
II. Selim (Sarı Selim)
III. Murat'ın Hükümdarlığı
Osmanlı'da Esnaf Teşkilatı
XVIII. Asırda Osmanlı Mimarisi
Mahmudiye Kalyonuna Ait Kırım Harbi ile İlgili Efsaneler
Ali Canib Yöntem
Nasuh Paşa
Tezhip Sanatı
OSMANLI Padişahlarının Kadın Efendileri

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Kalafat Mehmet Paşa

Sofya taraflarından bir Bulgar köylüsüdür. Rusçuk ayanından Çelebi Mehmet Ağa'nın çiftlik çorbacısı yani amele başı olup İslâmiyet'i kabul ettikten sonra İstanbul'a, gelip yeniçeri ocağına girerek ocak çorbacılarından (bölük veya orta kumandanı) Kilerci Mustafa Ağa'ya intisab etmiştir.

Mustafa Ağa 1161 Safer -1748 Şubat'ta birinci defa yeniçeri ağası olunca Mehmet Ağa'yı çorbacı yapmıştır. Mustafa Ağa bir sene sonra azledilip kul kethüdası Hasan Ağa onun yerine ağalığa gelmesiyle Mehmet Ağa îdam edileceğinden korkarak kaçmış ve efendisinin 1163 H. - 1750 M.'de ikinci defa yeniçeri ağası tayini üzerine çorbacılığı yeniden elde etmiştir.
Mehmet Ağa bundan sonra ocak kanunu üzere sırasıyla yükselerek çavuş, başçavuş ve 1182 H. - 1768 M. Osmanlı-Rus seferinde Edirne ağası olup oradan İstanbul'a, davet edilerek sekban başılığa tayin edilmiştir.

Daha sonra kul kethüdalığı ile orduda bulunan Mehmet Ağa, ocak erkânının yeniçeri ağası Kapıkıran Mehmet Ağa'dan memnun olmamalarından dolayı onun azliyle 20 Rebiulâhır 1184 -13 Ağustos 1770'te yeniçeri ağalığına getirilmiş ise de, işinde ağır hareketi ve o makama ehil olmadığı söylenerek üç buçuk ay sonra, yani 8 Şaban - 27 Kasım'da azil ile Tekirdağı'nda ikamete memur edildi ve sonra da İstanbul'da, hanesinde oturmasına müsaade olundu. Ocakların muharebeden sonra İstanbul'a gelmeleri üzerine Mehmet Ağa, ikinci defa sekbanbaşı ve 1191 Muharrem 1777 Şubatta da ikinci defa yeniçeri ağalığına tayin edilip 8 Şaban 1192-1 Eylül 1778 de Dârendeli Mehmet Paşa'nın yerine sadrâzam oldu.

Mehmet Paşa'nın sekban başılıkta ve ağalıkta hizmeti görüldüğünden dolayı bir iş başarır diye sadarete getirilmişti; fakat bu da selefleri gibi silâhtarın müdahalesiyle bir iş başarmaya muvaffak olamadı ve bir sene bir gün sadrâzam olduktan sonra 9 Şaban 1193-22 Ağustos 1779'da azledilerek müsaderesiz olarak Bozcaada'ya gönderildi; az sonra Hanya muhafızlığına tayin olundu; fakat emekliliğini istemesi üzerine 1193 Zilkadesi başlarında (1779 Kasım) emeklilikle Gelibolu'da oturmasına müsaade edildi.

1197 Muharrem -1782 Aralık'ta Halil Hâmid Paşa'nın sadrâzam olmasını müteakip Kalafat Mehmet Paşa'nın vezirliği devam ettirilerek Belgrat muhafızlığına tayin edildi ve burada iken âmâ olarak emekli olup on sene daha yaşadı ve 1207 H. - 1792 M. de Gelibolu'da ansızın vefat etti.

Hâdikatü'l-Vüzera zeyli'nde Müslüman olarak ölmesinden başka bir hayırlı işi olmadığı, sakin, uysal ve insan suretinde bir müşekkel hayvan, sükuti ve postunu doldurmuş nümayişli bir vezir olarak tavsif edilmektedir.
Kalafat Mehmet Paşa, okur yazar olmadığından, devlet esrarına dair hatt-ı hümâyunlar ellerde gezdiğinden ve bundan başka sadrâzam olduğundan beri sık sık vukua gelen yangınlardan İstanbul'un dörtte biri yandığından dolayı halk arasındaki dedikodu azlini çabuklaştırmıştır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz