Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Osmanlı Musikîsi'nde Çalgılar
Zekeriyazâde Şeyhülislam Yahya Efendi
Ayas Paşa
Kavanoz Sührablı Ahmet Paşa
Müsemmen
Osmanlı Camileri
bilmeze
Kıbrıs Adasının Alınması
İlk Osmanlı Padişahları Dönemi Camileri
Osmanlı Padişah Tuğraları

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Kara Vezir Seyyid Mehmed Paşa'nın Sadareti Zamanı

Sayfadaki Başlıklar


I. Abdülhamit'in Islahat Arzusu
Eflâk ve Boğdan'a Konsolos Tâyini Meselesi

I. Abdülhamit'in Islahat Arzusu

Saltanatının ilk senesinde (1774) Küçük Kaynarca Antlaşması'nı kabule mecbur olan I. Abdülhamit hayatının elli senesini sarayda kapalı olarak geçirmesine rağmen vaziyeti gözönüne alarak askerî bir İslâhatın lüzumunu şiddetle takdir etmişti. Bu hükümdar, biraderi III. Mustafa zamanında Baron dö Tot vasıtasıyla başlanan garp usulü ıslahatın kendi zamanında da daha geniş bir tarzda inkişafını arzu etmekte idi; bunun için sadaret makamını işgal edenlere bu hususta tam bir salâhiyet vermiş ise de bunların içinden ancak ikisi yani Kara vezir Seyyid Mehmet Paşa ile Halil Hamid Paşa bir dereceye kadar önemli iş görmeye muvaffak olmuşlardır.

Birinci Abdülhamid zamanında Enderunda silahtar ağalığında bulunarak pâdişâhın fevkalâde güvenini kazanmış olan Kara Silahtar denilen Seyyid Mehmet Efendi arzu edilen askerî ıslahatı yapmak üzere sadaret makamına getirilmiştir. Kendisinden evvel İzzet Mehmet Paşa, Derviş Mehmet Paşa, Darendeli Mehmet Paşa, Kalafat Mehmet Paşa lardan hiç birisi istenilen ıslahatı yapacak kabiliyet ve cesarette olmadıklarından nihayet sadaret tam bir salahiyet ve istiklâl ile I. Abdülhamid'in itimadını haiz olan Kara Vezir demekle maruf Silahtar Seyyid Mehmet Paşa'ya verilmiştir; (1193 Şaban / 22 Ağustos 1779).

Kara Vezir ilk icraatı olarak her sene yapılan merkez ve eyalet değişikliklerinde geniş surette değişiklik yapmayarak valilerin kalabalık maiyyetleriyle bir yerden diğer yere nakilleri esnasında halkın çektiği eziyeti önledi; sadareti müddetince mecbur olmadıkça azil yapmadı. Sonra pek ziyade bozulmuş olan merkez kalem teşkilâtını ıslah ederek ehliyetli memurlar kullandı. Cidden liyakatli devlet erkânından olan Abdürrezzak Bahir Efendi'ye vezirlik verdirerek onun yerine Halil Hamid Efendi'yi reisülküttab yaptığı gibi kendi kardeşi olan Vezir Mustafa Paşa'nın üzerindeki nişancılığı alarak onu da yine liyakatli devlet ricalinden Hacı Mustafa Efendi'ye verdi.

Kara Vezir Seyyid Mehmed Paşa sadaretinde tam bir istiklâl ile hareket etti; Humbaracı Ahmed Paşa ve Baron dö Tot zamanında tertip ve İslah edilen Humbaracı ve Topçu askerlerinin talim ve terbiyelerine ehemmiyet verdi ve bunların Sadâbâd'da (Kâğıthane'de) yaptıkları atış talimlerine giderek zabit ve askerleri teşvik ile muvaffak olanlarına ve zabitlerine ihsanlar verdi; hatta bir defa yine bu talimi görmeye gittiği zaman pâdişâhın kendisini aratıp talim mahalline gittiğini haber alınca vezir-i âzamın bu alâkasından dolayı fevkalâde memnun olmuş ve pâdişâhlara mahsus olan en kıymetli kürklerden kendisine bir siyah tilki kürkü ihsan etmişti.

Kaynarca antlaşması gereğince Rusların Karadeniz'den Akdeniz'e ve Akdeniz'den Karadeniz'e gelip gitmeleri ve her türlü yani yasak olsun olmasın eşya nakletmeleri kabul edilmiş olduğundan Rusların Karadeniz sahilindeki zahireleri harice götürmek suretiyle İstanbul iaşesini daraltacakları nazar-ı dikkate alınarak keyfiyet reisülküttab tarafından sadr-ı azama arzolunmuştu; bunun üzerine Seyyid Mehmed Paşa bunu ehemmiyetle nazar-ı dikkate alarak Fransa elçisinin aracılığıyla Rusların ancak kendi zahirelerini nakletmeleri hususunda mutabık kalınmıştır.


Eflâk ve Boğdan'a Konsolos Tâyini Meselesi

Kara vezir'in sadareti zamanında tesadüf edilen zorluklardan birisi Kaynarca antlaşmasındaki konsolosluklar maddesi idi. Antlaşma gereğince Ruslar lüzum gördükleri yerlerde konsolosluklar açabileceklerdi. Buna istinaden Ruslar, Eflak ve Boğdan'da konsolosluklar açmak istediklerinden ve bundan maksatları da bu vasıta ile oralarda tahrikat yapacakları malûm olduğundan, hükümet bunu önlemek isteyerek epey çekişilmiş nihayet reisülküttab Süleyman Fevzi Efendi, Rusların iddialarına karşı antlaşma metnindeki Amme-i mevâzı' tabiri Fransa ve İngiltere'nin konsolos ikame ettikleri yerler demektir; çünkü Eflak ve Boğdan memleketlerinin ne suretle idare edilecekleri ve serbestileri ahidnâmede müstakillen mevcut olup bunlara ait yerlere konsolos ikamesi gibi bir kayıt olmadığından (Amme-i mevâzi') tabiri bu iki voyvodalığa şâmil değildir diye Rus elçisine kanıtlamak istemiş ise de Rus elçisi hükümetinden aldığı talimat üzerine ısrar ettiğinden Fransa elçisinin aracılığıyla Rusların Silistre eyaleti merkezinde bir konsolos bulundurmaları kabul edilmiştir (1194 H./1780 Ocak).

Kara vezir sadarette bir buçuk sene kaldı ve 2 Safer 1195 (28 Ocak 1781) tarihinde vefat etti; hastalığında kendisini ziyarete gitmiş olan Birinci Abdülhamid'e sadaret makamına ehil olarak sadaret kethüdası Halil Hamid Efendi ile defterdarlık ve nişancılık etmiş olan Hacı Mustafa Efendi'yi tavsiye etmiştir.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz