Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Köprülü Mehmet Paşa Zamanındaki Bütçe
Birgi Ulu Camii
Âşık Celalî
Naili Abdullah Paşa
İnönü, K. Irak'ı neden İngilizler'e bıraktı?
Osmanlı İmparatorluğu'nun Manevî Kurucusu Şeyh Edebalı
Kınalızade Ali Efendi
osmanlı kültürü
XVIII. Yüzyılda Resim ve Musavvir Denilen Ressamlar
Son Dönem Osmanlı Edebiyatı - Yeni Türk Edebiyatı

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Karaman Arapzade ve Dikbasan Camii

Hatip mahallesinde Arapzade Camii ile Köhne Bedesten mahallesi nde buna çok benzeyen Dikbasan Camii 'nde plân itibariyle Selçuk camilerine nazaran bir yenilik görülmez. Ancak bu asrın mimarisinde hâkim olan sadelik bu camilerin gerek içinde gerekse dışında açık olarak görülür. Her iki cami de takriben aynı büyüklükte olup, kıble duvarına paralel dört sahandan ibarettirler. Yüksekçe olan Arapzade Camii'in kemer ayakları birbirine bağlayan ahşap gergilere rağmen mekân olarak ikincisinden daha rahat tesir eder, buna mukabil de Dikbasan Camii iç hacmi daha sadededir.

Her iki caminin tavanı nefle istikametinde uzanan tahtalarla kaplanmış ve doğrudan doğruya kemerler üzerine oturtulmuştur, Çatıları düz toprak dam iken sonradan ahşap birer çatı ile örtülmüşlerdir.

Arapzade Camii 1374 ile 1420 yılları arasında tamamlanmıştır. Dikbasan Camisi — ki buna Fakih Camii de denir — kitabesizdir, fakat on dördüncü asra aidiyeti çok kuvvetle muhtemeldir. Gene bu iki caminin alt sıra pencerelerine bakılacak olursa bunların sonradan 90-95 santimetre kadar yükseltilmiş oldukları görülür. Dikbasan'da kemerli, Arapzade'de düz olan bu pencerelerin asıllarının şimdikilerden çok daha büyük olduğu ve içleri kenarlarından örülmek veya süve ilâve etmek suretile küçültüldükleri anlaşılıyor. Buna göre her iki cami döşemesinin de bidayettekilere göre yükseltilmiş olması icabediyor.

Arapzade'nin doğu ve batıda olmak üzere iki, Dikbasanın doğu, batı ve kuzeyde olmak üzere üç kapısı vardır. Zemin yükselmiş olduğu için kuzey kapısı bugün kullanılamamaktadır. Her iki cami kesme taştan yapılmış iken sonradan kerpiç ve moloz taşı ile tamir görmüşlerdir.

Arapzade Camii 'nin taş mihrabı yağlı boya ile çirkinleştirilmlştir. Minberinin alt kısmı bir kemerle hafifletilmiş olarak kârgir, üst kısmı ise ahşaptır, caminin sade havasına çok uymaktadır.

Dikbasan Camii taş mihrabı sonradan yapma kalem işlerile zevksiz bir hale getirilmiştir. Bunun minberi ahşaptır.

Arapzade Camii 'nin başlanmış minaresi, kaideden sonra devam etmemiştir. Dikbasan'da minare bidayetten beri yapılmamıştır. Her iki camide de son cemaat yeri yoktur.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz