![]() |
www.infoTurkish.com |
|
Yeni: Osmanlı BlogAradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.
Katibî
Hayatı
Yaşamıyla ilgili çok az bilgimiz olan halk şairlerimizdendir. Bir şiirinden, adının Osman olduğu anlaşılıyor. Evliya Çelebi'nin Seyahatname’sinde sözü geçen âşıklardan biridir. Buradan XVII. yüzyılda yaşadığı sonucuna varılıyor. Evliya Çelebi'nin yazdığına göre Kâtibî koyun ticareti yaparmış. Kâtibî mahlasını almasından okur yazarlığının olduğu içindir.
IV. Murat'ın Bağdat Seferi üzerine bir övgü şiiri yazan Kâtibî'nin Kayıkçı, Kuloğlu, vb. halk ozanlarıyla çağdaş olduğu da şiirlerinden anlaşılıyor. Kâtibî'nin IV. Murat'la birlikte Bağdat Seferi'ne katıldığı, kendisinin bir asker-ozan (Yeniçeri) olabileceği de ileri sürülen görüşler arasında.
Aruz ölçüsünü de kullanan Kâtibî'nin asıl önemi hece ölçüsüyle söylediği şiirlerde. Şiirlerine bakılınca, duygusal yanı ağır basan bir ozan. Kullandığı dilde, Âşık Ömer'in başlattığı karmaşıklık, Osmanlı Türkçesine özenti, divan şiirine yaklaşma, dikkati çekiyor.
Şiirleri
Aceb âhir zaman oldu gaziler
Aceb âhir zaman oldu gaziler
Büyük küçük birbirini beğenmez Her mümin münafık cennet arzular Tanrı naslb ettiğini beğenmez Kediler köpekler ile savaşır Micik deyû çarşı çarşı dolaşır Nekbetî'si ehl-i ırza ulaşır Orospular kendi erin beğenmez Teklif ister bülbül güle konmağa Pervaneler düşüp şem'a yanmağa Oğlancıklar iştahından binmeğe Doru ister atın kır'ın beğenmez Babası anası koyun güttüren Dağ başında kavalını öttüren Kazma ile başın traş ettiren Âhır-kâr ayak berberin beğenmez Ot kökü balta sapının eğrisi Yine gitmez tûreğinin ağrısı Sofuluk satar bazı eşek uğrusu Âşıkların aşk eserin beğenmez Marifette kâmil olan yiğitler Mağrur olmaz kendi nefsin öğütler El içinde bilip gören şakirtler Üstadını dahi pîrin beğenmez Er olmaz kalbinde tutan gümânı İsterse dolaşsın Hind'i Yemen'i Der Kâtibî bizi beğenmeyeni Deli gönül beğen derim beğenmez Deli gönül melûl olup gam yeme Deli gönül melûl olup gam yeme Ağlamanın elbet gülmesi vardır Adûya İntikam kalır mı böyle Herkes ettiğini bulması vardır Hak için ibadet eden sadıklar Mertebesin bulur bağrı yanıklar Bîvefa dilberi seven âşıklar Gâhi böyle melûl olması vardır Bu aşk dedikleri bir yoldur ince Bülbüle cevr eder bir gül-i gönce Bir güzelin kendi gönlü olunca Tenhaca odaya gelmesi vardır Bu bir eski sözdür söylenir ezel Dilber akçe ister dinlemez gazel Zengince bir âşık bulsa bir güzel Züğürdü feryada salması vardır Katibî sabreyle ötesi yakın Hercai gözetmez tuz ekmek hakkın Bîvefa dilbere aldanma sakın Hemen bir yüzüne gülmesi vardır Yüzünde harami benler saçılmış Yüzünde harami benler saçılmış Var ise can ister kulundan senin Hüsnünün baharı taze açılmış Emreyle dereyim gülünden senin Her zaman âyine yüzüm sürdükçe İltifat edersin bizi gördükçe Var ol cihan içre dünya durdukça Geçmesin adûlar yolundan senin Bendeni seversin gayetle amma Ben dahi severim ey melek-sîma Bilirim âşıksın destinde hümâ Bâz eksik olmasın kolundan senin Hakikatli yârsın bilirsin halden Huda ayırmasın sen servi daldan Söyledikçe sözün tatlıdır baldan Âb-ı zülâl akar dilinden senin Kâtibî kapımdan yabana atma Lûtfeyle yaşımı sellere katma Bari gülmüş iken beni ağlatma Aman aman Felek elinden senin
|
Sitemize kaydolmak için tıklayın. |