Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Osmanlı Devletinde Arşivcilik Ve Başbakanlık Osmanlı Arşivi
Osmanlı Türklerinde Su Mimarisi
Balat İlyas Bey Camii
V. Mehmet Reşat
Rasıh
Mehmed Emin Yurdakul
SON PADİŞAHIN SON GÜNLERi
Çerkez Mehmet Paşa
Birun Hazinesi
Köprülü Fazıl Ahmet Paşa

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Kul Himmet

Sayfadaki Başlıklar


Hayatı
Şiirleri

Hayatı

Pir Sultan Abdal yolunda yürüyen bir mutasavvıf halk şairidir. Çoğunlukla yaşamıyla ilgili bilgiler eksiktir. Kul Himmet, Tokat'ın Almus ilçesine bağlı Varzıl (Görümlü) köyünde doğmuş, orada gömülüymüş, soyundan gelenler de aynı köyde yaşıyormuş. Kul Himmet, Pir Sultan Abdal'la birlikte siyasal nitelikte olaylara karışmış, Anadolu'da Safevîlerin egemen olmasından yana çıkmış, Pir Sultan'ın asılmasından sonra da yerine geçmiştir. Nefesleri, bütün Alevî köylerinde söylenegelmiştir. Coşkulu, tutkun, içten, tutarlı bir ozan.

Şiirleri

Bizi bu sevdaya salan

Bizi bu sevdaya salan
Kendi cenâb-ı Allah'tır
Bu sevdaya gönül veren
İşi gücü eyvallahtır

Eyvallahı bilen kişi
Her dem artar aşkı cuşu
Rasûl'ün bindiği taşı
Hâlâ durur muallaktır

Bir sözüm vardır tutana
Er odur Hak'tan utana
Kul olmuşuz Pîr Sultan'a
Eşiği de kıblegâhtır

Er odur ki Hak'tan öğe
Desti dâmânına değe
Benzemez ağaya beye
Alî şah bir ulu şahtır

Dest-ü dâmeni salmanam
Cevhersiz göle dalmanam
Kırklar sâili Selman'am
İşim gücüm şey'ullahtır

Kul Himmet’im okur yazar
Şu cihanı ele gezer
Hak'tan bize oldu nazar
Bu bir sırr-ı sırr'ullâhtır


Gönül kuşu eski yuvadan uçtu

Gönül kuşu eski yuvadan uçtu
Giden gelsin bizimle dost iline
Katerler bağlandı kafile göçtü
Giden gelsin bizimle dost iline

Aşk eseri olan karar bağlamaz
Yüreğinde derd olmayan ağlamaz
Bizi bu yerlerde kimse eğlemez
Giden gelsin bizimle aşk iline

Bir garibim adım sanım anılmaz
Yüreğimde yaram vardır onulmaz
Aşk deryası cûş eyledi yenilmez
Giden gelsin bizimle aşk iline

Leyl ü nehar akar çeşmimin yaşı
Dost yoluna koyup can ile başı
Aşk ile geçelim dağ ile taşı
Giden gelsin bizimle aşk iline

Derviş Himmet aydır onu bilenler
Medhin okur anda vanp gelenler
Delîlimiz oldu pîrler erenler
Giden gelsin bizimle aşk iline


Gül bittiği yeri bilirim dersin

Gül bittiği yeri bilirim dersin
Bilir misin benlik şeytana düştü
Cevahir mâdenin bulurum dersin
Cevahir bulanlar ummana düştü

Ben Ali'yi gördüm mahbub çağında
Selman'ın çiğninde yolun sağında
Cennetten içeri firdevs bağında
Bülbül figan eyler gülşene düştü

Selman'ın çiğninde bir oğlan geldi
Destur dedi ele bir deste aldı
Muhammed terini gül ile sildi
Ol zaman kokusu insana düştü

Muhammed'i gören canlar ağladı
Sel sel oldu çeşmim yaşı çağladı
Cebrail Habib'in belin bağladı
Kırkların ceminde erkâna düştü

Kırklar geldi her çiçekten elerdiler
Koklayıban yüzlerine sürdüler
Her destesin bir güzele verdiler
Gül Muhammed nerkis Selman'a düştü

Cennetin kapısın kırklar açtılar
Tohumunu yeryüzüne saçtılar
Bir üzümü şerbet edip içtiler
Size mescid bize meyhane düştü

Kul Himmet üstadım dilek diledi
Seyyah olup şu âlemi eledi
Arafat dağında bir koç meledi
İsmail önünce kurbana düştü


Seyyah olup şu âlemi gezerim

Seyran edip şu âlemi gezerken
Uğradım gördüm bir bölük canları
Cümlesinin erkânı bir yolu bir
Mevlâ'm bir nurdan yaratmış anları

Cümle bir mürşide demişler belî
Teşbihleri Allah Muhammed Alî
Meşrebi Hüseynî ismi Alevî
Muhammed Alî'ye çıkar yolları

Duraklan irfan bağıyla bostan
Silinmiş kalbleri gümandan pastan
Cümlenin muradı bir fidan dosttan
Arı gibi sadalaşır ünleri

Sıratı mîzânı bunda geçmişler
Varlık benlik kal'asını yıkmışlar
At giymişler yas donundan çıkmışlar
Gece kadar gündüz bayram günleri

Cennet istemezler azm-i dîdâre
Ne korku çekerler tamuya nâre
Secde kılmaktan geçmişler dîvâre
Dîdâre karşı tutmuşlar yönleri

Bir nefeste bir îmâna uymuşlar
Birinin niyazın bine saymışlar
Kaynayıban kaptan kaba konmuşlar
Şah Hüseyn uğruna akmış kanları

Kul Himmet'im gerçeklerin bu meydan
Özün kurtarmışlar sıfat-ı serden
Hep içmişler Kırklar içtiği meyden
Haber duymuş dost ilinden canları


Uyan be hey gafil hâb-ı gafletten

Uyan be hey gafil hâb-ı gafletten
Ömrün geldi geçti haberin var mı
Bir haber aldın mı sırr-ı vahdetten
Murg-ı canın uçtu haberin var mı

Bu dâr-ı rıhlettir bunda kalınmaz
Hem sonu fenadır murad alınmaz
Kafile kalkıcak geri dönülmez
Kervanbaşı göçtü haberin var mı

Azığın var mıdır yola gitmeğe
Döşeğin hazır mı varıp yatmağa
Ejderler gibi dem çekip yutmağa
Yerler ağzın açtı haberin var mı

Ma'siyet yükünü aldın boynuna
Hiç ölüm korkusu gelmez aynına
Felek birkaç arşın bezi eğnine
Yakasız don biçti haberin var mı

Derviş Himmet senden evvel gelenler
Kimisi kul kimi sultan olanlar
Dünya benim mülküm deyip yetenler
Ecel câmın içti haberin var mı

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz