Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Ayasulug (Selçuk) Aydınoğlu İsa Bey Camii
Şeyh Ramazan Paşa
Katibî
Karagöz Hacivat Genel Yapısı
Molla Fenârî
Estetiğin Mührü:Tuğra
OSMANLI TARIHI KRONOLOJISI
Şirket-i Hayriye
Kurulus Donemi
Boynueğri Mehmet Paşa

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Kul Mehmet

Sayfadaki Başlıklar


Hayatı
Şiirleri

Hayatı

Yaşamı hakkındaki bilgiler yeteri kadar açıklığa kavuşmamış şairlerimizdendir.

Kul Mehmet, XVI. yüzyılda yaşamış Osmanlı Devlet adamlarından Üveys Paşa'nın oğlu Mehmet Paşa'nın mahlâsıdır. Mehmet Paşa, daha sonra Celâli ayaklanmalarının bastırılmasıyla görevlendirilmiş vezirliğe (paşalığa) yükseltilmiştir. Ancak birtakım belgelerde, ayaklanmanın bastırılması görevinin Mehmet Paşa'nın kethüdasına verilmesinden, bu göreve atandığı yılda, yani 1605'te ölmüş olabileceği sonucu çıkarılıyor.

XVII. yüzyılda yaşadığı ileri sürülen bir "Kul Mehmet" adlı halk ozanının daha varlığı ileri sürülerek, elde bulunan Kul Mehmet'li şiirlerin hangisinin Mehmet Paşa'ya, hangisinin XVII. yüzyılda yaşayan Kul Mehmet'in olduğu kesinlik olarak bilinemiyor. Bu yüzden olacak, uzmanlar "Kul Mehmet" adlı şiirlerin tümünü, Mehmet Paşa'nın sayma eğilimi içindedirler.

Ancak, "Be yârenler yine evvel bahardır / Bülbül intizarlık kılar durmayıp" dizeleriyle başlayan şiirin, kesinlikle Kul Mehmet mahlâsını kullanan Mehmet Paşa'nın olduğu biliniyor.

Şiirleri

Be yârenler yine evvel bahardır

Be yârenler yine evvel bahardır
Bülbül intizarlık kılar durmayıp
Kuşlar ahenk edip çığrışıp öter
Kalbin kasavetin siler durmayıp

Kadir Mevlâm kudretini bildirir
Dâim ağlar kullarını güldürür
Menekşeler külahını kaldırır
Yeşil çemenlerde yeler durmayıp

Her ağaçlar sücü dolmuş içilmiş
Yeryüzüne âb-ı hayat saçılmış
Gök sümbül kırmızı lâle açılmış
Güller ağzın açmış güler durmayıp

Misâl-i Ravzadır Cennet-i Rıdvan
Firdevs bahçesine benzemiş cihan
Kırmızı hülleler giymiş erguvan
Selvi dalı başın sallar durmayıp

Bizim illerimiz Aydın illeri
Çifte çifte bülbüllüdür dalları
Kul Mehemmed eydür seher yelleri
Yârin siyah zülfün böler durmayıp


Behey elâ gözlü canım

Behey elâ gözlü canım
Kul olmaya geldim sana
Gönül tahtında sultanım
Kul olmaya geldim sana

Ne yerdeyiz ne gökteyiz
Dünü günü firkatteyiz
Elim vermez hasretteyiz
Kul olmaya geldim sana

Evlerinin önü yoldur
Kerem kıl âşıkın güldür
Gerek ağlat gerek öldür
Kul olmaya geldim sana

Koynunda turuncu gizli
Tattı dilli şirin sözlü
Şahin gibi kara gözlü
Kul olmaya geldim sana

Kerem eyle benden kaçma
Sakın yadlar ite yatma
Gamzen okun bana atma
Kul olmaya geldim sana

Mehemmet eydür kulunum
Başı açık bir delinim
Tâ ezelden muhibbinim
Kul olmaya geldim sana


Yavrum kuzum seni aldırdım elden

Yavrum kuzum seni aldırdım elden
Kuzum kuzum der de meler bir koyun
Usandım da bezdim bu tatlı candan
Kuzum kuzum der de meler bir koyun

Yine çiçeklendi dağların başı
Koyun ben n'ideyim Mevlâ'nın işi
Dâim durmaz akar gözümün yaşı
Kuzum kuzum der de meler bir koyun

Koyun senin derdin çoktur n'ideyim
Yanına da başka kuzu katayım
Varıp seni koyaklarda güdeyim
Kuzum kuzum der de meler bir koyun

Kuzum senin budur alnında yazı
Hiç elin kuzusu olur mu kuzu
Yüreğimde vardır bir ince sızı
Kuzum kuzum der de meler bir koyun

Seni güden çoban gayrı gütmesin
Yaydığı yerlerde otlar bitmesin
Kuzunu yiyenler onup yetmesin
Kuzum kuzum der de meler bir koyun

Bugün koyun tuz başına gelmedi
Elin kuzusu da kuzu olmadı
Arayıp da kuzusunu bulmadı
Kuzum kuzum der de meler bir koyun

N'olaydı sen koyun olmaya idin
Elin kuzuların görmeye idin
Ölüp de şu yere gelmeye idin
Kuzum kuzum der de meler bir koyun

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz