Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Bayramzâde Zekeriya Efendi
Ocağın mevcudu
Bursa Emir Sultan Camii
Molla Güranî
Kıt 'a
Yıldırım Bayezid'in Hükümdarlığı
Öküz Mehmet Paşa
Yeniçeri efendisi ve dairesi
Medhiye
Bozoklu Mustafa Paşa

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Kuloğlu

Sayfadaki Başlıklar


Hayatı
Şiirleri

Hayatı

XVII. yüzyılın en önemli halk ozanlarından biridir. Kuloğlu'nun yaşamıyla ilgili bilgilerimiz yeterli değil. Hem kara askerliği hem de deniz askerliği yapmıştır. Cezayir'deki savaşlara katıldığı gibi IV. Murat'ın ünlü Bağdad Seferi'ne katıldığı şiirleriyle ortaya çıkıyor. Adının Mustafa ya da Süleyman olduğu konusunda değişik iki görüş vardır. Kuloğlu'nun adı Evliya Çelebi'nin ünlü Seyahatname’sinde geçiyor, Kayıkçı Kul Mustafa, Katibi, Aşık Ömer'le çağdaş bir ozan olduğu anlaşılıyor.

Kuloğlu, bir yandan yiğitlik şiirleri söylerken, bir yandan da aşk üzerine şiir söylemiştir. Kimi araştırmacılara göre Safranboluludur. Oğlu da, dönemin Muhasip Mehmet Paşa adıyla tanınan sayılı devlet adamlanndandır. 40 yaşlarında öldüğü söyleniyor.

Yaşadığı dönemde yaygın bir ünü, saygınlığı var. Kendisinden sonra gelenler üzerinde de etkileri görülüyor. Dili, yalın, söyleyişi etkin. Bununla birlikte yer ver Kuloğlu da Osmanlıcaya yakın bir dil kullanmıştır. Günümüze az sayıda şiiri kalmıştır.

Şiirleri

Âlemde doğru dost yoktur

Âlemde doğru dost yoktur
Dedikleri gerçek imiş
Kulunu saklayan Hak'tır
Dedikleri gerçek imiş

Bulut asumana ağar
Yerlere rahmetler yağar
Gün doğmadan neler doğar
Dedikleri gerçek imiş

Eğer insan eğer melek
Yalvarırım gerçek dilek
Bîvefadır çarh-ı felek
Dedikleri gerçek imiş

Kuloğlu der ömür geçer
Kalmasın âlemde naçar
Dünya sana konan göçer
Dedikleri gerçek imiş


Sana derim elâ gözlü meleğim

Sana derim elâ gözlü meleğim
Senin bana incindiğin nedendir
Kereminden makbul eyle dileğim
Senin bana incindiğin nedendir

Yolunda âh edip kanları döken
Olurmuş engelin gözüne diken
Bunca yıldır senin meddahın iken
Senin bana incindiğin nedendir

Ben meşgul olalı medh ü senaya
Gamzelerin oku verdi fenâya
Buluştukça eder oldum kinaye
Senin bana incindiğin nedendir

Gönül verdim ben de sen servi dala
Çevri çektirdin getirdin bu hâle
Söyle günah mıdır âşıka nâle
Senin bana incindiğin nedendir

Kuloğlu der ki sözlerin haktır
Aşkın kitabında müşkülüm yoktur
Tenha söyleşelim sualim çoktur
Senin bana incindiğin nedendir


Şevkimi arttırır aşkımın demi

Şevkimi arttırır aşkımın demi
Sevdiğim benimle olduğu zaman
Def olur da gider gönlümün gamı
Gelip de yanıma güldüğü zaman

Söyledikçe lezzet vardır sözünde
Rûz şeb hayâli iki gözümde
Huda'nın emriyle yârin yüzünde
Ak güller açılır güldüğü zaman

Aşkımın dumanı serimi bürür
Divâne gönlümü gâh ele alır
Sanırım vücudum cennete girer
Yârim koynuma aldığım zaman

Nâr-ı aşkın ile vücudum yandı
Bir asilzadedir huridir kendi
Sanırım ki gökten bir melek indi
Kolların boynuma saldığı zaman

Kuloğlu’yum bozbulanık akarım
Hasret oduna can û cismim yakarım
Ne rızkıma ne malıma bakarım
Yâr aşkı kalbime doğduğu zaman


Uzaktan merhaba olmaz

Uzaktan merhaba olmaz
Gel ey mestâne bakışlım
Kolların boynuma dola
Dile mestâne bakışlım

Seni sevenler unutmaz
Hayâlin karşımdan gitmez
Padişahlar hiç zulmetmez
Kula mestâne bakışlım

Der Kuloğlu gûne gûne
Melek gelmemiş cihane
Her sözüme bir bahane
Bul a mestâne bakışlım

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz