Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Silâhtar Seyyid Mehmet Paşa
Derviş Paşa
I. Mehmed Çelebi
Osmanlı Devleti'nde Toprak Yönetimi
Sultan Murat'ın Şahsiyeti
İbrahim Paşa (Çandarlı zâde)
V. Murad ve Reşad'ın torunları
Abdülhamid'in karikatürü
Kütahya Ulu Cami - Cami-i Kebir
Yeniçeri efendisi ve dairesi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Lepanto - İnebahtı Deniz Savaşı

Sayfadaki Başlıklar


Osmanlılar Aleyhine Kutsal İttifak
Savaş Kararı
İnebahtı Deniz Savaşı
Uluç Ali Paşa
Savaştan Sonraki Durum

Kıbrıs'ı kurtarmak için sevk edilen müttefik donanması Meyis adası önünden geri döndükten sonra mevsimin geçmesi ve donanmalarının hasara uğraması sebebiyle harbi ertesi seneye bırakmıştı. Bu müddet zarfında Venediklilerin tahrikiyle Bosna'nın Kilis sancağında İşkodra taraflarıyla Epir'de Delvine, Yanya taraflarında ve Mora'da Hıristiyanlar yer yer isyan etmiş olduklarından Osmanlı devleti bunlar üzerine kuvvet sevk etmiştir.


Osmanlılar Aleyhine Kutsal İttifak

Yukarıda bahsettiğimiz vaziyetler sebebiyle Papa V. Pi iyiden iyiye faaliyete geçmiş, bu doğrulta da Fransa, Almanya ve hattâ Polonya'ya yaptığı ittifak teklifi kabul edilmemiş, yalnız Papalık ile İspanya, Venedik ve Malta arasında bir anlaşma olmuş ve bu da bir senede yapılmıştı.

Papanın fevkalâde gayret sarfını tehlikeli gören vezir-i âzam, Venediklilerle bir sulh anlaşması yaparak Papanın faaliyetini durdurmak istediyse de Magosa muhasarasının uzun sürmesi müzakereyi yarım bıraktı. Bu esnada Osmanlı hükümeti muhtelif vasıtalarla düşman ahvalinden malûmat alarak kaptan paşaya talimat veriyordu.

1571 Mayısı'nın 25'inde akdedilen Venedik-İspanya antlaşmasında daimî surette Türklerle mücadele edilmesini içeren bir madde de vardı. Kutsal ittifak denilen bu anlaşmaya Toskana, Ceneviz, Savua, Malta, Ferrara, Parma gibi küçük beylikler de girmişti.

Daha yukarıda söylendiği gibi Magosa muhasarası esnasında Kıbrıs serdarı Vezir Lala Mustafa Paşa 'nın yardım istemesiyle donanmanın bir kısmı acele olarak kaptan paşa kumandasında olarak o tarafa yollanmış ve diğer büyük kısım da Pertev Paşa kumandasıyla Akdeniz'e çıkarılmıştı. Magosa'nın zaptından sonra kaptan paşa Kıbrıs'ta yirmi gemi bıraktıktan sonra 15 Zilhicce 978 /(10 Mayıs 1571)'de adadan ayrılıp 979 Saferi başlarında (1571 Haziran) Pertev Paşa ile birleşti. Bu sırada İstanbul'da bulunan Barbaros'un oğlu Hasan Paşa kumandasıyla gönderilen yirmi kadırga da donanmaya katıldı.

Osmanlı donanması mevcudu 250 ile 300 arasında idiyse de 2 cenkçi ve kürekçi noksandı. Osmanlı amirali, Venedik donanmasının Girit adası taraflarında olduğunu haber alarak o tarafa gittiyse de bulamadı ve bu sırada Pertev Paşa Ağrıboz'da gemileri yağlayıp erzak aldığı sırada Garp Cezayir beylerbeyi olan Uluç Ali Paşa da yirmi gemi ile donanmaya katıldı.

Osmanlı donanması buradan hareketle Mora'daki Navarin limanına gelerek orada vaziyeti araştırdı. Düşmanın faaliyetine dair Arnavutluk sahillerindeki sancaklardan ve Raguzalılardan malûmat alınıyordu; Pertev Paşa, Adriyatik denizinde bir gösteri yaparak Venedik şehrini tehdit etti ve sonra Korfu ve Kefalonya adaları vurularak İnebahtı (Lepanto) körfezine gelindi. Düşmandan bir haber alınamadığından askerin çoğu sahile çıkmıştı; geri dönülmek üzere iken tersane reislerinden olup balıkçı kıyafetinde casusluk eden Kara Hoca'nın getirdiği haberde müttefiklerin üç yüzden fazla kadırga on iki mavna ve daha bir çok gemi ile Kefalonya sahillerine geldikleri anlaşıldı ve derhal Pertev Paşa'nın riyasetinde bir harp meclisi toplandı.


Savaş Kararı

Bu harp meclisinde, Lepanto - İnebahtı kalesinin altında muharebe etmekle açık denizde savaşmak şıklarından hangisinin münasip olacağı görüşüldü. Kara askeri serdarı Pertev Paşa, cenkçi ve kürekçi noksanlığı sebebiyle İnebahtı limanında müdafaa tertibatı alınarak düşmanın tecavüzü halinde müdafaa muharebesi yapılmasını söyledi; Uluç Ali Paşa da askerin acemi ve noksan olmasından ötürü ve sair bir hayli mâkul delillerle harbin müdafaa halinde yapılmasını ileri sürüp Pertev Paşa'nın mütalaasına iştirak eyledi ise de Kaptan-ı derya Ali Paşa bu fikirlere şiddetle îtiraz etti ve düşmana taarruz etmesi hakkında kat'î emirler aldığından bahs eyledi; bunun üzerine taarruza karar verildi.

Bu karar üzerine Uluç Ali Paşa, hücum edilecekse hiç olmazsa sahilden uzakta hücum edilsin dedi; fakat bu da itiraza uğradı. Bunun üzerine heyecana kapılan Uluç Paşa gelmekte olan tehlikeyi görüp sakalını yolarak:

— "Hani, Hayreddin Paşa ile Turgutça ile cenk görenler niçin söylemezler? Bir gemiye top dokununca karaya gider, askerin bozulup dağılmasına sebep olur" diye bağırdıysa da dinletemedi.

Kaptan-ı derya Müezzinzâde Ali Paşa cesur olmakla beraber birbirini müteakip kendisine gönderilen fermanlarda mutlak surette düşmana taarruz etmesi emrolunup aksi takdirde mesul olacağı yazılmış olduğundan mutlaka taarruz edilmesini savunmuştu.


İnebahtı Deniz Savaşı

Deniz savaşı, İnebahtı körfezinde oldu. Burası Mora'nın Kuzey kısmıyla Orta Yunanistan ve Karlıeli’nin Güney sahiline düşüyordu, İnebahtı körfezine batı tarafından girilir ve bu körfez yakın zamanlarda açılmış olan Korent berzahına kadar devam ederdi, İnebahtı kasabası bu körfezin Kuzey sahilinde bulunuyordu.

Bu muharebede Osmanlıların savaşa iştirak eden donanma mevcudu 224 ve müttefiklerin ise 278 idi. Türk donanması düşman gemilerinin Kefalonya'da olduğunu haber alınca körfezden çıkarak körfezin Kuzey sahilini takip ile düşman üzerine yürüdü ve açık denizden gelmekte olan düşmanı gören kaptan paşa hücuma geçti ve kendisi düşman donanması kumandanının gemisi üzerine atıldı.

979 Cemaziyelevvelinin on yedinci pazar günü (7 Ekim 1571) Preveze sahili açıklarında muharebe başladı. Düşman baş-amirali Don Juan, kendi gemisine hücûm eden geminin bizzat kaptan paşa gemisi olduğunu üç fenerinden anladı ve bütün kuvvetini buraya yoğunlaştırdı. Şiddetli muharebeden sonra kaptan-ı derya Ali Paşa ile bir çok beyler şehid ve Ali Paşa'nın iki oğlu esir düştüler. Bu hali gören bir kısım asker kara tarafına kaçtılar; Pertev Paşa'nın gemisi top ile batırılarak kendisi denize düşüp yüzerken Hasan Paşa, oğlu Mahmud Bey tarafından kanca ile kurtarılıp gemiye alındı ve bir hizmetkâr elbisesi giydirilip Mahmud Bey gemisiyle Preveze'ye çıkarıldı; bu deniz muharebesi güneşin doğmasıyla başlayıp batmaya kadar devam etti. Yüz doksan Türk gemisi ya battı veya düşmanın eline geçti; karşı tarafın gemi zayiatı az olmakla beraber insanca telefatı çoktu.


Uluç Ali Paşa

Lepanto muharebesinde Cezayir beylerbeyi Uluç Ali Paşa donanmanın sağ cenah kumandanı idi. Kendi cephesindeki düşmanın sol cenahını perişan edip Malta şövalyeleri kaptan gemisini zabt ve kumandanın başını kestikten sonra dönerken merkez donanmasının mağlûbiyetini görünce duygulu bir halde harp sahasından çekildi; müttefikler kendisini takip ederek Navarin’i de kuşattılarsa da elde edemediler; aralarındaki anlaşmazlık neticesinde evvelâ İspanyollar ve sonra da Venediklilerin çekilmesi Uluç Ali Paşa'yı kurtardı.

Bu suretle kumanda ettiği gemilerini hemen zayiatsız kurtarmağa muvaffak olan Uluç Ali Paşa, bu acı haberi Edirne'de bulunan pâdişâha bildirdi ve gösterdiği ehliyete binaen kaptan paşalık kendisine verildi. Lepanto - İnebahtı muharebesini kazanan müttefikler, Korfu adasına çekilmişlerdi; serbest kalan yeni kaptan paşa İstanbul'dan İnebahtı'ya dönerek buraya kaçan gemileri beraberine alıp müttefiklerin Türk sahillerine tecavüzlerine meydan vermemeleri için bir müddet daha denizde kaldıktan sonra seksen yedi parça donanma ile İstanbul'a geldi ve kendisinin Uluç lâkabı Kılıç olarak değiştirildi.

İnebahtı galibiyeti Avrupa'da büyük şenliklerle kutlandı. Alınan gemiler, kaptan paşa gemisinin fanusları (fenerleri) ve sancakları Frenk memleketlerinde ve sahillerdeki şehir ve kasabalarda teşhir edildi. Papanın amirali Marko Antoniyo bir zafer alayı ile Roma'ya girdi. Zafer nişanesi olarak Venedik bir âbide yaptırdı.


Savaştan Sonraki Durum

Lepanto deniz harbini kazanan müttefikler Korfu adasına çekildikten sonra kendilerine yardıma gelmiş olan on üç kadırga buldular. Muharebeye devam hususunda aralarında bir görüşme yaptılar. Venedikliler tarafından Aya Mavra adasının muhasarası teklif edildiyse de kabul olunmadı; diğer hususlarda da anlaşamadıklarından ayrılmaya karar verdiler. Başamiral Don Juan evvelâ Mesina'ya ve sonra Napoli'ye gidip askerini terhis etti ve Papalık amirali Mark Antoniyo Kolona Roma'ya geldikten sonra Papanın emriyle İspanya'ya gönderildi ve Venedik amirali olan Sebastiyan Verniycro ise kışı Korfu'da geçirdi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz